MUHABBET….

muhabbet-kusu

“Müminlerin Allah’a karşı pek şiddetli sevgisi”nden bahsedilir.

(Bakara/ 2/165).

İnananlar Allah’ı sevdiği gibi Allah da kullarını sever. İlk adım Allah’tandır.

Önce Allah kulunu sever sonra da kul O’nu… Nitekim bir ayet-i Kerime’de ideal müminler için “Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler.” (Maide/ 5/54) buyurulmaktadır.

Kuran’da Allah’la insan ve insanla diğer mahlukat arasında sağlam bir sevgi tesisini sağlayacak pek çok ifade yer almaktadır. Allah’ın 99 isminden çoğu Allah’ın kullarına olan sevgisinin bir ifadesidir.

Sözgelişi, O’nun isimlerinden biri Rahman’dır; O kullarına merhametle muamele eder. Merhamet sevginin bir ürünüdür. Sevmeyen merhamet etmez. O kulu Hz. Muhammed (a.s.)’i de “Alemlere rahmet olarak” göndermiştir. (Enbiya/ 21/107).

Allah bilinmeye olan muhabbetinden dolayı mahlukatı yaratmıştır. Hz. Peygamber de Habibullah, yani Allah’ın sevgili kuludur. Onda bizim için güzel örnekler vardır. (el-Ahzab, 33/21). Ona uymak, Allah’a karşı duyulan sevginin bir göstergesidir. (Al-i İmran/ 3/31).

Allah onu sevdiği gibi onu sevenleri de sever.

İslam…. Sevgi dini… İslam medeniyeti de bir sevgi medeniyetidir. İslam’ın ilk yıllarında atılan bu medeniyetin tohumları çok kısa sürede yeşerip dal budak salmıştır.

İslam…. insanlığın gönlüne sevgi tohumları ekmiştir. Bu nedenle  İslam inanç ve düşüncesinin merkezine sevgiyi yerleştirmek yanlış olmaz.

Biri hakiki, diğeri de mecazi olmak üzere iki çeşit sevgiden bahsedilebilir. Hakiki sevgi ve aşkın konusu Allah’tır. Mecazi sevginin ve aşkın konusu ise insandır. önemli olan Allah’a karşı duyulan sevgi olmakla beraber, temiz duygulara dayanan beşeri sevgi de ilahi sevgiye götüren bir vasıta olabilir.

Ahlakçılar, bütün erdemlerin uğruna yapıldığı en yüksek erdemin ne olduğu konusunda farklı görüşler öne sürmüşlerdir. Konuyla ilgili en çok kabul gören kavramların başında sevgi gelir. Bir gönül adamı “Hak Teala’ya giden yolun özü muhabbettir” der.

Bütün iyi hal ve hareketler sevgi ile ilgilidir.
Gerçek sevgide herhangi bir çıkar veya karşılık beklentisi olmaz. Böyle bir sevgi eza ve cefa ile azalmaz, iyilik ve ikramla çoğalmaz.

İnsanlar birbirini sevince aralarındaki problemleri aşmaları kolaylaşır. Her türlü kişisel çıkar düşüncesinden uzak bir sevgi, bütün ahlaki erdemlerin, toplumsal birlik ve beraberliğin, huzur ve saadetin de teminatıdır.

Seven sevdiğini kıracak, incitecek söz ve davranışlardan kaçındığı gibi sevdiğinden gelen her cefaya da katlanır. Sevdiklerini incitmemeye ve onlardan incinmemeye çalışır. İncitmemek kolaydır. Çünkü insanın kendi elinde ve iradesinde olan bir şeydir. İncinmemek ise zordur.

Sen bana gücenmediysen.. Hiç bunlara aldırmıyorum.. Der…

Hz. Muhammed MUSTAFA (s.a.v)

Sevgiyleeee….

(/Y.A/A//Vit-amin.net//)

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.