FATİH…..

MÜHRÜ ŞŞerif
FETİH…..

Benim ayaklarımın bastığı yere  sizin hayalleriniz bile  erişemez….

fetih  gönüllerin  fethidir…..”Biz  gönülleri feth etmeye geldik…” önemli olan fetih …gönülleri feth etmeye nail olmuş  gönüllere  sahip olabilmekten  ve gönül  fatihi  olabilmekten geçiyor …Sadece bu  gönüller  iki cihanda  gönül  fatihi  olabiliyor..Gönül  fatihlği  sadece  ve sadece fethi mubinlere nasip olur..Ancak o gönül fatihleridir ki  Hazret-i Peygamber’in (sav)bir ömür  ziyaret  ettiği ve müjdelediği gönüllere sahiptir…. Onlar… Hazret-i Eyyûb Sultan’ın nebevî aşkından kadeh kadeh içmiş…. Onlar Hazret-i Akşemseddin ve Hazret-i Fatih’in mazhar olduğu kervanın bahtiyarları olmuşlardır….

İdrakler … bu gönül fatihliğini anladığı kadar basîretli….gönüller ise …. bu gönül fatihliğini hissettiği ölçüde duyarlıdır…

Onlar öyle  Gönül erleri dir ki Hazret-i Muhammed Mustafâ’nın  (sav)mukaddes adına ve hayatına yaraşır bir şekilde gönüllere hizmet ederler!..

Yalnız dilleriyle değil, yaşayışlarıyla da kelime-i şahâdet getirirler…..

Bu kıvamdaki bir gönül fatihine Allah İstanbul’u nasip etti.

Velhasıl onun yolundan sıtkı  gönül ile gidenlere daha neler neler nasip etmezki…..

Bilesin ki gönül güzelliği, iğreti güzellik değildir. Seneler geçse de gönüldeki güzellik kaybolmaz. O nun iki dudağı, senin için âb-ı hayat sâkîsidir…

Rabbinin yarattığı bütün mahlûkata (insanlara, hayvanlara, bitkilere) Allah rızâsı için iyilikte bulun, onları sev! Böyle yap da  gözün her şeyde dostu görsün…..

«Ey kişi. ….Bana gönül getir, gönül!

Eğer o gönül senden râzı ise….. Ben de senden râzıyım. …Ama gönül senden yüz çevirmişse…. Ben de senden yüz çeviririm.

Ben sana bakmam, gönüle bakarım.

Ey can!

Armağan olarak Bana gönül getir.

Gönül…. seninle nasılsa Ben de öyleyim. Cennetler anaların ayakları altındadır.

Evlâtlar; annelerinin gönüllerini kırmazlar, onlara saygı gösterirlerse, onların hürmetine cennete gireceklerdir……

Halkın anası da, babası da gönüldür.

Ne mutlu o kişiye ki, bedene bakar da gönlü görür. Bunu anlamazsan, dersin ki:

«‒Allâh’ım işte şuracıkta, sana gönlümü getirdim ya…”

Cenâb-ı Hak da sana der ki:

«‒Ey kulum! Köyler ve şehirler, öyle gönüllerle dopdolu, öyle gönül herkeste var. Sen bana âlemin kutbu olan gönlü getir!

İşte;

İnsanın canının canının canının canı…..  İşte o gönüldür…….

Düriş, kazan, ye, yedir,
Bir gönül ele getir.
Yüz Kâbe’den yeğrektir,
Bir gönül ziyareti…

İşte fetih;

Bu!

Fatih gönüller, işte bu fetihle fatih oldu.

O gönüller, taşın bile kalbini fethettiler. Toprağın bile rûhunu fethettiler. Bir karıncanın bile yüreğini kazandılar. Çünkü onlar bir ömür Hazret-i Yûnus gibi dediler ki:

Ben gelmedim dâvi için,
Benim işim sevi için.
Dostun evi gönüllerdir,
Gönüller yapmağa geldim…

Ey Er kişi ..

Bu fetih göstermiştir ki, fetihler kamil rehberlerin eliyle nefsini terbiye ve tezkiye edebilmiş vasıflı müminlerin gayretleriyle gerçekleşebilir. Nefs terbiyelerini tamamlayamayanlar ne gönülleri fethedebilir ne de ülkeleri…..

Sevgiyle…

Kaynak:(Yunus/Mevlana/Yüzakı/Semerkant)

(/A//Viit-amin.net/)

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.