FRUKTOZ ve İNSULİN direnci…..

MEYYV
Fruktoz, esas olarak bal ve meyvelerde (örneğin, hurma, kuru üzüm, incir, elma ve meyve suları) ve az miktarda da olsa bazı sebzelerde (örneğin havuç) bulunur.

Fruktoz metabolizması
Vücuda alınan fruktoz, başlıca glikoz (~%50) ile az miktarda glikojen (>%17), laktat (~%25) ve kalan küçük miktarı yağ asitleri üretmek üzere karaciğerde metabolize edilir; yağ asidi üretimi, novo lipojenez isimli bir işlemle gerçekleştirilir.1 Glikoz, kan dolaşımı üzerinden ilerleyerek tüm dokulara ulaşır ve hücreler glikozu enerjiye dönüştürür. Laktat ve yağ asitleri de enerji kaynaklarıdır.

Glikoza kıyasla, fruktozun Glisemik İndeksi (GI) çok düşük olduğundan, daha düşük glisemik tepki sağlar. Dolayısıyla, fruktozun glikozun, sakkarozun veya nişastanın yerini aldığı gıdaların tüketimi, sadece glikoz ve sakkaroz içeren gıdalarla kıyaslandığında, kan şekerinde daha az bir artışa yol açar. Daha düşük bir glisemik tepki, bozulmuş glikoz toleransı (yüksek glikoz düzeyi) olan kişilerde daha yararlı olabilir.2 Kan şekeri değişimleri de, tüketilen yiyecek/içeceklerin kimyasal ve fiziksel yapısı ile bireysel faktörlerden etkilenebilir.

Bununla birlikte, bazı çalışmalar, yüksek fruktoz alımının, metabolik bozukluklara yol açabileceğini gösteriyor. Bu çalışmaların çoğu hayvanlar veya normalde tüketilenden çok daha yüksek fruktoz düzeyi denemeleri aracılığıyla insanlar üzerinde yapılmaktadır. İnsanlarda bu denemeler kısa sureli aşırı besleme şeklinde olmaktadır.(örneğin günde 100-150 g saf fruktoz) Hiper dozlama adı verilen bu yaklaşım, normal ihtiyacın üzerinde enerji sağlar. Örneğin, yakın zamanda yapılan bir çalışmada, 7 günlük fruktoz, glikoz veya doymuş yağ ile aşırı beslemenin, karaciğerdeki yağı da aynı ölçüde artırdığı ve hem fruktoz hem de glikoz ile aşırı beslemenin, karaciğer insülin duyarlılığını düşürdüğü tespit edilmiştir (karaciğer, insüline karşı daha az hassas hale gelmiştir).3 Birçok kısa süreli aşırı besleme denemesi de fruktozun, sağlıklı insanlarda normal aralıkta olan trigliseriti (kandaki yağ) yükseltebileceğini göstermiştir.4,5 Fruktozun, diğer karbonhidratların (benzer enerji düzeyi bulunan) yerini aldığında, diğer karbonhidratlardan daha fazla kilo alımına sebep olduğu, kan basıncını olumsuz yönde etkilediği veya kandaki trigliseriti yükselttiği gözlemlenmemiştir.6-8 Dolayısıyla, bu etkiler fruktoza özel olmayabilir ve aslında aşırı enerji alımıyla ilişkilendirilebilir.9 Herhangi bir enerji kaynağından, enerji ihtiyacının üzerinde besin alımı, artmış fiziksel aktiviteyle dengelenmedikçe, neticede kilo artışına sebep olacaktır. Obezitenin, özellikle de karın bölgesindeki aşırı yağın metabolik hastalıklarla ilişkili olduğu açıktır. İlginç bir şekilde, günde iki kez 30 dakika boyunca bisiklet süren sağlıklı genç erkeklerde yapılan bir çalışmada, çok yüksek seviyede fruktoz alımının kandaki yağ düzeyleri üzerindeki etkisi gözlemlenmemiştir.10 Bu durum, egzersiz yapmanın yararlarına dikkat çekmektedir.

Fruktoz üzerine yapılan çalışmalar, yiyecek veya içecek içerisinde vücuda alındığı gibi glikozla birleşik şekilde değil, genelde saf fruktoz ile gerçekleştirilmektedir. İnsanlarda beslenmeyle yüksek fruktoz alımının uzun süredeki sonuçlarını, bireyler ve aşırı kilolu/obez gibi değişik nüfus grupları arasındaki farkları belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu açıktır.

Dünyadaki her canlı enerji üretimi için glikoz kullanır. Glikozun %80’i herhangi bir ön işleme tabii tutulmadan hücrelerde enerji olarak kullanılabilirken, fruktoz ise karaciğer tarafından metabolize edilir.

Fruktoz aslında meyvelerde bulunan doğal bir tatlandırıcıdır. Doğal fruktoz beraberinde faydalı lifleri, enzimleri, vitaminleri, antioksidanları getirirken sentetik fruktoz tamamen faydasız, hatta zararlıdır. Sentetik fruktozlar (tüm hazır yiyecek ve içeceklerde tatlandırıcı olarak bulunur) karaciğer tarafından tanınmaz. Bu yabancı madde gerektiği gibi metabolize edilemediği için karaciğere hasar verir ve karaciğer tarafından toksin olarak depolanmak üzere yağa dönüştürülür. Bu da kalp damar hastalıklarına, karaciğer hastalıklarına, obeziteye ve beraberinde pek çok hastalığa yol açar.
Ancak yüksek miktar işlenmiş fruktoz insülin direncini arttırıyor. Asıl tehlikeli olan da bu, insülin direnci karaciğer hasarlarına yol açabilecek kadar ciddi bir durum.

Sentetik Tatlandırıcı içeren ürünler için de geçerlidir:

• Bağımlılık yapar. Tat algınızı bozarak, daha fazla şeker ihtiyaç duymanıza yol açar.
• Sentetik fruktoz alkole çok benzer ve insan vücudunda alkolün yol açtığı hastalıkları oluşturur. Örneğin Alkolik Olmayan Karaciğer Hastalığı fruktoz sonucudur.
• Karaciğer hasarlarına yol açar.
• Obeziteye yol açar.
• Kalp- damar hastalıklarını tetikler.
• İnsülin direncini yükseltir.
• İçinde bulunan sentetik enzimler, kimyasallar tehlikelidir.

Anlaşılacağı üzere meyveyi fazla ve düzensiz yemek kanda şeker oranını artırır şekeri düşürmek için pankreastanda aşırı insülin salınımı olur.İnsülin aşırı salınımı damarlarda konstüriktör etki yapar kanda pıhtılaşma tromboz oluşur ve tansiyon yükselir….

Yukardaki araştırmalardan anlaşılacağı üzere meyve yerken çok dikkatli olmalı meyve bize bir şey yapmaz demeyiniz….

(A//Vit-amin.net)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.