Yaşama inancı ve SEVİNÇ….. UMUT ve MUTLULUK….

nal

Hepimiz hayatımızda iyi şeylerin olmasını ve güzelliklerin bizi bulmasını isteriz. Arzuladığımız en büyük şey de, güzel ve huzurlu bir hayat içinde ömrümüzü devam etmektir. Efsunlu bir yaşam döngüsünde yol almak en büyük mutluluğumuzdur. Güzel sürprizlerle dolu bir hayat insanı mutlu edebileceği gibi, yaşadığı bu mutlu ve huzurlu hayatın şükrünü ifa ederek, etrafındaki herkese el uzatmalı, onların da iyiliği ve güzelliği için mücadele etmelidir. Çünkü huzur ve mutluluk bütün toplum olarak herkesin birlikte paylaşabileceği ortak değerlerdir. Beklentilerimiz ve hedeflerimizin olmasını istiyorsak eğer, hep birlikte mücadeleyi asla bırakmadan, umutlarımıza sımsıkı bağlanarak yol almalıyız. Hayat maratonunun bitiş noktası nerededir ne zamandır bilemeyiz ama iyi bir hayatı hedefleyerek yaşarsak eğer, maratonun sonu da bizim için iyilikler ve güzellikler olacaktır. Yaşama inancının da gayesi budur.

İnsan yaş aldıkça yaşamın anlamını daha iyi kavrayabiliyor ve tecrübeler de insanı, daha da seçkin hale getiriyor. Geride kalan olumsuzlukların yerini bir anlamda, ileriye yönelik, olumlu duygu ve düşüncelere bırakıyor. Bu sefer herşey yerli yerine oturuyor. Hırslar törpüleniyor. Gelgitler, inişler çıkışlar, belki de gereksiz tedirginlikler yerine, yaşama inancı hakim oluyor. Bütün hayaller ve umutlarla, huzur ve mutluluk aranıyor. Bu sayede her insan kendisini daha iyi tanıyor. Yapabileceklerini eninde sonunda yapıyor. İnsan sadece bir fırsat bekliyor. İsteklerimize karşı duruşumuz, zaman geliyor sabır ve sebatla “Nasiptir” deniyor. Her ne şartta olursa olsun, içimizde barındırdığımız en küçük umut ışığı içinden parlak bir güneşin doğabileceği inancı yaşamamıza yetiyor.. Böyle bir duygu ve düşünce yaşama sevincine dönüşebiliyor.

(Araştırma//Vit-amin.net)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.