SABA NIN KOLTUĞU….

saba-melikesi

Daha öncede Saba Melikesin  Süleyman A.S ile  olan  ve KUR ‘AN da geçen kıssasından bahsetmiştik…Saba Melikesi imana davet edilmiş.. ve  Süleyman peygamberi ziyarete gitmiş .. ve  kendisi daha oraya erişmeden  koltuğu  Süleyman peygamberin  veziri ASAF tarafından bir göz kırpıp açıncaya kadar  oraya getirilmiş.. Saba  melikesi onu görüncede  –SANKİ O demiştir..Niçin  çünkü  koltuğun  orda olması  okadar imkansızdır ki ama gerçektir…Bu  zamanda yolculuk mu…kuantum mu ….dejavu mu….ışınlanma mı….HER ne ise …Asırlar öncesinde dahi  Allahın İzniyle gerçekleştirilebilen bir şeydi…Kuran da geçen en önemli kıssalardan biridir..Allahın izni olmadan bir yaprak dahi kımıldayamaz….O izin  verirsede olmayacak  hiç bir şey yoktur…O  sadece  ‘OL’ der ve  o hemen oluverir….

Kur’an’da melikenin ismi geçmez ama Arap kaynaklarında “Belkıs” olarak adlandırılır. Kur’an’daki öyküsü Eski Ahit’e benzer niteliktedir. Hüdhüd kuşu, hayvanlarla konuşabilen Süleyman Peygamber’e Saba adlı bir ülkeye gittiğini ve oradaki halkın güneşe taptıklarını söyler. Süleyman melikeye kendisine itaat etmeye davet eden bir mektup gönderir. Melike adamlarına danışır. Onlar “Biz güçlü kuvvetli kimseleriz, zorlu savaş erbabıyız; buyruk ise senindir, artık ne buyuracağını sen düşün” derler. Melike, elçileriyle Süleyman’a hediyeler gönderir. Süleyman hediyeleri önemsemez ve Allah’ın kendisine çok daha iyilerini bahşettiğini söyler.

üç harflilerden biri gidip melikenin tahtını getirebileceğini belirtir. Süleyman’ın bilgili adamlarından biri de(veziri ASAF) “Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm” der. Bu zatın, Süleyman’ın veziri Âsaf bin Berhiyâ veya Hızır olduğu rivayet edilir. Kimin getirdiği belirtilmez.

Melike gelince önceden getirilmiş olan tahtı bazı değişikliklere uğratılır ve kendisine gösterilir. Senin tahtın böylemi? sorusuna Melike “tıpkı aynısı” diye cevap verir.(Neml 41-42) Daha sonra Süleyman’ın camdan köşküne girince zemini su sanarak eteklerini toplar. Süleyman onun su değil billur olduğunu belirtir. Rivayete göre Süleyman Peygamber bilgisine çok güvenen melikeyi şaşırtmak için camdan zeminin altından su akıtmış ve içine balıklar koymuştur.

Melike “Rabbim! Ben gerçekten kendime yazık etmişim. Süleyman’la beraber âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum” der ve İbrahim geleneğinden gelen tek tanrılılığı kabul eder.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.