KUANTUM …

kuantum

Şimdi ise atom altı parçacıkların dünyasından söz ediliyor. Bırakın bilimi, yaşam için bile kuantum mekaniğinden ve felsefesinden faydalanılıyor. Kuantum mekaniği bugün bildiğimiz her şeyi değiştiriyor. Doğru olarak kabul ettiğimiz birçok düşünce sistemini yıkabiliyor.Kuantum mekaniğinin insanlara bu kadar değişik gelmesinin nedeni, gözümüzle göremediğimiz mikrokosmoz dinamiklerinin makrokosmozda da oluştuğunun iddia edilmesindedir. Einstein, Bohr, Plank, Schroedinger ve daha birçok bilim insanının katkılarıyla, 30 yılı aşkın bir süre sonucunda “Kuantum teorisi” geliştirilmiştir. Bu teori, kısaca, atom altı parçacıkların fiziksel yapılarını matematiksel olarak açıklar. Bu parçacıkların evrenin her yerinde olduğunu ileri sürer.

Kuantum mekaniği ortaya çıkana kadar evrende belirsizliğe yer yoktu. Kuantum fiziği şunu açıkladı: Madde parçacık, parçacık ise dalga özelliği gösteriyor. Bu da belirsizlik ilkesini ortaya çıkardı. Bohr ise “dalgalar ve parçacıklar aslında birbirinin zıddı değildir birbirlerini bütünlerler” ilkesini ortaya koydu. Bir elektron, bazen dalga bazen de parçacık özelliği gösteriyor ama aynı anda değil.

Atom ve atom altı parçacılarla deney yapıldığında çok ilginç bir sonuçla karşılaşıldı. Bilim adamı veya gözlemci atom veya atom altı parçacığı dalga olarak görmek isterse dalga, parçacık olarak görmek isterse parçacık olarak görünüyordu. Yani bu atom altı parçacıklar insanların düşüncelerine göre biçimleniyordu. Her deney farklı sonuç veriyordu çünkü bilim adamının düşünceleri her seferinde değişiyordu. Bu son derece ilginç bir durumdu.

Bütün bunlar şu anlama geliyor: İnsan evreni sadece gözlemlemiyor, düşüncelerine göre şekillendirip değiştiriyor. Düşünceler değiştikçe farklı sonuçlar doğuyor.

Peki kuantum değişimi nasıl olur?

Evrendeki her şey atomlardan oluşur. Atomun çekirdeği proton ve nötron içerir. Çekirdeğin etrafını bulutumsu bir yapı sarar. Bu bulutumsu yapının içinde orbital adındaki yörüngeler ve yörüngeler yerleşmiş elektronlar vardır. Evrende insanlarda dahil her şeyin yapısı atomiktir. Bir elektron bulunduğu orbitalden enerji alarak bir üst orbitale geçerse, bu, bir “kuantum sıçraması”dır.

Bütün bunları yaşamımıza uyarlarsak, evrenden aldığımız yüksek frekanslı enerjiler bizi bir üst yörüngeye sıçratır. Sıçrama sırasında enerjiyi emeriz, kararlı hale gelirken de enerjiyi geri veririz. Tıpkı yaşamın devamı için nefes alıp vermek gibi… Buna da ışıma denir… Işımayla etrafımıza enerji yayarız.

Bizler de atomik yapıda olduğumuzdan evrendeki enerjiyle uyarılıyoruz. Bu bazen isteklerimizin enerjisi bazen yeni bir düşüncenin dayanılmaz enerjisidir. İşte, hissettiğimiz güçlü bir isteğin enerjisi bizi bir üst yörüngeye taşıyıp bize kuantum sıçraması yaptırır. Bir hedefe ulaşmak için evrenden sayısız enerji alarak sıçramalar yapıyor ve bu sıçramalar yaşamımızda olumlu değişimler yapmamızı sağlıyor. Bunu sürekli tekrarlıyoruz. Eğer sizlerle paylaştığım bu bilgiler sizi etkiliyorsa uyarılıyorsunuz ve bir üst enerji seviyesine çıkıp kuantum sıçraması yapıyorsunuz demektir.

Yaşamınızda, işinizde ve kariyerinizdeki değişimin en büyük enerji kaynağı düşüncelerinizdir. Düşüncelerinizin tasarımcısı ise sizsiniz… Düşüncelerinizi size enerji verecek şekilde tasarlarsanız, yaşamınızda istediğiniz sıçramayı ve değişimi kolaylıkla yaratabilirsiniz.Alıntı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.