BEYİN…….

 

BEYİN…….

Beyin  sinir sisteminin merkezi olarak hizmet eden bir organdır. Bütün omurgalı hayvanlar ve çoğu omurgasız hayvan -bazı süngerler, knidliler, tulumlular ve derisi dikenliler gibi omurgasızlar hariç- beyne sahiptir. Baş kısmında; duyma, tatma, görme, denge, koklama gibi duyulara hizmet eden organlara yakın yerleşiktir. Beyin omurgalıların vücudundaki en karmaşık organdır.

Normal bir insanda serebral korteksin (en geniş kısmı) 15-33 milyar nörondan müteşekkil olduğu tahmin edilmektedir. Her biri birkaç bin nöronla sinaps denen bağlantılar yardımıyla bağlıdır. Bu nöronlar birbirleriyle akson denen uzun protoplazmik lifler yardımıyla iletişim kurur. Aksonlar bilgiyi beynin diğer kısımlarına yahut vücudun spesifik alıcı hücrelerine taşır.

Fizyolojik olarak, beynin fonksiyonu vücudun diğer organlarının merkezi kontrolünü sağlamaktır. Hormon denen kimyasalların salgılanmasının işletimi ve kas aktivitesinin oluşumu vücudun diğer organları üzerindeki işlevlerindendir. Bu merkezi kontrol çevredeki ufak değişimlere bile gayet süratli ve koordine bir tepki vermeyi sağlar. Bazı temel tepkilerden olan refleksler, omuriliğin ve çevresel gangliyonların aracılığıyla gerçekleşebilir, fakat kompleks duyusal impulslara bağlı bilinçli yapılan komplike davranışlar ise beynin bilgileri bütünleme kabiliyetine ihtiyaç duyar.Beynin ve zihnin nasıl çalıştığı konusunda, günümüzde bir çok model ve teori ortada dolaşmaktadır. Bunlardan biri iki aklımızın, daha doğrusu aklımızın iki formu olduğudur. Bunlardan biri düşünce süreci tarafından karakterize edilirken diğeri duygularımız tarafından karakterize edilir. Bu temelde ayrı, iki yol (bilmek ve anlamak yolları) aralarında ilişkilidirler ve beraber zihinsel hayatımızı oluştururlar. Normal olarak, mantıki beyinden haberdarız. Düşünme sürecini ve yansıtmayı bu beynimiz regüle eder. Duygusal beyin ise, daha çok sezgiye dayanan bir biliş sistemini temsil eder ve zaman zaman mantıksız görülebilir. Beynimizin böyle iki bölümde incelenmesi, halk arasında yapılan bir ayrımı da hatırlatır. Beyin mi, kalp mi? Eğer bir şeyin doğru olduğuna kalbinizle karar veriyorsanız, bu, beyninizle karar vermekten daha erdemli bir karar olarak nitelendirilir.

Üç beyinler
Hislerin ve hassasiyetin birbiri arasında çok kolay çatışabileceğini bildiğimize göre, insan beyninin evrimine de kısaca bakmalıyız. Yaklaşık üç paund’luk hücreler ve sinirsel sulardan oluşan beynimiz evrime göre en yakın akrabamız olan maymundan üç kat daha büyüktür.
* Bazı hayvanlar bir beyinlidir. (Beyin kökü)
* Bazı hayvanlar iki beyinlidir. (beyin kökü-limbik sistem)
* İnsanlar üç beyinlidir. (beyin kökü- limbik sistem- neokorteks)

Beyin kökü: Bu beynin en primitif üyesidir. Bütün primitif türlerde temel sinir sistemi yerine bulunur. Beyin kökü, temel hayat fonksiyonlarını düzenler (nefes almak gibi) sinir sistemine kumanda eder (tepkilerimiz ve hareketlerimiz gibi). Beyin bu bölümü düşünemez ve öğrenemez. Sürüngenler yalnızca bu beyne sahiptir.

Limbik sistem : Beynin bu bölümü, beynimizi bir yüzük gibi saran bir sistemdir. Bu nedenle limbik sistem adını alır(limbus = ring latince = yüzük). Limbik sistem, koklama, seksüel çekim, tehlike duygusu gibi hisleri düzenleyen duygusal merkezlerden oluşur. Böylece limbik sistem beynin repertuarına duyguları ekler.

Neokorteks: Mantıksal beyin yada “nekorteks”, evrim sürecinin son zamanlarında gelişmiştir. Neokorteks’ in duygusal beyinden gelişmesi, düşünme ve duygu arasındaki ilişkiye büyük bir risk oluşturuyor. Gerçekte duygusal beynimiz (limbik sistem) rasyonel mantıklı beyinden yüzyıllarca önce vardı. Neokorteks, beynin düşünen kısmıdır.Neokorteks, duygularımızı da yönetir ama tamamen değil.Mutlak önem taşıyan duygusal durumlarda ve genellikle duygusal olarak aciliyet durumlarında limbik sistem, neokorteks’den önce davranarak cevap verir. Tehdit altında veya güvensiz hissettiğimizde limbik sistem kontrolü neokorteks’ ten alır.

(/A//vit-amin.net//)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.