kıkırdak ÜRETİMİ…

Kıkırdak vücutta yarı taşıyıcı bir görev üstlenen hayvansal bir dokudur. Eklemlerde, kulakta, burunda, boğazda ve omurlar arası disklerde bulunur. Sert ve kaygan bir doku olan kıkırdak, eklem içerisinde yer alan kemik uçlarının üstünü kaplamaktadır. Bu sayede kemiklerin birbirleri üzerinde kaymasını kolaylaştırır ve sert bir darbe alındığında darbe azaltıcı olarak işlev görür.

İnsan vücudunda 3 farklı tip kıkırdak bulunmaktadır:
1. Hiyelin Kıkırdak ( Örn. Eklemlerde bulunan kıkırdak, burun direği, nefes borusu)
2. Elastik Kıkırdak (Örn. Kulak, burun, nefes borusu)
3. Fibröz Kıkırdak (Örn. Menisküs)
Farklı kıkırdak tipleri bulundukları bölgeye en uygun fonksiyonu gerçekleştirmek üzere küçük farklılıklar göstermektedir.
Kıkırdak temel olarak 2 bileşenden oluşmaktadır: su ve dokuya şekil ve fonksiyon sağlayan yapısal makromolekül iskelesi (matriks). Makriks yüksek derecede organizedir ve kollajenlerden, proteoglikanlardan ve kollajen olmayan proteinlerden oluşur. Su ve makromoleküler iskelenin etkileşimi dokuya mekanik özelliklerini ve dolayısıyla fonksiyonel özelliklerini verir. Kıkırdak dokunun %65-80’i sudan oluşur. Geri kalanı kollajenler ve proteoglikanlardır.

Kıkırdak dokuda bulunan matriks içerisine gömülü hücreler Kondrosit olarak adlandırılırlar. Bu hücreler matriksin sürekliliğini sağlamaktadır. Kıkırdak dokunun %1-2’si kondrosit hücrelerinden oluşmaktadır. Kondrositler mezenkimal orijinlidir ve ekstrasellüler matriks oluşumundan sorumludurlar.

Kıkırdak avasküler (damarsız), anöral (sinirsiz) ve alenfatik (lenfsiz) bir dokudur. Kondrositlerin beslenmesi difüzyon yolu ile gerçekleşir.

Kıkırdak çok organize bir yapıdır. Bu özelliği, yaralanma ve kayıplarda yenilenmesini zorlaştırır. Bu karmaşık sistemin herhangi bir bölümünde oluşan hasar, kıkırdağın fonksiyonlarının bozulmasbozulmasına yol açar.

Eklem kıkırdaklarının kendini onarma kabiliyeti vardır fakat oldukça düşüktür. Diğer bağ dokuların aksine, kıkırdak kan damarları içermemektedir. Bu nedenle çok yavaş bir şekilde iyileşir. Kondrositler artiküler kıkırdağın baskılanması ve elastik kıkırdağın eğilmesi ile oluşan pompalama hareketi ile sağlanan difüzyonla beslenir. Ayrıca kondrositler boşluklu bir yapı ile birleştiğinden hasarlı bölgelere göç edemezler. Bu nedenle diğer bağ dokularla karşılaştırıldığında kıkırdak daha yavaş büyür ve yenilenir.Alıntı

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.