miNeRaLLeR BiLeŞiĞi……

mineral

ŞiFALI TAŞLARLA SAĞLIKLI YAŞAM
Bitkilerin bu yararlarının kaynağı, bünyelerinde bulunan mineraller, vitaminler ve diğer enerji kaynaklarıdır. Taş dediği¬miz varlığın bilimsel adı da mineral veya mineraller bileşiğidir.

Genellikle maden adı verilen altın, gümüş, kömür, çinko, demir gibi maddeler de mineraldir; gaz adı verilen hidrojen, oksijen bileşikleri de mineraldir, taş adı verilen turkuvaz, elmas, akik, zümrüt, yakut da. Ancak bunlardan bir kısmı saf olarak tek elementten oluşurken, bir kısmı da bileşik veya karışım halindedir. Mineral benzen diye adlandırılan inci, mercan, kehribar, sedef gibi maddelerin bünyesinde de yine mineral bulunmaktadır. Dolayısıyla içtiğimiz su, soluduğumuz hava, bastığı¬mız veya dokunduğumuz toprak veya taşlar ya saf mineraldir, ya da mineraller bileşkesidir.

Çeşitli nedenlerle bedenimiz elektrikle yüklü hale gelebilir. Bu elektrik yüklenmesi farkında olmadan bizi rahatsız eder, stresli hale gelmemize neden olur, hatta hastalandırır. Bedenimizdeki bu elektrik yükünün bir kısmını bindiğimiz aracın metal kapısına dokunarak da boşaltabiliriz, toprağa dokunarak da, elimizi suya tutarak da.

Ancak toprağa dokunduğumuzda acı duymazken, metale dokunduğumuzda elektrik çarpmışçasına titrer ve acı duyarız. Oysa üzerimizde tenimize temas eden bir kehribar, bir opal, bir akik, bir turkuvaz… taşı varsa, kapısına dokunsak bile aracımız bizi çarpma ya çaktır. Zira üzerimizde bulunan taşlar, bedenimizin elektrikle yüklenmesine engel olacak veya her yüklendiğinde dışarıya atacaktır.

BEDENİMİZ: MİNARELLER BİLEŞİĞİ
Bedenimiz, büyük ölçüde farklı oranlardaki minerallerin bileşkesidir. Olgunlaşmış bir insanın dörtte üçü sudur, yani 2 hidrojen ve 1 oksijen elementinin bileşkesinden oluşan su minerali.

Bunun dışında oranları değişken olmakla birlikte demir, bakır, çinko, kurşun, magnezyum, manganez, titanyum, selenyum, iyot, kalsiyum, potasyum, uranyum, fosfor, sodyum, kükürt gibi mineraller bulunmaktadır. Şöyle de diyebiliriz: Doğada hangi mineraller bulunuyorsa insanda da aynı mineraller vardır. Zira ilk insan topraktan yaratıldığı gibi, bizim yaratılışımız da aynı mayadandır.

Mineraller de vitaminler gibi mikrobesinler grubundandır ve hayatımızın, sağlığımızın, hareket kabiliyetimizin temel taşlarıdır. Minerallerin varlığı binlerce yıldır biliniyor. 1 1. yüzyılda Salerno okulunda arsenik ve antimon içeren oral preparatlar hazırlan-maktaydı. Uzun yıllar boyunca cıva biklorid, bakır ve gümüş tuzları başlıca dezenfektanlardı. Antimon, arsenik, bizmut, cıva ve altın gibi eser elementler cüzzam ve sifilis tedavisinde kullanıldı.

Mineral ve Mineral Olma Özellikleri Nelerdir?
Bir cismin mineral olabilmesi için aşağıdaki özellikleri göster-mesi gerekir.
1. Tabiat ürünü olarak oluşmuş olması gerekir. Yani fabrika-larda elde edilen cisimler mineral kapsamına girmezler.
2. Homojen olmaları gerekir. Büyük bir parçadan kopartılan küçük bir parça, o büyük parçada görülen renk, sertlik, yoğunluk gibi özellikleri küçüğünün de gösterme-si gerekir.
3. Mineraller çoğunlukla katı olarak bulunurlar ve belirli bir kristal sistemine dahildirler. Fakat Civa (Hg) sıvı olarak bulunabilir ve Zinober (HgS) mineralinden elde edilir.
4. Her mineralin belirli bir kimyasal formülü vardır. Örneğin Kalkopirit CuFeS2, Kuvars SİÜ2 gibi…
5. Genellikle inorganiktirler. Seyrek olarak organik olanlarına da rastlanır. Organik olanlara örnek olarak Kehribar’ı (Amber) verebiliriz.

Bu 5 maddeyi kapsayan cisimlere mineral denir. Mineraller, (.mumlanmış bir kimyasal bileşimi ve düzenli bir iç atomik yapısı olan, doğal ve homojen katı cisimler olup genellikle inorganik olarak meydana gelirler.
Buna göre, Kalsit (CaC03) ve Galenit (PbS) birer mineraldirler. Bu minerallerden Galenit’in bileşiminde bulunan Kurşun (Pb) ise bir metaldir. Bir mineralden metal çıkarmak eğer ekonomikse, o minerale maden denir. Dolayısıyla Galenit’e Kurşun madeni de denir. Bütün mineraller maden değildir. Mineralden metal elde ediliyorsa madendir. C, Pb, Fe, Cu doğada tek atomlu bulunabilirler.Alıntı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.