DENGELEME……AHENK…ÇAKRA…

NNEEEÇAKRA

‘ateş çemberi’ ‘tekerlek’ anlamını taşıyan chakra’lar bedenimizin enerji bölge merkezleridir.

Her bölge farklı özelliklere sahiptir ve bir rengin frekansınıtaşımaktadır. Her biri belli başlı organlara, algılara, salgı bezine etki etmekle yükümlüdürler.

Hastalıklarımız bile bölge ile alakalı chakra, ya da chakra’lardan kaynaklanan bölgeler arası enerji fazlalığı ya da azlığı neticesinde oluşmaktadır.

Ahenkli, uyumlu bir enerji sirkülasyonunun alımı ve dağılımı söz konusu olduğu sürece sağlıklı bir beden ve ruha sahip oluruz(DENGELEME).

Vücuttaki 7 enerji merkezi enerji iletişimindeki ahenk İnsan ve çevresi arasındaki enerji iletişimi, yaratılıştan gelen bir ahenk içindedir. Ancak bugün dünyayı çevreleyen ve koruyan ozon tabakasının delinmesi, çevrenin, havanın, suların, ormanların sorumsuzca kirletilmesi gibi sebeplerle, karşımıza birçok doğal felaketin çıkması normal görülmelidir. Enerji titreşimleri kendilerini değişik frekanslarda gösterirler. Enerji, çok yoğundan çok safa doğru değişen seviyelerde veya hızlarda titreşir. Mesela düşünce; kendini çok hızlı değiştirerek, çok yüksek oranda titreşen saf bir enerji biçimidir. Sevgi, bitmez tükenmez bir enerji kaynağıdır.

Gülümseyen insan etrafına enerji yayar. Vücudumuzun enerjisini artırmak için, evrenden gelen enerjiyi kabul eden enerji merkezlerimizin açık tutulmasına çalışmak çok önemlidir.

Kozmik bilimde hastalıklar her zaman enerji merkezi seviyesindeki bir enerjinin tıkanması olarak izah edilir. Bu konuda; enerji ve yaşama isteği arasındaki ilişki, çok belirgindir. Heyecanlanan bir insanın enerjisi artar ve o kişi canlanır.Çakraları güçlendirmek ve enerji akışını artırmak, sağlığımızla direk olarak ilgilidir.

Chakra’ ların sayısı ve bölgesel anlamda yerleri tam anlamıyla net olarak belirlenmiş değidir..Kısaca:

Yedi çakranın her birinin, sebep oldukları engellerin ve fiziksel problemlerin doğasına ilişkin belirli psikolojik ve metafiziksel fonksiyonlarının olduğu söylenmektedir.

Temel/kök çakra (muladhara): Omurganın en altında bulunan ilk çakra, temel hayatta kalma ve böbrek üstü bezleri ile bağlantılıdır. Kırmızı rengiyle ve toprak elementiyle ilişkilendirilmektedir.
İkinci çakra (svadisthana): Genital bölgenin tamamında yer aldığı düşünülen bu çakra cinsellikle ve üreme sistemiyle bağlantılıdır. Turuncu renkle ve su elementiyle ilişkilendirilir.

Üçüncü çakra (manipura): Göbek kısmında bulunan bu çakra pankreas ve karın boşluğu ile bağlantılıdır. Sarı renkle, ateş elementiyle ve dünyadaki güçle ilişkilendirilir.
Kalp çakrası (cnahata): Kalple ve bağışıklık sistemiyle bağlantılı olan dördüncü çakranın, sevgi merkeziyle ve tutkuyla ilişkili olduğu söylenmektedir. Yeşil renkle ve hava elementiyle ilişkilendirilir.
Boğaz çakrası (visuddha): Boğaz bölgesinde yer alan beşinci çakra, tiroit bezi, mavi renk ve iletişimle ilişkilendirilir.
Kaş/alın çakrası (ajna): Aynı zamanda “Üçüncü Göz” olarak da bilinen altıncı çakranın alın kısmında yer aldığı söylenmektedir. Hormonal üretim, çivit mavisi rengi ve sezgi ile ilişkilendirilmektedir.
Taç çakra (saha srara): Kafatasının en üstünde bulunan yedinci çakra, yüksek ruhsal bilinçlilik, kozalaksı bez ve mor rengiyle ilişkilendirilir..

(/Araştırma//Vit-amin.net/)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.