EHLİ BEYTİN GÜL’Ü

 

MÜHRÜ ŞŞerif

FATIMA BİNTİ RESUL !….

”Fatma benim cüzümdür.” Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)

Peygamberlik ağacının o güzel meyvesi!….

Aklı zekası, hüsnü cemali, zühdü takvası, haramlardan kaçınması ve güzel ahlakıyla bütün insanlara ve özellikle kadınlara güzel bir örnek olarak yaratılmıştı adeta tıpkı alemlere rahmet Hz. Muhammed Peygamber Efendimiz  (s.a.v) gibi. Zehra  zühd  ismi ona yüzü pek beyaz ve parlak olduğundan, Betül adı da dünyaya düşkün olmayışından ötürü çok temiz manasına geldiğinden denilmiştir..

Dünyaya gelişi Peygamber Efendimizin (s.a.v) Peygamberliğinin bildirildiği senededir. Peygamber efendimizin ilk evliliğinden ve bu mübarek evliliğin  meyvelerinden en küçük meyvesi  Fatıma Hazretlerimiz  idi.. O Ehl-i Beyttendi..

Bir gün Eshab-ı Kiram sordular; Ehli beyt kimdir Ya ResulAllah ?

ResulAllah tam cevap verecekken o esnada İmamı Ali içeri girince onu mübarek hırkasının altına aldılar. Sonra Fatıma Hazretleri girdi içeri hemen onu da hırkasına alıverdiler. Sonra Hasan hazretleri girdi içeri hemen onu da yanına alıverdi…Sonra Hüseyin Hazretleri geldi. Onu da öbür yanına alıverdi.Hepsi hırkasının içindeydi. Ve ” İşte bunlar benim ehli beytimdir.” buyurdular..

Ehlibeyt.. Hazreti Fatıma Ehli beyttendir.. Bu mübarek  insanlara  ayrıca Al-i Aba…Al-i Resul de denilmektedir.

ResulAllah (s.a.v) Efendimizin hadislerinden rivayetle ;

”Ehli beytim Nuhun gemisi gibidir.Onlara tabii olan Selamet bulur.”

”Kızım Fatma’yı Ali’ye vermemi Rabbim bana emr eyledi. Allahu teala her peygamberin sülalesini kendinden benim sülalemi ise Ali (ra) dan halk buyurmuştur.”

Hz. Fatıma buluğ çağına erdiğinde onu Kureyşten çook kimseler istemişti ..Resul Aleyhi selam kimsenin sözüne iltifat etmeyip ”Onun işi hak Teala’nın buyruğuna bağlıdır.” buyurmuştu.

Yine bir hadisi şerifte ”Eğer Ali yaratılmasaydı Fatıma’ya münasip kimse bulunmazdı ”rivayet edilmiştir. Hz. Ali ye bir seslenişinde de ;

”Ya Ali Allahu teala sana Fatma’yı zevce yaptı.. Yer yüzünü ona mehr kıldı.”

Bilal Habeşi Hz.(R.a) anlatıyor; Bir gün ResulAllah  mübarek yüzü ayın ondördünden daha parlak olduğu halde yanımıza geliyordu. Abdurahman bin Avf (R.a) Resulu Ekremi karşıladı ve ‘Anam babam sana feda olsun Ya Resul Allah bu ne nurdur? dedi.

ResulAllah (S.a.v); ”Bu kardeşim amcam oğlu ve damadım hakkında Rabbimden gelen müjdedir. Allahu teala Fatmayı Aliye tezvic (evlendirme)ettiği zaman  cennetin sahibi olan Rıdvan isminde bir meleğe Tuba ağacını sallamasını buyurdu. Rıdvan salladı bizim senetlerimiz sayısınca  senetler saçıldı. Allahu teala nurdan melekler yarattı. Her meleğe birer tane verdi. O senetlerle ”Resulumu ve Ehli Beytimi halis sevenler Cehennemden uzak olsun buyurdu.”….

Yine rivayet edildiğine göre ResulAllah bir gün kızına; Ya Fatıma  dikkat et bütün müminlerin veya Muhammed ümmetinin  kadınlarının büyüğü olmaya razı değilmisin?…diye söylemişti.

Hakkında bir çok hadisi şerif rivayet edilen Hazreti Fatıma ile ilgili hadislerden bir kaçını daha sıralayarak hayatı ve  güzel ahlakı , Rabbimizin ve Peygamber Efendimizin (S.a.v)  in ona verdiği değeri nacizane yad etmeye devam edelim….

Hz. Ebu Bekir (R.a) dan rivayet edilerek Rabbimizin onlar için şöyle buyurduğunu bildirilmektedir..

” Allahu teala; Ey Cennet !..Senin dört köşeni dört kimse ile süslerim. Biri Peygamberlerin üstünü Muhammed dir. Biri Allahtan korkanların üstünü Ali dir.Üçüncü kadınların üstünü Fatıma dır. Dördüncüde temizlerin üstünü Hasan ve Hüseyin dir..

Enes Bin Malik (R.a) ise ; ResulAllah bir hadisi şerifte buyurdular ki; Kıyamet günü halk aç, susuz v e çıplak iken biz dört kişi binek üzerinde oluruz. Ben kendi bineğim olan Burak üstüne binerim. Salih (Aleyhi Selam) devesinin üzerine biner . Kızım Fatıma benim Asba ismindeki deveme biner. Ali bin Ebi Talip de Cennet develerinden birine biner.

Yine bir gün Hz. Osman ResulAllaha (s.a.v) ziyafet vermişti. Hz. Ali ziyafetten çıkıp eve gelince Hz. Fatıma Hz. Ali’ yi üzüntülü gördü. Sebebini sorunca ; Ya Fatıma!.. Bizde biraz zengin olup da ResulAllahı (s.a.v) davet etseydik. dedi. ”Bizde davet edelim .”dedi. Fatıma Hazretleri.

Hazreti Ali; Ey Habibullahın Kerimesi!..Ne ikram ederiz..Hangi yemekleri veririz.?deyince tekrar Fatıma  Hz.i ”O Allahın sevgilisidir..Hak teala ona yemek verir..”dedi.

Hz. Ali de tekrar ResulAllahın huzuruna vardığında ”Ya ResulAllah Kerimeniz Fatıma sizi evine davet ediyor. ”dedi.

ResulAllah;” Yalnız ben mi ? Yoksa Eshabımla beraber mi çağırıyor?..” buyurdu. Hz. Ali ;” Eshabı Kiram da beraber buyursunlar ..” dedi. ResulAllah ve Eshab-ı  kalkıp Hz. Fatıma’nın evine gittiler. Fatıma Hz.i onları güzelce karşılayıp buyur ettikten sonra hemen;” Ya Rabbi! Biliyorsun Habibin ve Eshab-ı bu miskinin evini şereflendirdiler. Onlara ikram edecek  bir şeyim yok. Sen onlara ihsan et. İkram et . Nimetler ver.” diye dua etti.

Bir tenceresi vardı. Ocağa koydu. Hak teala lütfederek tencereyi doldurdu. Hz. Fatıma bu yemeği ResulAllaha götürdü. Eshab-ı Kiram ile beraber yediler. ResulAllah Aleyhi Selam ”Bu cennet yemeklerindendir. ” buyurdu.

Fatıma Hz.i hemen odasına giderek şükür secdesi yaptı. ” Ya Rabbi kölem yok ki azad edeyim. Bu ümmetin günahkarlarından bir kısmının cehennem ateşinden azad edilmesini istiyorum.” diye dua etti.

Hemen Cebrail Aleyhi Selam ResulAllaha gelerek ; Ya ResulAllah kızın Fatıma Allaha münacat etti. Hak teala sana selam söyledi.”Fatıma’nın evine gelen yüz erkek ve yüz kadının her birinin her adımına cehennemden bir kişiyi azad etti” buyurdu.

İbni Abbas buyurdu ki; ResulAllah (s.a.v.) huzurunda idim. Hz. Fatıma ağlayarak geldi. ” Babacığım!. Hasan ve Hüseyin evden çıkmışlardı. Uzun zaman geçti hala eve dönmediler. Ali de yok ki gidip onları çağırsın şimdi ne yapacağız.”

”Ya Fatıma üzülme!… Allahu teala onları muhafaza eder. Sonra ”Ya Rabbi iki torunum denizde iseler onları inayet kayığınla sahile ilet! Eğer sahrada iseler hidayet rehberinle evine getir.” dua buyurdular.

Cebrail Aleyhiselam gelerek;

”Ya ResulAllah onlar dünyadakilerin büyüklerindendir. Anneleri daha yüksektir.Üzülmeyin Neccar oğlunun bahçesinde güvendeler. Allahu teala onları muhafaza etmek için iki melek tayin etmiştir. Kanatlarıyla onları örterler ..”dedi.

ResulAllah doğru bahçeye koyuldu. Hz. Hasan ve Hüseyin’i Melekleriyle alıp eve dönerken yolda Hz. Eyyüb El Ensariye (r.a) rastladılar ..Melekleri farketmeyen Eyyup el ensar (r.a) ”Birini bana verin cenabınızın yükünü hafifleteyim” dedi.

”Ya Eba Eyyub! Bunlar dünyada mükerrem, ukbada muhteremdirler. Anneleri bunlardan daha üstündür.”

Eshab-ı Kirama hitaben de şöyle buyurdular;

”Size dede ve nine bakımından  insanların en şereflilerinin kimler olduğunu haber vereyim mi?…

-Evet!…Ya ResulAllah..

”Hasan ve Hüseyin’ dir. Çünkü dedeleri Allah’ın Peygamberi, nineleri Hatice-tül Kübradır. Sonra baba ve anneleri bakımından insanların en üstününü haber vereyim mi?” buyurdular.

-Evet!..Ya ResulAllah..

Babaları Ali Bin Talip, anneleri Fatıma Binti ResuL (s.a.v) olan Hasan ve Hüseyin’dir.

ResulAllah bir gün yine Hz. i Ali’ye ”Ya Ali Allahu teala Hazretlerini severmisin? ”Hz. Ali ”Evet severim” buyurdu.

”Beni severmisin?.” -Evet Severim..

Hasan ve Hüseyini severmisin?..- Evet severim.

”Ya Ali ! Bu kadar sevgiyi bu kalbe nasıl sığdırıyorsun?..

Hz. Ali cevap veremiyeceğini söyledi.

Hz. Fatıma’ya durumu anlatınca; ”Bunda düşünecek ve üzülecek ne var?

”Hak teala’yı ve Resulunu sevmen imandandır. Beni sevmen nefsin içindir. Hasan Hüseyin’i sevmen tabiatındandır.”

Hz. Ali bu cevabı ResulAllaha söyledi.

ResulAllah bu cevap karşılığında;

”Bu meyve ancak Peygamberlik ağacından alınmıştır.” dedi.

Ehli beytin fazilet ve değerini anlatmaya ve övmeye kelimeler kifayet etmedi  nacizane bizde yine onların o mübarek ağızlarından dökülen o güzel kelimeleriyle yine onların ağzından yine onları anlatmaya gayret gösterdik ..

Sürçi lisan ettiysek affola..!

Sevgiyle!..

GüL

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.