Kategori arşivi: Buyrun GÖNÜL Sofram

BİZİM…

Vitamin

Yunus Emre hz. Taptuk Emre hz’nin yanına talebe olarak gelmişti tekkenin odunlarinı getirmek onun göreviydi hocasına ve tekkeye olan bağlılığından ve saygıdan dolayı hiç
eğri odun getirmezdi hepsi bir boydaydı.. Herkes bu odunlarin düzgünlügüne çok şaşırırdı…
O dağda hiç eğri odun bulunmaz mı diye sorulduğunda: benim hocamın kapısına eğri odun yakışmaz dedi. Yunus emre hz. bütün arkadaşların derecesinin yükseldiğini ve kendi
nefsinde hiçbir fark görmediğini zannedip tekkeden kaçtı fakat bu kaçış hocasını beğenmemek maksadıyla değildi.. Kendindeki noksanlığı başka yerlerde aramaktı
bu kaçışın sonunda yolda 2 abdal’a (delille mevlayı tefekkur eden)’e rastladı ve onlarla tanıştıktan sonra onların Mevla’ya yaptığı ibadeti çok beğenen Yunus hz. Aradığımı buldum dedi..
Yemek vakti gelince abdalların birisi dua etti ve gökten 1 sofra indi..
2.günde diğer abdal dua etti..gene güzel bir sofra indi..
3.gün olunca abdallar ona misafirliğin bitti bir sofrada sen indir dediler.. Fakat bu abdallar onun Yunus emre olduğunu bilmiyorlardı. Yunus emre ben kimim düşüncesiyle ellerini açtı ve korkarak duaya başladı.. Ve gökten iki sofra indi.. Abdallar çok şaşırdı: sen ne dua
ettin de böyle iki sofra indi diye sordular.. Yunus emre siz ne dua ederdiniz dedi.. Onlarda tekkede olan Taptuk Emre’nin yanındaki Yunus Emre’nin hürmetine bize yardım et diye dua ederiz dediler.
Yunus emre de onlar kimin hürmetine dua dedilerse bende onun hürmetine dua istedim dedi. Bunlardan 1.sofra kendine 2.si onlar hürmetine inmişti bunun üzerine kendisinin mürid olduğunu anlayınca pişmanlık duyup tekkeye geri dönmeye karar verdi..

Fakat utandığından dolayı Taptuk Emre’nin hanımının yanına gitti ve derdini anlattı.. Hoca anne ona dediki: birazdan hoca teheccüd namazına kalkacak sen kapısının eşiğine yat gözleri pek görmediğinden asa ile tokacaktır sana sen kimsin diyecektir ben Yunus dersin eğer hangi Yunus derse bilki seni unutmuştur hemen ordan kaç…. eğer bizim Yunus….mu derse ayaklarına sarıl elini Öp……

Sevgiyle Selam…

(/Vit-amin.net//)

EVİMiz DE ki Ziyafet…

ZİYAFET

Bildiğimiz üzere  insanların  bir gönül sofraları birde evdeki  sofraları vardır..İnsanların  gönüllerindeki zenginlik.. önce  manevi sofralarına  sonrada  evdeki sofralarına yansır..Pek tabi ki  sadece kendileri için değil  …Arkadaş…. eş…dost..akraba..misafir…sofralarından  bahsediyoruz..Sosyal yaşamda insanların  pek  çok dikkat etmesi  gereken kurallar olduğunu bir toplulukta yaşadığını hiç unutmadan  gösterilen  tavırlar insanların ruhaniyetlerinin bir yansıması olarak gönülden  evlerine …ve  ilişkilerine  yansır..Toplum içinde  nasıl  davranması gerektiğini bilmeyen  insanlar  kalabalığın içinde yalnızdırlar..Her şeyi  kendilerinin yaptığı kendileri olmazsa olmaz  gibi  duygulara  kapıldıklarından ….içleri  haset doludur…Sağa sola  çatar dururlar..İçlerindeki manevi  boşluk…her şeye sahip olsada  doldurulamaz..Hep birilerinin kendisini kıskandığını ve  elindekilere  göz diktiğini  zannederek  kimsenin  umrunda olmasa da kendini kandırıp durur..Manevi  sofraları  boş olan   insanlar  hep  başkalarıyla  uğraşıp  dururlar..Hep  birileriyle  yarış  içindedirler…Kendilerini  diğer insanlardan  üstün olmadıklarını  bildikleri halde  üstün bir yere  koyarlar…Oysa ki  üstünlük  sadece takva da dır.

Takva NEDİR…değiniriz  kısaca  Allah korkusu demek..Allah tan  çekinmek..Kulluğunu  acizliğini bilmek..Elindekilerin bir emanet  olduğunun  ..onların  gerçek sahibinin yaradandan başkasının  olmadığı bilincini yaşamına geçirmiş  ve davranışlarına yansıtmış…Arif  insan   demek…Ariflik  mertebesine  yükselmiş….Allah tan korkan…Ondan başkasından değil..Görmüş geçirmiş hayat tecrübesiyle  dolu..oturmasını kalkmasını..konuşmasını..yürümesini..insanlara  muamelesini  iyi bilen…Kendini bilmezlerle karşılaştığında da bir yere kadar  ..diyebilen …Varlıkta da şükredebilen…Ağzı olupta yerli yerinde  gerektiği kadar  kişisine göre  konuşan…..siz  onları  evlatlarınızı tanıdığınız gibi  tanırsınız..Onlara  baktığınız zaman  ayna  vazifesi  görürler  dolayısıyla  .. kendi kendinizi  görürsünüz… Ve  kendini tanımayan  insanlarsanız  kendinizi  gördüğünüz halde  karşınızdakini  gördüğünüzü  sanırsınız…kendinizi kandırmaya  devam edersiniz..ve  bu böylece devam eder  gider…..Ta ki  belki bir gün  aklederseniz..Önce kendinizi  tanımayı  bilirseniz…

Buyrun bizim  gönül  soframızda evimizde ki  soframızda  çok zengin.. Kesemizde  zengin..Bekleriz..Çay.. su…kahve  ….dilediğiniz kadar  içebilirsiniz….

Sevgiyle…

(/Vit-amin.net//)

GÖNÜL SOFRAM……

baall

Fıçının içinde ne varsa dışına o sızar…Bizim içimizde bal var ..pekmez var…Kaymak var…

pek.

kaymak_34

Bir insanın içi nasıl ise dilinden ve davranışlarından  o belli olur…manevi durumu da cömertliğinden belli olur..Onlar kimseyi kıskanmazlar herşeyi veren her şeyin tek sahibi olan Yüce yaradanın şuuruyla her şeye bakarlar..Kul olma gayreti içinde olduklarından KUL olmaya gayret göstermesi ve bunun içinde daha çooook peynir ekmek yemesi gerekenleri kaale bile almaz..Bu tür kişi ve durumlarla da işi olmaz ..

ve….der ki….

Esteğüsibillah…

وَعِبَادُ الرَّحْمَنِ الَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى الْأَرْضِ هَوْنًا وَإِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَوَعِبَادُ الرَّحْمَنِ الَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى الْأَرْضِ هَوْنًا وَإِذَا

خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَقَالُوا سَلَامًا

Ve ibâdur rahmânillezîne yemşûne alel ardı hevnen ve izâ hâtabehumul câhilûne kâlû selâmâ(selâmen).

Rahmân’ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) «Selam!» derler (geçerler).. (/Furkan /63/)

Kendini bilmez…

Unutma kendini bilen Rabbini bilir…

Rabbini bilmek kendini bilmekten geçer..

Ey kişi başkalarıyla değil kendindeki hoşa gitmeyen huylarla uğraş…

Kendine değer veriyorsan eğer..Tereciye tere satma…

Herşeyin sahibi bizimde sahibimiz bunu unutma…

Yunus der ki ya Hocca..

İstersen git bin hacca..

Hepisinden iyice bir gönüle girmektir…

Yol odur ki, doğru vara
Göz odur ki, Hakkı göre
Er odur ki alçak dura
Yüceden bakan göz değil …..

Okudum bildim deme, çok taat kıldım deme
Eri hak bilmez isen, abes yere yelmektir
Dört kitabın manisi, bellidir bir elif te
Sen elif dersin hoca, manisi ne demektir…..

Aşıkların her hali, Maşuk katında biter
Sözün var ona söyle, benim elimde ne var
Her kim aşk kadehinden,içti ise bir cura
Ona ne yad ne biliş, ona nesrik ne humar …..

Dervişlik dedikleri hırka ile tac degil
Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil
Durmuş marifet söyler, erene Yunus Emrem
Yol eriyle yoldadır, yolsuza yoldaş değil….

İşitin ey Yarenler
Aşk bir güneşe benzer
Aşk olmayan gönül
Misal-i taşa benzer
*** ***
Taş gönülde ne biter
Dilinde agu tüter
Nice yumuşak söylese
Sözü savaşa benzer
*** ***
Geç Yunus endişeden
Gerekse bu bişeden
Ere aşk gerek evvel
Ondan dervişe benzer …..

Dervişlik der ki bana sen derviş olamazsın
Gel ne diyeyim sana sen derviş olamazsın…
Derviş bağrı taş gerek gözü dolu yaş gerek
Koyundan yavaş gerek sen derviş olamazsın ……

Vesselam….

Selamun Aleykum…Sevgiyle…
(/Vit-amin.net/)