Kategori arşivi: Nasıl Yardım edebilirim

İ C A Z E T ……

sevgi

Bir şeyhin, müridleri yetiştirmesi, Ümmet-i Muhammed’e Allâh’ın (c.c.)emir ve yasaklarını, Peygamber’in (s.a.v.) sünnetlerini, dinini, kitâbını öğretmesi, feyz-i İlâhî’yi kalblerine tevzi‘ etmesi (dağıtıp yayması) için, ehil ve liyâkatli bir mürîdine izin vermesidir.
Talebeye, hocası tarafından… Üzerinde çalıştığı sanatı ikmâl eden/öğrenen çıraklara üstadlarınca belge düzenlenirdi. Buna “icazetnâme” denirdi ki izin kâğıdı manasına gelir.

Bu izni isbât eden yazılı belgeye de “icâzetnâme” denir.tans

Hayrlı OLsun..Sevgiyle…

(/Vit-amin.net//)

göZ SeyiRmeSi….Hayr OLSUN….

gözzl

Göz seyirmesi

Tıp dilinde Myokimi olarak isimlendirilen göz seğirmesi göz kaslarının istem dışı çalışması sonucu meydana gelir. Sinir bozucu ve kişiyi endişeye sevk eden bu durum çoğunlukla herhangi bir tehlikeye yol açmamaktadır. Bu düzensiz göz kasılmaları bazen birkaç dakika içinde kendiliğinden geçerken bazen günler ya da haftalar sonra geçmektedir. Her ne kadar kendiliğinden geçmesine rağmen bu uzun süreli seğirmeler bazı göz hastalıkları için sinyal olabilir ve ihmal edilmemelidir.

Nedenleri:

Göz seğirmelerinin nedeni genel olarak bilinmemekle birlikte bazı durumların göz seyirmesine neden olabileceği düşünülmektedir. Bunlar:

Göz yorgunluğu: Bilgisayar, tablet ve cep telefonu gibi yakın odaklı ekranlar karşısında uzun süre kalmak, kırma kusuru olmasına rağmen gözlüksüz okumak, güneşli havalarda güneş gözlüğü kullanmamak ve gözü kısmak göz yorgunluğuna neden olarak göz seğirmesine yol açabilmektedir.
Uyku düzensizlikleri
Çay-kahve gibi kafein içeren içeceklerin ve alkolün fazla tüketimi: Bu tür içeceklerin aşırı alımı sinir sistemini olumsuz etkilemektedir.
Stres: Stres vücudun genelinde negatif bir etkiye sahip olduğu gibi göz seğirmeside bundan nasibini almaktadır. Yoğun iş, sınav ya da özel hayatta yaşanan anksiyete oluşturan faktörler göz seğirmesine neden olabilmektedir.
Dengesiz beslenme: Göz seğirmesine neden olan en önemli mineral eksikliği magnezyumdur. Ispanaka ve badem magnezyumdan zengin besinlerdir. Magnezyum dışında vücudun kalsiyumdan fayda görmesini kısıtlayan D vitamini eksikliği ile B12 eksikliğide göz seğirmelerine neden olabilmektedir.
Göz kuruluğu: Günümüzde teknolojik cihazların kullanımı, kontakt lens kullanımının artması ve ilaç tüketiminin artmasına paralel olarak göz kuruluğuda artış göstermektedir. Göz kuruluğu da göz seğirmelerinin olası nedenlerindendir.
Miyop, astigmat ve hipermetrop gibi görme bozuklukları
Göz alerjisi: Toz, polen gibi allerjenlerin gözü etkilemesi ile de göz seğirmesi oluşabilir. Beraberinde kaşıntı ve kızarıklıkta eşlik edebilir.
İlaçlar: Özellikle ilaç kullanmaya başlanan dönemle aynı zamana denk gelen göz seyirmelerinde şüphenilmelidir. Ancak ilacı direkt kesmek yerine ilacı yazan doktorla konuşarak durumdan emin olduktan sonra ilacı doktorun kesmesi ya da değiştirmesi daha doğrudur.
Hastalıklar: Göz seğirmesi bazı hastalıkların başlangıç belirtilerinden biri olabilir. Göz seğirmeleri, Parkinson hastalığı, Tourette sendromu, Multiple skleroz (MS) hastalığı, hipoglisemi gibi hastalıklarda görülebilir. Göz seğirmesi uzun süredir devam ediyor ise doktora başvurmakta fayda vardır.
Göz ön yüzeyi ya da kapak alt yüzeylerinde tahriş veya yaralar

Tedavi:

Göz seğirmeleri çoğunlukla kendiliğinden geçmektedir.
Sebep olan faktörün tedavisi:

o Eğer çay, kahve ve alkol aşırı kullanılıyor ise kısıtlanmalı

o Vitamin ya da mineral eksikliği varsa eksiklik kapatılmalı

o Stres faktörlerinin ortadan kaldırılması

o Göz yorgunluğuna sebep olacak faktörlerin düzeltilmesi

o Eğer ilaç kullanımıyla başlangıç gösteren seğirme varsa ilacı yazan doktorla görüşülerek ilaç değiştirilmeli ya da kesilmeli

o Altta yatan bir hastalık varsa tedavisi düzenlenmeli

o Eğer uyku düzensizliği varsa kaliteli bir uyku sağlanmalı
Uzun süreli göz seğirmelerinde ya da göz seğirmesine eşlik eden kapak düşüklüğü, net görememe, yüzün diğer bölgelerinde seğirmeler, kaşıntı, sulanma, ağrı gibi bulgular varsa göz doktoruna başvurulmalıdır.

kAYNAK:Gaziantep Ü.D.D.Necip KARA

(/ARAŞTIRMA//Vit-amin.net/)

DOKTORA….

tans

İnsanların sağlığının korunması için önlem alan, hastalıklara teshiş koyan ve tıbbi ve cerrahi operasyonlara yaparak hastalıkların tedavisini yapan kişilerdir.

Peki Doktorların Görevleri Nelerdir ;

1- Hastayı muayene bölümüne alarak hastanın şikayetini sorar.
2- İlk aşamada steteskopla hastanın sırtını ve göğsünü dinler, hastanın tansiyonunu ölçer
3- Sağlıklı olan hiçbir hastalığı olmayan bebek ve yetişkinleri hastalıklardan korumak için aşılar yapar
4- Hastanın hastalık durumuna göre özel testler ve röntgen çektirir ve bunları inceler
5- Hastaların tekrardan sağlıklı olmaları için tavsiyelerde bulunur, reçete yazar ve hastalığı geçirebilecek ilaçları belirler
6- Aile planlaması konusunda danışmanlık görevi yapar
7- Sorumlusu olduğu hastane yada benzeri yeri idare eder
8- Bulaşıcı hastalıkları önlemek için çalışmalar yaparlar.

Çevremizde yüksek lisans ve doktora kelimelerini çok duymuşuzdur. Hatta bizim de lisans eğitimini bitirdikten sonra yüksek lisans ve doktora yapmak isteyenlerimiz veya yapanlarımız vardır.

Günümüzde eğitimin önemi tartışılmaz. Artık sadece lisans mezunu olmak yetmiyor. Kimi eğitim hayatına devam etmek ve alanında uzmanlaşmak kimi de iş hayatında yükselmek için mutlaka yüksek lisans veya doktora eğitimi almayı tercih ediyor. Üstelik talep oldukça fazla olduğu için özel üniversiteler çalışanlar için işten sonra gidebilecekleri, akşam saatlerine denk gelen pek çok yüksek lisans programı için seçenek sunuyorlar.

Geçmişe baktığımızda yüksek lisans ve doktora daha çok akademik kariyere giden yolda bir basamak olarak görülüyordu ve kariyerine akademik hayatta devam etmek isteyenlerin tercihi oluyordu. Oysa günümüzde çeşitlenen programlar her yaştan insanlar için cezbedici oluyor.
Yüksek Lisans, lisans eğitimi bittikten sonra devam edilen eğitime verilen isimdir. İngilizcesi “master” olan bir lisans öğretimine dayalı eğitim-öğretim ve araştırmanın sonuçlarını ortaya koymayı amaçlayan bir yükseköğretimdir.

Yüksek lisans eğitimi, kişinin eğitim aldığı branşta uzmanlaşması ve bu durumu bilimsel bir makaleyle (tezle) ispat etmesiyle tamamlanır. Bu eğitimin ardından kişi “bilim uzmanı”,”uzman hekim”, “yüksek mühendis”, “yüksek mimar” gibi unvanlara sahip olur.

Yüksek lisans başvurusu yapmak için ALES sınavına girip yeterli puan almış olmak ve başvuru yapılan programın gerekliliklerini yerine getirmek gerekmektedir. Adaylar Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavından (ALES) başvurduğu programın puan türünde en az 55 standart puan almış olmalıdırlar. Gerekli başvuru şartlarını tamamlamış adaylar eğer bölüm talep ediyorsa yabancı dil sınavına tabi tutulur yada yabancı dil yeterliliklerini gösterir belgeler talep edilir.

Tezli yüksek lisans programının amacı, öğrencinin bilimsel araştırma yaparak bilgilere erişme, bilgiyi değerlendirme ve yorumlama yeteneğini kazanmasını sağlamaktır. Branşlaşmak istediği alandaki öğretim programı, toplam en az 21, en çok 30 kredi olmak koşuluyla zorunlu ve seçmeli en az 7 adet ders, bir seminer dersi ve tez çalışmasından oluşur.

Tezsiz yüksek lisans programının amacı, öğrenciye mesleki konuda derin bilgi kazandırmak ve mevcut bilginin uygulamada nasıl kullanılacağını göstermektir. Tezsiz yüksek lisans programını tercih edenler çoğunlukla iş dünyasından gelenler olduğu için dersler genelde ikinci öğretim olarak uygulanır. Tezsiz yüksek lisans programları toplam 30 krediden az olmamak koşuluyla en az 10 adet ders ile bitirme projesi dersinden oluşur. Bitirme projesi dersi kredisiz olup başarılı veya başarısız olarak değerlendirilir. Öğrenci, bitirme projesinin alındığı yarıyılda projesine kayıt yaptırmak ve yarıyıl sonunda yazılı bir rapor vermek zorundadır. Üniversitenin ilgili senatosu tarafından belirlenen esaslara bağlı olarak tezsiz yüksek lisans programının sonunda yeterlik sınavı uygulanabilir.

Doktora programının amacı, öğrenciye bağımsız araştırma yapma , bilimsel olayları geniş ve derin bir bakış açısı ile irdeleyerek yorum yapma ve yeni sentezlere ulaşmak için gerekli adımları belirleme yeteneği kazandırmaktır.

Doktora, bir lisans veya yüksek lisans programını bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir eserle erişilen bir derece veya basamaktır.

Üniversiteyi bitirdikten sonra akademik kariyer yapmak isteyenler yüksek lisansını da tamamladıktan sonra Doktora Programı’na başvururlar. Ancak sadece lisans programını tamamlayanlar da başvuru yapabilirler. Buna, Bütünleşik Doktora Programı ya da Birleştirilmiş Doktora Programı denir.

Genellikle dört yıllık lisans eğitimi sonrası, akademik unvan anlamında yüksek eğitim aldığı kurumda bir eğitimci olabilme statüsüne yükselebilmek için kişinin kendi branşında uzmanlaşması ve bu durumu bilimsel bir makaleyle (tezle) tanımlayarak tamamlaması, yani kişisel unvan olarak akademik açıdan doktor, doçent veya profesör olma sürecinin tamamı olarak da tanımlanabilir.

Doktora’nın amacı öğrenciye bağımsız bir şekilde araştırma yapabilme, bilimsel konuları derin bir şekilde inceleyip yorum yapabilme ve yeni sonuçlar elde edebilmek için yöntemler belirleyebilme yeteneği kazandırmasıdır. Doktora programının başarıyla tamamlanmasından sonra öğrenci Doktora Diploması ve “Doktor” ünvanı kazanır. Bu ünvanın evrensel literatürdeki karşılığı PhD (Doctor of Philosophy) dir. YÖK’ün (Yüksek Öğretim Kurulu) belirlediği şartlara göre doktoraya başvurmak için lisans mezunu olarak başvuruyorsanız eğer ALES’ten en az 70 puan, yüksek lisans mezunu olarak başvuruyorsanız da en az 55 puan almanız gerekmektedir. Ayrıca ÜDS’den (Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı) 55 puan ya da YÖK’ün kabul ettiği başka bir dil sınavından benzer puan almanız gerekmektedir. Bunlar olmazsa olmaz şartlardır. Ancak üniversiteler ek koşullar sunma hakkına da sahiptir. YÖK’ün belirlediği şartlarla başvuruları kabul eden üniversiteler olduğu gibi ayrıca referans mektubu, lisans ya da yüksek lisans diploma derecesi, mülakat gibi şartlar sunan üniversiteler de vardır. Bunun için duyuruları dikkatli bir şekilde takip etmeli bütün şartları yerine getirdiğinizden emin olmalısınız.

Devlet ve vakıf üniversitelerinin farklı alanlarda doktora programları mevcuttur. Bu programlara başvuru tarihleri, şartları ve başvuru için gerekli koşullar enstitü web sitelerinde duyurulmaktadır.

Sağlık danışmanlığı koruyucu aile hekimliği olarakta görev yaparakta   değişik alanlarda kendini uzmanlaştırarakta olsa hizmet vermekte cefalı ve vefalı sağlık sektörünün olmazsa olmazlarından…. içlerinde gerçekten bilim insanı statüsüne erişmiş dünyaca ünlü saygıdeğer…. düzenli  bir  yaşam  sorumluluk ve vizyon sahibi….. hizmet aşkıyla dopdolu ….toplumsal gelişmelere duyarlı…. gündemi sıkı takip eden….. birlik içinde vatansever….. titiz temiz…. kendi tarzıyla görevini  başarıyla  yerine  getiren ….araştıran kendini devamlı geliştiren…..  yenileyen yenilikçi….. onur  ve  makam sahibi…… adam gibi insanlığın hizmetindedirler……

Sevgi ve saygıyla

(A//Vit-amin.net/)

UZMAN ECZACI

sevgiiii

UZMAN ….

Toplumsal yaşantımızda yaşadığımız şehirler yaşadığımımız semtler yaşadığımız mahalleler yaşadığımız evler ve apartmanlar ve birer aileye sahibiz…Komşularımız…okullarımız.. bakkalımız…kasabımız… manavımız.. berberimiz…doktorumuz…hemşiremiz ve eczacımız vardır…Değişen zamanla beraber değişen şartlara direnen ve toplumsal alanda ki yerini gerçekte hakkettiği onuruyla beraber korumaya ve yaşatmaya çalışan şerefli saygıdeğer eczacılarımız ..Kadir kıymeti bilinesi..Hürmete layık….

Üniversitesinde aldığı derslerle bir taraftan doktor gibi yetiştirilen bir taraftan biyolog..bir taraftan fizikçi..Galanik…Kozmetik..Parfümeri..Besin analizi..Fizyoloji…bir taraftanda kimyaci…oluyorda fitoterpist….Herbalist… adı altında eczacılık mesleğinin kendi içinde barındırdığı ilim alanlarının başka dallar gibi meslekleştirerek eczacının bile hangisine itiraz edeceğini bazen şaşıran bazende alıştırılan bir alınganlıkla  takip ettiği bir meslek alanı yozlaşması…na  seyirci kalmak  zorunda  bırakılıyor… Farmasotik Botanik ve Botaniğin ustalarınca dahi gözden kaçırılan bu hak ihlalleri ve meydanı boş bulanların yapıp eczacının bir bitki çayı yaptırmak için dahi olsa fito yada herba  gibi… kurslardan birine gitmesi gerekliliğine karşı  gösterilen tepkisizlik… Eczacının yalnızca ilaçla endekslenmesi hatta bazen de hemşirelerle karıştırılıp iğne yapılmasının beklenmesi..eczanenin sağlık kabini..eczacının  uşak..elemanın efendi zannedildiği…ibresini ve hedefini şaşırmış ..yozlaşmış..yozlaştırılmış bu mesleğe karşı gösterilen şuursuzlukla beraber cehaletin vermiş olduğu eksik bilgilenme ve bilgilendirme..yanlış örneklerle temsil edilmenin yansımaları…ne yazık ki mesleğini tertemiz temsil etmeye devam eden…etmeye niyet eden EczacılarI biraz uğraştırsada yinede saygınlıklarından ve değerlerinden ödün vermeden yollarında hızla ve hayırlı adımlarla ilerlemektedirler…

Eczacı nedir…Sanırım toplumda bir yanlış ön yargının da düzeltilmesi gerekiyor..O da şu..Eczacı okulundan mezun olduktan sonra diplomaya hak kazanır ve ona  ECZACI denir..Eczacı Hanım  yada  Eczacı  Bey  hitabıyla  hitap  edilir…Yani eczacı olmak için ayrıyeten eczane açma…açmış olma diye bir zorunluluk yoktur…Eczacı mesleğini kendi sosyal şartları çerçevesinde eczane açarak veya bir ecza deposunda değerlendirebilir..Yada devlete bağlı bir kurumun eczacısı da olabilir…Bunlardan birini yapıyor yada yapmıyor olmasının Eczacının eczacı olup olmadığı konusunda bir etkisi yoktur..Eczacı mesleğini alnının aklıyla  Allah sağlıklı uzun ömürler versin ömrünün sonuna kadar  da yürütecek olan saygıdeğer bir eczacı  olmaya  devam  eder…En iyi sağlık danışmanlığı onların tarafından yapılmalıdır..Düşünün adamın biri edebiyat fakültesinden mezun olmuş ve bir kaç seminere katılmış …sertifika  almış  ve   sağlık  danışmanlığı yapıyor…onları  dinlerseniz aslında bu falanca kişinin falanca kişilerden görüp sonra geliştirdiği bişey…kursuna gidilen..benzer  söylemler.. söylerler…Birde komşu arkadaş tavsiyeleri vardır…Tv karşısında öğrenilmiş şu şunu dedi bu bunu dedi muhabbetleri…

Gerçekte eczacının toplumsal ve sosyal yaşantıdaki öneminin ve yerinin ne kadar örtbas edilip eczacıya ait olan konu ve alanlara  girilip  eczacıya  ait  alanlarında  sınırlandırıldığı  bir yanlış  algılamanın göstergesidir..Sağlık  konusunun her alanında  olduğu  gibi  sağlık  ve  sosyal danışmanlık  ve  yaşam  rehberliği  sadece  sağlıkçılar arasından eczacılardan   bu konuya  eğilimli ..  tecrübelerini  kapsayan..  Eczacı nın kendini ve alanını geliştirip… yenileyebildiği    fiziksel  ruhsal zihinsel  duygusal  sağlıklı bir  sosyal ve toplum  ve  toplumsal  yaşam elde etme….bir  sevgi  ve  şifa  yoludur….Sağlık danışmanlığının sanki bambaşka bir alan.. eczacınında sadece ilaç  ve  reçete  endeksli sınırlandırılması bilinçli yada bilinçsiz yapılan yuları başkalarının elinde güdülen koyun misalini hatırlatıyor    istemedende  olsa….Eczacı eczane açarsa hemen Doktor ..İlaç firmaları…Devletin yaptırımları..Sağlık bakanlığı..Sağlık müdürlüğü..Eczacı odaları..Belediyeler ve Hasta – müşteri ikileminde gidip gelen kıstırılmış hizmet mücadelesi veren… eczacının öznel haklarının  çoğunlukla ihmal edildiği  ve  görmezden  gelindiği.. eczane çalışanları ve  eczacı arasındaki otorite boşluğu….girdabının içinde derken mesleğinin gerçek amaçlarından gittikçe  uzaklaşan  uzaklaştırılan…soğutulan ama direnen saygın eczacıların  toplumdaki  yerinin  ve  öneminin  farkındalığıyla  en başta  kendisinin  kendine  ve  mesleğine saygı ve sorumluluğu duyması ..uygulaması ve uygulatması  zorunluluğunu  ve  topluma ve  toplumsal  olaylara  duyarlılığı   beraberinde   gerektirmektedir…

Eczacı eczanesi olmasada eczacıdır..Tecrübeli  bir eczacı size derin  bilgi.. tecrübelerinden de yola çıkarak hedeflediğiniz yolda çok değerli bilgilendirmeler yapabilir..Bir eczacı sizde hastalık yaratan esas etkenin nerde gizlendiğini keşfedebilir..Bir eczacı doktordan daha az sizi ilaç kullanmaya yönlendirerek..Sorunun ilaçsızda tedavi seçeneği varsa onu değerlendirebilir..Bir eczacı ilaç firmalarının kölesi olmadan kendi özgün deneyimlerini de yansıtarak en kalite ve en kestirme tedaviyi size tavsiye edebilir..Bir eczacı eczaneye giren insanı tanıdığı gibi kendisiyle diyoloğa giren kimsenin genel hatlarıyla karekterini çözebilir..Problemin kaynağına inerek sizi doğru anlamda doğru yer ve kişilere yönlendirebilir..Size doğru yaşam ortamı.. doğru beslenme.. doğru sağlık bilgisi…ve doğru adımlar atılmasını hedefleyen sağlıklı bir yol haritası sunabilir… Yalnız bir şartla kimsenin elinde sihirli değnek yoktur..Sizinde istemeniz ve bu konuda kararlı ve ısrarlı olmanız gerekir..Şifayı Allah verir.

Eczacı değerlidir..Saygındır.. Saygı görür.. Mesleğinin gereklerini  yaşadığı hayatından ve değerlerinden ödün vermeden erdemliliği bir yaşam felsefesi haline getirmiş yaşayan ve yaşatan… Toplumda önder ..Sosyalde lider…. kişilikli… şerefli… İNSAN gibi İNSAN lığın hizmetindedir…

Selam….

(//Vit-amin.net/)