Kategori arşivi: SOSYAL

DaNışMan NediR..

had

Karmaşık işlerin  işin içinden  çıkamadığınız durumların kolaylaştırıcısı….

Yönetim danışmanlığı bir kuruluşu hedeflerine ulaştırmak amacıyla karar verme mekanizmasının başında bulunan çeşitli düzeydeki yöneticilerin gerekli fonksiyonlarını yerine getirebilmek için kullanmak zorunda oldukları araçlardan biridir. Bu araç kamu ve özel her türlü kuruluş yöneticisine politika organizasyon prosedür ve metodlarla ilişkin problemlerin araştırılması ve tanımlanmasında yapılması gerekli işlemlerin tavsiyesinde ve bu tavsiyelerin uygulamaya sokulmasında yardımcı olmaktadır.
Bir yönetim aracı olan yönetim danışmanlığı ”Yönetim Danışmanları” tarafından yapılmaktadır.

Yönetim danışmanlarının ;
Uzmanlık düzeylerinin oldukça gelişmiş olması gerekmektedir. Çünkü onlardan kuruluş içinde bulunmayan ve bulunması gerekmeyen özel uzmanlıkları kuruluşun kullanımına sunmaları istenmektedir.
Yeterli bir tecrübeye ve iyi bir eğitime sahip olması gerekmektedir. Ayrıca başka kuruluşlarda edindikleri tecrübeler de oldukça önemlidir. Çünkü danışmanların problemlere çözüm çeşitliliği sunabilmeleri bu özelliklerine bağlıdır.

Danışman…. Bilgi ve düşüncesi alınmak üzere kendisine danışılan konusunda uzman ve deneyimli kişi olarak görünür. Gayrimenkul danışmanı, Yatırım danışmanı, İşletme yönetim danışmanı, finansal danışman, Hizmet Danışmanı, Sağlık ve güzellik danışmanı, Diyet danışmanı, Enerji danışmanı, Ürün danışmanı, Psikoloji Danışmanı, Evlilik danışmanı, Vergi danışmanı, İnsan kaynakları danışmanı gibi birçok dalları vardır.

Türkiye’de anlaşılması en zor işlerden biridir. Çünkü hizmet sektöründe olduğundan dolayı insanlar somut bir şey görmediklerinden asla aldıkları hizmetin tam olarak ne olduğunu anlamazlar.Herkes kendi doktoru, psikologu, avukatı danışmanıdır en iyi kendileri bilir kimseye danışma gereği duymazlar konu sağlık olsa da bile ki hepimiz çevremizde her gün görürüz bu durumları….. Birileri konu hakkında bilgisi olsa da olmasa da karsı çıkar ve akıl verir. Şuraya git, buraya git bu adam bilmiyor, Adam bedavadan para kazanıyor, danışmanlık parası ödeyecek kadar salakmış sın, senin aklın yok mu gibisinden. Ondan sonra da işler ters gidince kıvırıp kaçma lafları başlar sen beni yanlış anladın bana ne gibi bir anda yağın su üstüne çıkması gibi çıkarlar.

Bu kadar bilgili olunca da ortalık danışmandan geçilmiyor kartvizitine danışman yazan herkes danışman oluyor. Kolay para kazanma hayali ile ortalıkta geziyorlar. Hemen
Danışmanlığı avanta para olarak görürler yorulmadan para kazanmak o ne rahat. Ne bir eğitimleri vardır nede okumak isterler, gelişmeleri de takip etmezler. İnsanlar gerçekleri duymak istemiyorlar daha çok onların duymak istediklerini söyleyenlere meyil ediyorlar..bir de İnternet var tabi ki İnternet zaten her şey yazıyor. Danışmana gerek yok …iyi de İnternet senin yaptığın hatalarını ve bilgini nereden bilsin kısacası danışmanlık zor iş… Çok iyi paralar kazanırsın ama işinde çok iyi konusunda uzman olduğun zaman olur. Henüz ülkemizde tam olarak danışmanlık kültürü tam oturmamıştır. Nitekim ilgili kitapları yazıları okumaktan bile aciz ve gereksiz görünüyor. Onun yerine facebook de dolaşmak, youtube de video izlemek var. Tabi birde haberler var ancak daha çok kişisel gelişim ve magazin haberlerini okuyoruz. diye paylaşmışlar…Doğru

Hatta öyle olmuş ki hiç bir hayat tecrübesi olmayan daha hayatın da mesleğinde çiçeği burnunda kişileri danışmanlık mesleğinden bahsedebiliyorlar..

Danışman ve danışmanlık

Bilgi ve düşüncesi alınmak için kendisine danışılan görevli kimse, müşavir.
Bir kurum veya kişiye uzmanlık alanı ile ilgili yön verebilecek bilgi verme işidir. Aynı zamanda danışmanlık karşınızdaki kurum veya kişiye bildiklerini değil bilmediklerini öğretmektir. Danışmanlığın aynı zamanda eğitim işi ile ilgisi var demektir. Danışmanlık yapabilmek için gerekli alt yapı ve bilgi birikimine sahip olmak gerekir..
Bir röportajda…Danışmanlığın çeşitli tanımları var, fakat benim anladığım anlamda danışmanlık, uzmanlığı olan alanda tüm bilgisini müşterisiyle paylaşan, asla bilgisini saklamayan ve ona karşı yüzde yüz dürüst olan uzman işidir.denilmektedir..Danışmanlığın en önemli kriteri, size veya firmanıza ek değerler kazandırması ve bunu somutlaştırmasıdır…diyen…Dr. Argüden, Türkiye’de ne olduğu anlaşılmayan danışmanlığı kurumsallaştıran kişidir.Çıkar çatışması olan, bilgisini paylaşmayan hatta kendisine rakip olur diye saklayan ve bilgiyi zorla, ağzından aldığınız kişiler bir kez daha düşünmeli… denilmektedir..Çok doğru…

Bazı insanlar vardır bilgiyi zorla ağzından alırsınız..adeta cımbızla çekersiniz..Neden iç hesaplaşmaları vardır içinde..Bencilce düşünüyordur..MenfaAti yoksa susuyordur da ondan..Fakat bazı insanlarda vardır..Kendilerinin nice yoğun çaba sarfederek emek harcayarak  çeşitli  araştırmalar yaparak elde ettkleri bilgilerini  hiç çekinmeden esirgemeden kolaylıkla paylaşırlar…..Allah  onlardan razı olsun…Allah onların yardımcısı olsun..

Demek ki danışmanlık için bir bilgi..İki  tecrübe..üç fırsat..dört dürüstlük gerektirir…Kişinin belli bir yeterlilikte birikim ve deneyimlerini  yansıtan bir imaj düzeyine erişmiş olması gerekir..

Her şeyde olduğu gibi  samimiyeti her halinden anlaşılabilen ve onu görünce  kendinizi güvende hissettiğiniz…..

 

Sevgiyle….

(Araştırma//Vit-amin.net/)

 

GÜVEN….ve ÖNCÜLÜK…

CUM

Toplum  yaşamındaki   bir çok  şeyde olduğu gibi insanların  meslekleri ve bu meslek  gruplarında ki kişilerin ilişkilerinde birbirini gözetmesi   daha duyarlı saygılı ve konuksever olması  ve birbirine güvenmesi gerekir…..

Mümin müminin aynasıdır  ….Hadis  gereğince  insanların  kendilerini  görüp  ona  göre  muamele  etmesinden… kendileri nasılsa ona  göre muamele  görmekten Yüce Allah a sığınarak..Herkesin kendi değeri kendine …..Biz  ne kadar değerli olduğumuzun …ve bizim değerimizin başkalarının değer verip vermemesine endeksli olmadığının….değerimizden bir şey eksilmeyeceğinin şuuruyla  yolumuza   alnımız ak…başımız dik  bir şekilde devam ediyoruz…

Özelliklede toplumsal konularda  mesleki  grupların birbirine daha  çok  güvenip  elele  vermesinin gerekliliğinin  Dr..ECzacı..Öğretmen..vs.gibi  meslek grupları ve breylerinin  topluma  olumlu anlamda  öncülük etmelerini…..öncülük edenlere daha seviyeli tavırlar segilenmesi gerekliliğini      toplumsal yaşam ve güzel ilişkilerin sağlıklı bir perspektiften gelecek nesillere …sağlıklı  bireyler ve sağlıklı bir    nesil    oluşturulmasında önemli yapı taşlarından biri     olduğunu     düşünüyoruz…Rekabet ve mesleki şartları yerine getirmekteki mücadele insanları  insan olma gerçeğinden ve gerçek kimliğinden uzaklaştırmamalıdır….

İnsanlar belli makam ve mevkideyken  hep onlara  sahip olacaklarını zannederler …Halbuki  gün ola devran döne diye bir laf var….Hayat  sürprizlerle dolu..Bu  sürprizlerle dolu yolculukta birbirimizi iyi karşılamalı …Etrafımızda yaşananlara daha duyarlı davranmalı… Başkalarının yaşanmışlıklarına sagı göstermeli..Bir gün daha  iyi yerlere gelme  ümidini koruyarak  gayret sarfetmeli…Saygın ve erdemlilik dolu bir yaşam ve hayata geçirilmiş yaşayan güzel ahlakla  donanmış  bir İnsan…..Olma yolunda ilerlemeliyiz…

Allah…..ihlas ve  samiyetle yapılan işlerin, çalışmaların ve iyilik yapılarak geçirilen zamanın ürünlerini, biriktirme ve üretme konusunda, bir   seyisin pek narin ve nazik olan tayları koruma ve büyütmede gösterdiği ihtimamı gösterecektir…….

“Allah’ım…  fakirlikten, açlıktan, zelil ve hakir olmaktan, zulmetmekten ve zulme uğramaktan sana sığınırım” Hz.Muhammed(sav)

Vazgeçmek yok..Yola devam….

Sevgiyle…

(/Vit-amin.net//)

ALLAH Verince……..

paarra

Allah verdikten sonra  kullara fazla söz  söylemek  düşer mi..Herşeyin  kainatın  tek sahibi  yaradanımızın  biz kullarına hayr  murat etmesi …Ve hayrlısıyla vermesi…O diledikten sonra  buna engel olacak hiç bi şey  yoktur…Niyet hayr..olunca Akibette hayr oluyor..Hani derler ya  parayla  imanın kimde olduğu  belli olmaz diye….Hayr olsun….Hayrlar feth..Şerler def olsun…Şükürler Olsun…Sağlık..mutluluk ve başarılarla  ..hayrlı  helal  ve bereketli kazançlarla  dolsun….

Sevgiyle…

(//Vit-amin.net/)

Z e N G i N i M……

kalppli

Bu hafta sonu  Sultan Baba Eğitim ve Hizmet Vakfı olarak çok güzel ve özel bir  açılışımız vardı..Bundan sonrasında da Türkiye geneline yaymayı düşündüğümüz kollejler zincirinin ilk halkasını Allah’ın izni ve yardımıyla dualar ve kurbanlar eşliğinde güzel ve anlamlı bir kutlamayla Mübareğimizin önderliğin de ilk adımını atarak başlangıcını ve kutlamasını yaptık..O KADAR  ÇOK EYLENDİM..O KADAR ÇOK KEYİF ALDIM Kİ… Anlatamammm…çoook  MUTLUYUM….paha  biçilemez  güzellikte..VE KIYMETTE…Yeni  insanlar  tanıdıM.. Onları  sevdim…Bazı insanlarıda  yakından tanıdıkça kendimi daha da  çook sevdim…(Hani derler ya bir insanı tanımak için onunla beraber yolculuğa çıkacaksın diye…) Neyse o ve onlar gibileri geçmişte bırakarak…yolumuza devam ediyoruz…Biz önümüze ve yolumuza bakalım..Vazgeçmek yok …Yola devam…Yeni  plan ve proje ve organizasyon fikirleriyle dopdolu olarak ve ne kadar  kıymetli ve zengin  olduğumu  anlayarak… bir kez daha  kıymetimin  farkına vararak  sarayıma  vardım..Allahım  dedim..Meğersem  ben ne kadar  zenginmişim..Sen bize nimetlerini  saçmışsın..Güzel ve zengin bir  gönlüm.. güzel ve  zengin bir  bakışım.. güzel ve zengin bir gerçek dost bir çevrem.. güzel ve  zengin  niyetlerim..güzel   ve zengin  projelerim  var… güzel ve zengin vs…

Bizi  egoist  yaratmadığın  haddini  bilen   İNSAN  gibi  İnsan  olarak yarattığın için  biz olduğumuz için  sana  bir kez  daha sonsuz  teşekkürler  ve sonsuz   hamdü sena ve şükürler  olsun…İyi ki Varsın..İyiki varız..

Canım  Allahım  bir  kez daha  bana  bahşettiğin  bu  iki dünya saadeti..cenneti  için sana ne kadar  şükretsek  azdır  diyor ve seni ne kadar  çok sevdiğimizi  bir kez daha anlıyorum…Seni seviyorum..Kendimi seviyorumm..Senin de bizi sevdiğini  biliyorum…Teşekkür ederim….

Çünkü…

Çünkü… bizi nazik ve kibar yaratmışsın..

Çünkü… bizi  sadece  kendini  düşünen egoistlerden  etmemişsin..Öylelerine rastlamak  ve  onların  kaba ve  küstah  davranışlarına  tanık olmak kendimi ve kıymetimi bir kez daha  bilmemi ve daha da  çok sevmemi  sağlıyor…Bizim    kıymetimizee kıymet..değerimize  değer  katıyor…Ve değerimizi  bir kez daha anlıyorum…

Çünkü… bizi zor durumda  kalmış  müslüman ve insanlara  duyarlı ve güzel bakan güzel  düşünen bir insan  kılmışsın.

Çünkü..Bizi arabasına binen yada evine gelen misafirine karşı küstah etmemişsin..

Çünkü..Bizi  misafirliğe gittiği zaman sadece güzel sözler söyleyen oturmasını kalkmasını bilen ordan ayrılırkende güzel ve iyi niyet ve dualarla ayrılanlardan eylemişsin….

Çünkü… biz zenginiz  bize   sevgi dolu sağlam ve sağlıklı bir kalp bahşetmişsin..Sağlıklı iyilik dolu bir Kalbimiz var bizimm….

Çünkü… bizi büyüğünü sayan ..küçüğünü sevenlerden etmişsin..

Çünkü bizi..kendinden başkalarını da düşünenlerden eylemişsin…

Saymakla bitmez..Dinini ..müslümanlığı..müslümanları..fakiri..fukarayı..da  düşünen  zenginlerden eylemişsin… güzel şeyler öğrenen  öğrendiğiyle de  amel eden..ilmiyle ..fikriyle..zengin…ve zekatını da vermeyi ihmal etmeyen hayrda yarışan gerçek  zengin eylemişsin…Ne  mutlu…çook mutluyummmm…

Ne mutlu müminim diyenlere…

Yüreğimizi  kocaman  bir sevgiyle  doldurmuşsun  öyleki  sadece  ülkemize  değil  bütün  insanlığa  ve  canlılara   ..kainata  yetecek  kadar  çoook….Ve  bizim  sevgimiz   herşeye  hepimize de yeter…yetecek kadar çoooook…..

Bir taraftan da  güzel  peygamberimiz (sav) ve yaşadıklarını düşününce  onun  uğradığı edepsizlikler ve karşılaştığı edepsizler sadece onun  hilmini artırmış….  Ona  zerre kadar  zarar verememiş…Ona  Zafer kazandırmaktan …. zaferlere sebep  olmaktan..zaferine zafer katmaktan…  zafere giden yolu kısaltıp kolaylaştırmaktan öteye başka ne yapabilmiş ki…

Allah   Galip kılmıştır…

 

Sevgiyle…

(/Vit-amin.net//)

Yaşama inancı ve SEVİNÇ….. UMUT ve MUTLULUK….

nal

Hepimiz hayatımızda iyi şeylerin olmasını ve güzelliklerin bizi bulmasını isteriz. Arzuladığımız en büyük şey de, güzel ve huzurlu bir hayat içinde ömrümüzü devam etmektir. Efsunlu bir yaşam döngüsünde yol almak en büyük mutluluğumuzdur. Güzel sürprizlerle dolu bir hayat insanı mutlu edebileceği gibi, yaşadığı bu mutlu ve huzurlu hayatın şükrünü ifa ederek, etrafındaki herkese el uzatmalı, onların da iyiliği ve güzelliği için mücadele etmelidir. Çünkü huzur ve mutluluk bütün toplum olarak herkesin birlikte paylaşabileceği ortak değerlerdir. Beklentilerimiz ve hedeflerimizin olmasını istiyorsak eğer, hep birlikte mücadeleyi asla bırakmadan, umutlarımıza sımsıkı bağlanarak yol almalıyız. Hayat maratonunun bitiş noktası nerededir ne zamandır bilemeyiz ama iyi bir hayatı hedefleyerek yaşarsak eğer, maratonun sonu da bizim için iyilikler ve güzellikler olacaktır. Yaşama inancının da gayesi budur.

İnsan yaş aldıkça yaşamın anlamını daha iyi kavrayabiliyor ve tecrübeler de insanı, daha da seçkin hale getiriyor. Geride kalan olumsuzlukların yerini bir anlamda, ileriye yönelik, olumlu duygu ve düşüncelere bırakıyor. Bu sefer herşey yerli yerine oturuyor. Hırslar törpüleniyor. Gelgitler, inişler çıkışlar, belki de gereksiz tedirginlikler yerine, yaşama inancı hakim oluyor. Bütün hayaller ve umutlarla, huzur ve mutluluk aranıyor. Bu sayede her insan kendisini daha iyi tanıyor. Yapabileceklerini eninde sonunda yapıyor. İnsan sadece bir fırsat bekliyor. İsteklerimize karşı duruşumuz, zaman geliyor sabır ve sebatla “Nasiptir” deniyor. Her ne şartta olursa olsun, içimizde barındırdığımız en küçük umut ışığı içinden parlak bir güneşin doğabileceği inancı yaşamamıza yetiyor.. Böyle bir duygu ve düşünce yaşama sevincine dönüşebiliyor.

(Araştırma//Vit-amin.net)

YERLEŞMEDEN ÖNCE…..

penceree

Evinizin yönü kadar manzarası….. üzerinde bulunduğu arazi özelliklerinin de hedeflerinize ulaşmanızda büyük öneme sahip olduğuna inanılır. Feng Shui uygulamalarının ilk adımı, evin üzerine inşa edildiği arazinin incelenmesiyle atılır. Tabii ki modern dünyada ve yaşadığımız şartlar altında, hepimiz üzerine ev yapacağımız araziyi seçebilecek kadar şanslı değiliz. Ama yine de evimizin arazisini tanımak, varolan şartları düzeltebilmemiz açısından bizim için önemlidir.

Yeni bir eve taşınırken, ya da halen içinde yaşadığınız evi Feng Shui prensiplerine göre düzenlerken, dikkat etmeniz gereken bazı kurallar vardır.

1.İdeal olarak yaşanan ya da yaşanacak semti iyi tanımak, şehrin hangi iklim şartlarından etkilendiğini bilmek gerekir.

2.Genellikle apartmanlarda ya da sitelerde yaşadığınız için, hayatınızı ister istemez paylaşmak durumunda kaldığınız insanların yani komuşularınızın hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Böylece karşılıklı enerji etkileşiminin ne yönde olabileceğini kontrol etmiş olursunuz.

3.Sizden önce evde yaşayanlar hakkında bilgi edinmelisiniz. Daha önce evde yaşamış olan insanların enerjileri, yaşamış oldukları tatsız deneyimler, hastalıklar, ölüm ya da boşanma gibi olaylar, sizin bugünkü yaşamınızı da etkileyebilir.
4.Yaşayacağınız semtin ağırlıklı olarak fonksiyonel olduğu alanlar ile sizin yaşam tarzınızın benzeşip benzeşmediğini bilmelisiniz. Örnek olarak, siz suküneti, huzuru ve sessizliği seven bir insansanız, eğlence merkezlerine yakın bir evde yaşamak çok rahatsız edici olabilir.

Feng Shui’ye göre uğurlu ve olumlu sayılan bazı kurallar bu kontrolleri yaparken size yardımcı olabilir.
1.Yeşil alanları ve bitek arazileri tercih etmelisiniz. Evinizin etrafında ağaçların, otların ve diğer bitkilerin olması, arazinin iyi enerji yani Chi aldığının göstergesidir. Kurak, verimsiz ya da hiç yeşillik olmayan alanlardan uzak kalmaya çalışmalısınız. Bu alanlar yaşam enerjisinin hiç olmadığı ya da çok düşük bulunduğu ortamlardır.

2.Havayı koklayın ve rüzgarı hissetmeye çalışın. Eğer hafif bir rüzgar varsa ve havada kötü bir koku yoksa, burası tercih edilebilir bir alandır.

3.Evin içinde ve dışında yaşayan hayvanların olması Feng Shui inanışına göre son derece olumludur. Kuşlar, kediler ya da köpekler bulunan ortamlarda, olumlu bir enerji dağılımının varlığı söz konusudur.

4.Bol Güneş alan, ya da gölgesi çok az olan bölgeleri tercih etmelisiniz. İnsanın olduğu kadar dünya üzerindeki tüm canlıların yaşam enerjisinin Güneş’ten geldiğini unutmamalısınız.

5.Semtin diğer kısımlarına göre yüksekliği fazla olan alanlardan mümkün olduğunca uzak kalmalısınız. Başka bir deyişle, yokuşların, eğimli arazilerin tepesini tercih etmemelisiniz. Feng Shui’ye göre buralarda “doğal koruma”nın olmadığına inanılır.

6.Rutubetin yoğun olduğu, toprağın neminin yüksek ve çamura dönüşmeye her an hazır olduğu ortamlardan uzak durmalısınız. Bunun yerine rahatsız edici olmayan bir akıntıyla hareket halindeki bir suyun kenarını ya da su ile çevrilmiş bir arazi parçasını tercih edebilirsiniz.

7.Yüksek bir kayanın ya da başka bir binanın sivri köşesini gören alanları tercih etmemelisiniz. Aynı şekilde çok yüksek binaların altında kalan evlerde oturmamalısınız.

8.Feng Shui inanışına göre, dini mekanların ya da mezarlıkların Yin enerjisi çok daha yüksek olduğu için, Chi dengesini bozduğu düşünülür. Dolayısıyla bu tür mekanların yakınında ev seçmekten uzak durmalısınız.

9.Elektrik trafolarından ya da üretim merkezlerinden uzak yerlerde yaşamalısınız. Bu tür yerler negatif enerjilerin daha yoğunlaştığı bölgelerdir. Elektrik ya da telefon direklerinden de mümkün olduğunca uzak olmaya gayret etmelisiniz.

10.Otobanları ve çevre yollarını gören arazileri tercih etmemelisiniz. Buradaki yoğunlaşma ve ses evinizdeki enerji dengesinin bozulmasına yol açabilir.

11.Havaalanları, emniyet müdürlükleri, hapishaneler, hastaneler, petrol istasyonları, fabrikalar gibi negatif enerji üretebilecek mekanlardan uzak alanları tercih etmelisiniz. (Araştırma//Vit-amin.net)

BOL ŞANS…. ……

parraaa

Feng Shui uygulamak için mutlaka çin objeleri kullanmak gerekli değildir. çin objesi kullanmazsanız şansınızı yitirmez veya Feng Shui uygulamamış olmazsınız.

1 – Işık ile dost olun. Evinize ışığı davet edecek tüm uygulamalar enerji açığınızı kapatır. Güneş ışığı en iyi dostunuz olsun. Evin ışıksız, karanlık taraflarını depo, saklama alanları olarak değerlendirin.
2 – Evinizin duvarlarının size söylediklerine kulak asmayın. Evdeki duvarlar zorunluluklar getirir. Yatak veya dolap yeri için sizi zorlar. Her zaman yaptıklarınızın dışına çıkın. Boşlukları farklı değerlendirin. Adı yatak odası diye orayı yatak odası yapmak zorunda değilsiniz.
3 – Yeni bir eve giriyorsanız, eşyalarınızı eve sokmadan önce, bir süre evde vakit geçirin. Yalnız kalın. Kendinize güzel kokulu bir kahve yapın, onu yudumlarken oda oda gezin. Mekanların keyfini çıkarın, hayal kurun. Hayallerinizin gerçekleşmesi için önce onları tanımlayın. Gerekirse kendi kendinize sesli söyleyin. Kulaklarınız da duysun.
4 – Evinizin odalarında gezinirken, hayalini kurduğunuz dekorasyona ait eşyaları koymak istediğiniz yerlerde durun. Onları kullanırken hayal edin. Hissettiğiniz şeyler size yol gösterecektir. İlk ‘Hayır’ı ve ilk ‘Evet’i o zaman alacaksınız.
5 – Mekanınız az ışık alıyor ise, başta duvarlarınız olmak üzere eşyalarınızın renklerini açık renklerden seçin.
6 – Dokunmaktan hoşnut olacağınız kumaşlara sahip, bedeninizi rahat ettirecek eşyaları tercih edin.
7 – Perdeleriniz değil ama tülleriniz içeri alacağınız ışığın rengini değiştirir. Renkli tüllerin, içerideki eşyaların renkleri üzerinde etkide bulunacağını unutmayın.
8 – Evinize girişte ayakkabılık veya portmanto giremeyecek kadar küçük ise, önceliği eşyaya değil, ferah bir girişe verin. Mobilyaları küçük bir girişe sıkıştırmaktan vazgeçin.
9 – Her boşluğu doldurmayın. Boşluk bırakmak önemlidir. Eşyalarınız arasında mesafeler kalmalıdır. Mekanlarınızı eşya yığınları haline dönüştürmeden önce, gerçekten neye ihtiyacınız var ise onu alın. Satış şekilleri, size takım almayı öneriyor diye, takımlar almak ve ihtiyacınızdan fazlasını eve yığmaktan uzak durun.
10 – Mekanda kırmızı rengi kullanırken dikkatli olun. Renk keskinliği ve frekansı, başta size güzel ve alımlı görünürken, bir süre sonra sizi yoracaktır. Kırmızı az, öz ve yeteri kadar kullanılmalıdır.
11 – Aydınlatmalarınızı seçerken, ışık kaynaklarının yani ampullerinizin gözünüze görünmemesine dikkat edin. Önemli olan bir aydınlık seviyesi yaratmanızdır. Ampul seyretmek değil.
12 – Işıklarınızın aydınlık seviyesini ayarlamak için dimmer tercih edin.
13 – Banyonuzu önemseyin. Kapısını kapalı tutarak yok sayamazsınız. Onlara gereken değeri verecek bir dekorasyon ile şenlendirmelisiniz. Mumlar, resimler gibi detayları ekleyebilirsiniz.
14 – İnce uzun koridorlarınızı yapacağınız kemerler ile bölebilirsiniz. Kemerlere yerleştireceğiniz aydınlatmalar, koridorunuzu aydınlık ve içinden geçilmesi keyifli hale getirecektir.
15 – Eşyalarınızın sayısı çok ise, halılarınızın sayısını azaltın. Yerdeki leke etkisi görsel kirliliğe dönüşmeden, bir tercih yapmalısınız. Perdelerinizi ve tüllerinizi en son seçin. Aksi halde bir de bakmışsınız, tül ve perdelere göre dekorasyon yapmışsınız.
Öncelikle eve almak istediğiniz ve en çok sevdiğiniz eşyanın rengine odaklanın. Sonra diğer renkleri tercih edin.
(Araştırma//Vit-amin.net)

CHİ.. i.davet…..

gökk

Feng Shui’nin en önemli önermesi chi önermesidir. Chi, Japonların (“Reiki”de olduğu gibi) ki dedikleri ve yogilerin prana dedikleri yaşam kuvvetidir. Değişik kültürlerin bu enerjiyi ve onun bizi nasıl etkilediğini bilmelerine karşın, Çinliler chi’yi anlama ve onu yaşamlarını geliştirmekte kullanma konusunda sivrilmişlerdir.

Chi enerjidir ve birçok enerji formu (örneğin, radyo dalgaları ve elektrik) gibi görünmezdir. Aynı zamanda, o -hayvan, bitki ve mineral- her nesnede mevcuttur ve etkisi yaşamsal öneme sahiptir. Chi düzeyi hayvanlar, bitkiler ve elbette insanlar gibi belli yaşam formlarında özellikle yüksektir. Bugün, chi’yi ölçebilen aletler bile vardır.

Belli bir nesnedeki chi düzeyi onun canlılık derecesini belirler. Dolayısıyla, sağlıklı gelişen bir bitkide, solan bir bitkiye kıyasla ya da sağlıklı bir insanda hasta bir insana kıyasla daha fazla chi bulunur. Çinlilere göre, fiziksel ya da duygusal her sorunun açıklaması o bedenin chi’sinde yatar.

Dolayısıyla, sağlıklı ve mutlu bir yaşamın anahtarı sakince akan nitelikli bir chi’nin içeriye akmasıdır. Bu nedenle, Çinliler hepsi de bedendeki chi’nin niceliğini, akışını ve niteliğini geliştirmeye dayanan bir dizi şifa ve dövüş sanatları felsefesi geliştirmişlerdir. En ünlü dövüş sanatları arasında Tai Chi ve Chi Gong sayabiliriz ve en ünlü Çin şifa yöntemi ise akupunkturdur.

Son yıllarda akupunktur tıbbi bir gereç olarak bilimsel kabul görmüştür, ki bu da akupunkturun ona dayandığı chi’nin kabul edilmesi anlamına gelir. Akupunktura göre, bedenlerimizdeki chi enerji kanallarından, yani, meridyenlerden akar. Chi’nin bu kanallardan serbestçe akması sağlıklı olmamızı sağlar. Hastalık ortaya çıktığında, Çinli şifacı hastanın chi’sinin akış yolu üzerinde “sıkışıp kaldığını” ya da deviniminin bir biçimde aksadığını düşünür. Uygulayıcı hastanın meridyenlerini inceler ve bu meridyenler boyunca iğneleri saplar. İğneleri saplamanın amacı bedenlerimizdeki chi’nin tıkanıklıklarını açmaktır. Chi yine serbestçe akmaya başlar başlamaz beden hastalıklarını iyileştirebilir.

Feng Shui aslında “eve uygulanan akupunktur”dur: Chi evlerimizin içinde de akar. İdeal olarak, chi daima boşlukta akmaktadır. Chi herhangi bir nedenden ötürü sıkışıp kaldığında aile üyeleri bunu çeşitli biçimlerde hissedeceklerdir: Kendilerini yorgun, şevkten yoksun hissedebilirler, çeşitli hastalıklar çekebilirler ya da kötü ruh halleri yaşayabilirler. Sonuç olarak, yaşamdan daha az zevk alırlar; canlılıktan yoksun oldukları için işlerinde beklenildiği kadar başarılı olamazlar, para kazanma güçleri azalır ve kişisel ilişkileri kötüye gider.

Feng Shui uygulayıcısı evdeki enerji tıkanıklarını saptayacak ve onları bitkiler, kristaller, rüzgar çanları, mobiller (dönerdurur süsler) ve aynalar gibi çeşitli araçlar vasıtasıyla açacak şekilde eğitilir. Evdeki enerji akışı düzeldiğinde sağlık, canlılık ve sevinç enerjileri orada yaşayanların hayatlarına akacak, kendileriyle birlikte sevgi, bolluk ve başarı getirecektir.

Feng Shui teriminin anlamı “rüzgar ve su”dur. Bu ismin ardındaki fikir, havanın ve suyun tüm yaşam formlarının var olmaları için gerekli olmalarının (susuz birkaç gün, oksijensiz ise birkaç dakika hayatta kalabiliriz) ötesinde, mükemmel chi taşıyıcıları olmalarıdır.

Birçok Feng Shui çaresi suyu (örneğin: yapay pınarlar) ve havayı (örneğin: rüzgar çanları) ön plana çıkarır. Buna ek olarak, onlar chi’nin niteliğinin ve akışının önemini iyi sergilerler: Tıpkı su ve hava gibi, chi de temiz olması ve kirleticileri biriktirmemesi için sürekli hareket halinde olmalıdır.( Araştırma//Vit-amin.net)

KARİyeriniz de… fenG shui nin yeri….

şans

KARİYER le ilgili pusula yönü ‘kuzey’dir. Kariyer alanının elementi metaldir. Bu alanı metal nesnelerle aktive edebilir, bu alana telefon, bilgisayar gibi eşyalar koyabilirsiniz.
Siyah beyaz ve metal renkleri kullanılabilir.
Suyla ilgili resimler, ayna ve metal obje, melekbalıkları olan bir akvaryum, canlı veya obje olarak kaplumbağaya yer verebilirsiniz.
Metal ayaklı bir sehpa veya beyaz bir koltuk da çok önemlidir.
İŞ yerlerinde yerleşim yapılırken eşyaların sivri köşelerinin kapıyı işaret etmemesi gerekir.
Suyla ilgili her şey parayla ilgilidir. İş yerinde içeriye doğru akan bir şelale hem parayı hem müşteriyi temsil eder.
Aynalar mükemmel çözümlerdir. Doğru yerleştirerek hem müşterileri, hem paranızı ikiye kaptlayabilirsiniz.
İŞ yerindeki kasanın yerleşimi büyük önem taşır. Bunun için güneydoğu başta olmak üzere kariyer alanını da düşünebilirsiniz.
İŞ yerlerinde yapılan işe göre farklı dekorasyon gerekir. Örneğin; bir cafe ile bir fast food restoranı aynı şekilde düzenlenmez. Restorana gelen müşteri keyifle yemeğini yiyebilmeli, fakat fast food’daki prensip; müşteri yemeğini hemen yemeli ve işgal ettiği sandalyeyi hemen boşaltmalı.
PARAYLA ilgili pusula yönü güneydoğudur. Mekanlarda güneydoğu pusula yönü, zenginliği temsil eder. Bu yönü aktive etmek için kırmızı, mavi ve mor renkleri dekorasyonda kullanın.Motivasyonunu düşürmemek için kapıya dönük oturmamak gerekir..
8 Turuncu ve 1 siyah balıklı bir akvaryum yerleştirebilirsiniz. Yalnız suyun sürekli temiz ve motorun iyi çalışır olması gerekir.
Suyla ilgili minik havuzlar, şelaleler yerleştirebilir, metal bir kasede metal paralar bulundurulabilir.
Sahip olmak istediğiniz şeylere ait resimler veya size zenginliği çağrıştıran objeler, metal çin paraları, ayaklı yüksek bir antika saat ve şans bambularını da koyabilirsiniz.
Yaratılıcık gerektiren bir iş yapıyor ama üretme tıkanıklığı yaşanıyorsa; mekanın batı kısmını canlandırın. Güzel parlak bir aydınlatma, yaptığınız işlerle ilgili materyaller, yaratıcı çalışmanıza büyük katkı sağlar.
Hazırlanmanız gereken bir sınav varsa veya yeni bir dil öğreniyorsanız; kuzeydoğuya dikkat edin. O bölgeyi canlandırmanız motivasyonunuzu sağlar.
Çalışma masanızın konumunun doğru olması zevkle çalışmanıza imkan sağlar. Odadaki güç konumuna yerleşmeli. Aksi takdirde kapının direkt karşısı veya kapıya arkanız dönük şekilde yerleştirilmiş masa motivasyonu olumsuz etkiler.(Alıntı//Vit-amin.net)

AYNA

AYNAA

Ayna, günlük ihtiyaçlarımızdan biridir, özellikle kadınlar çok kullanır, bir evin dekorasyonu veya pratik kullanımı için de dev aynalar tercih edilir. Farklı yerlerde büyük veya küçük, değişik şekilde değişik büyüklükte aynalar görülür. Bir evde fazla ayna olması zaman zaman iyi bir şey olarak kabul edilmez, Çin’in geleneksel Feng Shui kurallarına göre, aynaların kendilerinde Feng Shui sorunu söz konusudur ve bu nedenle aynaların konulacağı yerlere özen gösterilmelidir. Şimdi Feng Shui sorunu yaratan ayna koyma yöntemini anlatacağım.
Geleneksel Çin Feng Shui kurallarına göre, ayna enerjiyi kat kat artırabilen bir semboldür. Ayna fazla büyük veya fazla küçük olmamalı, boy aynaları görüntünüzü kesmeyecek şekilde olmalıdır. En ideali aynanın yerden başlayıp boy ölçüsünde olmasıdır.

Duvarlarda kullandığınız aynalar, banyo, yatak, merdiven, mutfak ocağı ve fırın ile en önemlisi giriş kapınızın karşısında olmamalıdır.

Yatak odalarında mümkün olduğunca ayna kullanmamaya dikkat edilmelidir. Özellikle yatağı yansıtacak ayna kullanılmamalıdır. Yatak odasında ayna için en uygun yer, elbise dolabının kapısının iç tarafıdır. Aynaya bakmaya gerek duyduğunuzda dolabın kapısını açıp kullanırsınız; kullandıktan sonra kapıyı kapatabilirsiniz. Bu uygulamayla, yatak odasındaki ayna “gün ışığına çıkarılmaz.”

Çin felsefesine göre, dünya metal, tahta, su, ateş ve toprak olmak üzere 5 elementten oluşuyor; ayna ise metaldir. Aynanın nereye koyulması çok önemlidir, karı koca ilişkisini çok etkiler. Eğer ayna yatağı, özellikle yatağın başucunu yansıtırsa, karı koca arasındaki ilişki ve huzur bozulur. Bu nedenle eşlerin odasına ayna koyulması tavsiye edilmez. Feng Shui kuralına göre, eğer yatak odasında bir makyaj masası ve bir ayna bulundurulursa, birkaç çözüm seçeneği oluşabilir. Çekmece içine sığacak bir ayna alınması, kullanırken çekmeceden çıkarılması, kullandıktan sonra tekrar içine konması veya aynanın önüne bir perde asıp, kullanırken perdenin açılması, diğer zamanlarda kapalı tutulması tavsiye edilir.

Aynanın büyüklüğü ile şekli ve koyulduğu yer bir evdeki Feng Shui’yi çok etkiler. Yuvarlak ve oval aynalar, huzurun simgesidir. Yuvarlak aynanın evin batı veya kuzeybatı tarafına koyulması, aile mensuplarının yararınadır; dörtgen ayna varsa, çerçevelenmelidir. Dörtgen aynanın evin güneyi, güneybatısı ve kuzeydoğusuna koyulması, aileye zenginlik getirir.

Ancak yatak odasında başka bir tür ayna da vardır. Bu tür aynaya “gizli ayna” denir. “Gizli ayna” yatak odasındaki televizyondur. Televizyon kapalı olduğunda ekranı yatağı yansıtır, bu nedenle bir çeşit ayna sayılır. Çok sayıda insan televizyon seyretmek ve hayatında eksik olan ateş elementini artırmak için yatak odasına televizyon koyar. Ancak Feng Shui kuralına göre, televizyon tam yatağın karşısında olmamalıdır.

Yemek masalarının yan duvarında kullanılan aynalar, bereketinizi arttıracaktır.
Kadim Feng Shui öğretisine göre, ayna enerjiyi kat kat artırabilen bir sembol. Doğru yere asıldığında, güzellikleri ve bereketi arttırdığı gibi yanlış yere asılırsa ortamda negatif enerjiye ve gerginliklere sebep olabilir. Bu yüzden bir duvara ayna asarken, neyi yansıttığına ve ne amaçla astığımıza çok dikkat etmeliyiz.

Örneğin, pencerenizden görünen güzel bir bahçe veya deniz manzarası varsa, bu manzarayı yansıtacak şekilde karşı duvara asılacak bir ayna, evinizin içini pozitif enerjiyle doldurur.

Salonunuzda yemek masanızı yansıtacak şekilde bir ayna asarak evdeki bereketi ve bolluğu arttırabilirsiniz.

Giriş kapısının karşısına ayna asmak uğurlu değildir. Yenilik, tazelik, bereket gibi beraberinizde getirdiğiniz ne varsa hepsi daha evinize giremeden kapıdan döner. Bu nedenle, evin girişinde aynayı kapının sağına veya soluna asarak evinizin bereketini koruyabilirsiniz.

Dar ve uzun koridorlarda enerji çok hızlı ve sert akar. Bu enerjiyi yumuşatmak için koridor duvarlarına resimler ve aynalar asabilirsiniz. Dikkat etmemiz gereken, aynaların karşılıklı gelmemesi ve kesik görüntüler vermemeleridir. Koridor boyunca duvara asılan bu aksesuarlar sayesinde, enerjinin hızı yavaşlar ve olumsuz etkisi yok olur.

Ayna astığımız duvarın arkasında ne olduğu da büyük önem taşır. Çünkü aynalar arkalarındaki yere tıpkı bir pencere gibi bir göz açarlar. Asıldıkları duvarın arkasında bir banyo veya tuvalet olmamalıdır. Aynı şekilde, komşunuzla paylaştığınız duvara da ayna asmak olumlu değildir. Oradaki enerji size, sizinki oraya akar, eğer komşunuzda olumsuz olaylar yaşanırsa aynen evinizde de cereyan eder.

Salonda eğer birçok ayna varsa, gece ışıklar yakıldığında gölgeler oluşur ve aile mensuplarını psikolojik açıdan rahatsız eder, bu nedenle salonda fazla ayna bulundurulmamalıdır. Ayrıca ayna mutfaktaki ocağı yansıtacak şekilde koyulmamalı, yoksa aile mensupları arasında sıkça kavga çıkar.Kısacası;Boy aynalarının görüntünüzü kesmeyecek şekilde olması uğurludur. En ideali aynanın yerden başlayıp boy ölçüsünde olmasıdır.

Aynalarınızı her zaman pırıl pırıl ve lekesiz tutmalısınız. Kırık ve çatlak veya sırı dökülmüş aynaları yenilemelisiniz. Aynaların şeklini ve çerçevelerini seçerken asacağınız mekanın yönüne bakarsanız onlardan maksimum fayda sağlayabilirsiniz.

Kare şeklinde, seramik veya porselen çerçeveli aynalar toprak elementini temsil ederek, mekanların güneybatı, veya kuzeydoğu duvarlarında yer alabilir.

Yuvarlak veya oval çerçevelerin genellikle metalden (gümüş, pirinç, varak, bakır gibi) yapılması iyidir. Bu çerçevelerin metal enerjisiyle dost kuzey, batı veya kuzeybatı duvarlarına asılması uygundur.

Dikdörtgen çerçeveler ağaç enerjisini temsil ederler. Materyal olarak ahşap veya siyah renkli herhangi bir materyalden yapılmalarını tavsiye ederim. Asılmaları için en uygun duvar doğu ve güneydoğu duvarlarıdır. Ahşap çerçeveler ayrıca güney duvarına da uygundur.

Dalgalı şekilli çerçevesi olan aynalar mekanda su elementini temsil ederler. Metalik veya siyah çerçeve içinde kuzey duvarını süsleyebilirler.

Feng Shui Danışmanlığı aldığınızda evinizdeki para, huzur ve korunma yıldızlarının nerede olduğunu öğrenirsiniz. Aynaları, bu yıldızları yansıtacak şekilde asmak da evinizde bolluğu, bereketi ve huzuru kat kat artırır.

Koridorlarda ayna kullanılması hızlı ve dik akan zararlı enerjiyi yavaşlatması bakımından olumludur..

(/Araştırma//Vit-amin.net)