Kategori arşivi: SAĞLIK

Süper Gıda”, “Mükemmel Gıda” ve “Mucize Gıda”

gıda takviyesi

Doğadaki en zengin ve yüksek oranda protein içeren doğal bir besin kaynağıdır.
– Doğadaki en zengin E vitamini kanyağıdır.
– Doğadaki en zengin beta-karoten (provitamin A) kaynağıdır.
– Yüksek oranda fikosiyanin ve GLA içerir.
– En yüksek oranda klorofile sahip yeşil sebzelerden 22 kat fazla klorofil içerir.
– Doğadaki en zengin B12 kaynağıdır.
– Omega3 ve Omega6 yağ asitleri içermektedir.
– Ispanaktan 58 kat fazla organik demir içerir.
– Ağırlığının %1’ini en önemli doymamış yağ asidi olan GLA oluşturur.
– Doğadaki en zengin antioksidan kaynaklarından biridir.

Faydaları
– Bağışıklık sisteminin desteklenmesinde,
– Protein, vitamin ve mineral eksiğinin giderilmesinde,
– Enerji ihtiyacının karşılanmasında,
– Yorgunluk ve stresin vücuttan uzaklaştırılmasında,
– Böbrek ve karaciğer toksisitesinin azaltılmasında,
– Yaşlanma etkilerinin geciktirilmesinde,
– Radyasyonun vücuttan uzaklaştırılmasında,
– Tansiyonun dengelenmesinde,
– Cilt problemlerinin giderilmesinde,
– Derideki gözenekleri açarak cildi rahatlatmaya,
– Önemli miktarda vitamin E içermektedir ve güçlü antioksidan özelliği vardır.
– Cildi ve saçı beslemeye ve canlandırmaya,
– Vücut üzerinde rahatlatıcı etki yapmaya, düzenli kullanımında kırışıklıkları azaltmaya yardımcı olmaya,
– Kolesterol ve şekerin normal seviyede tutulmasına yardımc olan muhteşem bir doğal besindir.

(/Vit-amin.net//)

ŞİFA OLSUN…

nall

Dahiliye:

* Ağız kuruluğu
* Göğüs ağrısı (buna bağlı sol kol ağrısı)
* Sık idarara çıkma
* Karın ağrısı
* Mide ağrısı
* Mide eksimesi
* Gastrit,
* İshal, Kabızlık,
* Terleme,
* (Tansiyon : Baş ağrısı, Baş dönmesi, bulantı, kulak çınlaması, burun kanaması, kalp ağrıları. Olarak sıralanır.)

Kulak Burun Boğaz (KBB) :
* Boğaz ağrısı,
* Burun akıntısı
* Nezle
* İşitme kaybı
* Kulaktan kan gelmesi
* Burun eğriliği
* Burunda şekil bozukluğu
* Burundan kan gelmesi
* Horlama,
* Kulak iltihabı,
* Saman nezlesi,
* Sinüzit,
* Tükürük Bezi Hastalıkları
* Uçuk,
* kulak ağrısına eşlik eden baş dönmesi
* Uzun süreli kulak akıntısı
* Baş dönmesi
* Çene eklem hastalıkları
* Kulak çınlaması
* Aft

Kalp Damar Cerrahi :
* Göğüs ağrısı ( buna bağlı sol kolda ağrı)
* Kalp,
* Damar,
* Damar sertliği,
* Çarpıntı
* Bacak damarlarında siyahlaşma
* Ayaklarda morarma
* Bacaklarda ağrı

Enfeksiyon Hastalıkları :
* Grip,
* Sarılık,
* Göz beyazlarında sararma,idrar renginde koyulaşma,iştahsızlık,bulantı.
* Halsizlik, Yorgunluk
* Karın ağrısı ve buna bağlı İshal,
* Kabakulak,
* Köpek, kedi, vb. hayvanlar tarafından ışırık yada tırmalanma halleri
* Büyük dışkıda,Tenya,parazit.
* Ayağa yada vucudun herhangi bir yerine paslı metal batması
* Öksürük,balgam
* Taşıyıcı sarılık
* Ateş,terleme (Brucella)
* Kene sokması
* Ayaklarda / bacaklarda kızarıklık,şişlik,ağrı.

Genel Cerrahi (Hariciye) :
* Apandisit : ( ilk olarak karın üst bölgesinde ağrı ile başlar, Karın üst bölgesindeki ağrı hafifler ve karın sağ alt bölgesinde ağrı başlar, Karında hissedilen ağrının yavaş yavaş şiddetlenmesi, Karında hissedilen ağrının süreklilik kazanması, Ateş, Kalp atışlarında hızlanma, İştah kaybı, Mide bulantısı ve kusma )
* Memede ağrı
* Memede kollara doğru yayılan ağrı
* Memede sertlik hissi
* Memede ele gelen sertlik
* Karın bölgesinde şişlik buna bağlı ağrı
* Gangren,
* Basur,
* Hemoroid,
* İnce bağırsak,
* Kalın bağırsak,
* Karaciğer,
* Mide,
* (Tiroid bezinin az çalışması); yorgunluk, halsizlik, uyuşukluk ve uyku hali, konsantrasyon bozukluğu, sersemlik hissi, depresyon, saç dökülmesi, ciltte kuruma ve soğukluk hissi, kabızlık, kilo alma, göz kapakları ve bacaklarda şişlik, terlemede azalma, balmumu gibi cilt, soğuğa tahammülsüzlük, üşüme, ses kalınlaşması, ses kısılması, konuşmada ağırlaşma, reflekslerde azalma, tansiyon, kolesterol yüksekliği ve nabız düşüklüğü, adet düzensizliği, hamile kalmada zorluk, çocuklarda boy kısalığı ve gelişme geriliği gibi belirtilerle kendini gösterir.
* Hipertiroidi ; sinirlilik, aşırı heyecan, duygusallık, kilo kaybı, terleme ve vücut sıcaklığında artma, ellerde titreme, nabız sayısında ve tansiyonda artış, cilt terleme ve nemlilik hissi, saç dökülmesi, sıcağa tahammülsüzlük, bağırsak hareketlerinde artma, adet düzensizliği, gözde canlı bakış, bazen tek gözde büyüme, bazen çift görme şeklinde ortaya çıkar.
* Vucudda et beni veya yağ bezesi
* Siddetli karın ağrısı
* Büyük dışkı ile gelen kan
* Dönüşümlü olarak ishal ve kabızlık.
* Yağakarşı duyarlılık, bağırsak gazları ve karında doygunluk duygusu
* Sağkaburga altında baskı, sağ kürekkemiğine kadaryansıyan sırt ağrıları, sağ omuz bölgesindegerginlikler.
* Göbek bölgesinde ağrı ve şişlik
* Kasıkta ağrı ve şişlik

Nöroloji :
* Hafıza kaybı
* Unutkanlık
* Kol ve bacaklarda uyuşma hissi
* Ellerde titreme
* Parmak uçlarında uyuşukluk
* Vucudun sağ veya sol tarafında uyuşukluk hissi
* Baş ağrısı,
* Felç,
* Baş dönmesi
* Baş dönmesi
* Kasılma
* Bunama
* Çift görme
* Yüz ağrısı
* Dengesizlik
* İstemsiz hareketler
* Vücutta seyrime

Dermatoloji (Deri Hastalıkları) :
* Sıksık tekrar eden ağız içi yaraları
* Akne,
* Bel soğukluğu,
* Deri kanseri,
* Egzama,Allerjik deri hastalıkları,
* Mantar,
* Nasır,
* Saç dökülmesi,
* Vücudun herhangi bir yerinde renk değişikliği (ala)
* Siğil,
* Sivilce,
* Uçuk,
* Kaşıntı
* İyileşmeyen yada geç iyileşen deri yaraları
* Cilt lekesi
* Benler,çiller,doğum lekeleri,
* Tırnak bozuklukları,
* Ayak,koltuk altı terlemeleri,
* Kıl dönmesi,aşırı kıllanma,
* Sedef hastalığı,
* Zona.

Ortopedi :
* Vucudun eklem yerlerindeki ağrılar
* Nemli havalarda hissedilen eklem ağrıları
* Ayak bileği burkulmaları
* Bacak Bel Boyun Fıtık Kalça ağrıları
* Kas Kemik Kırıklar
* Omurga Omuz Romatizma
* Siyatik
* Topuk dikeni
* Bütün eklem ağrıları
* Bağ kopmaları
* Lif kopmaları
* Kas ağrıları
* Düşmelere bağlı kol ve bacak ağrıları

Üroloji (Bevliye):

* İdrar yaparken yanma hissi
* İdrar yolunda akıntı.
* Sık idrara çıkma
* İdrar yapamama tıkanma
* Böbrek taşı,Bel ağrısıyla beraber bulantı olması,
* Erken boşalma,
* Frengi,
* İktidarsızlık,
* Kısırlık,
* Mesane,
* Penis Hastalıkları,
* Prostat
* Testislerde ağrı
* Gece sık sık idrara kalkma
* Kanlı idrar yapma (Kanlı işeme)
* Torbalarda şişme
* Testislerde sertlik,şişme
* Sünnet derisinde şişlik,kızarıklık.

Göğüs Cerrahi Hastalıkları:
* Kaburga kırıkları,
* Göğüs ağrısı
* Nefes almada güçlük ve nefes alırken hırıltılı ses
* Nefes darlığı,
* Zatürre,
* Pnömoni,
* Tüberküloz,
* Öksürüğe bağlı ağızdan kan gelmesi
* Yoğun kıvamlı bağlam çıkarma
* Düşme yada göğse alınan darbe sonucu göğüs ağrısı
* Göğüs içerisinde sıvı toplanması
* Akciğer Kanseri
* Göğüs duvarı şekil bozuklukları
* Göğüs içi maligniteler
* Akciğer apsesi
* Diafragma rahatsızlıkları
* Göğüs duvarı tümörleri
* Soluk borusu rahatsızlıkları

Psikiyatri :
* Depresyon,
* Gereksiz korkular
* Sosyalleşme bozukluğu
* Kekemelik
* Davranış bozukluğu
* Uyku bozukluğu,
* Uykusuzluk
* Huzursuzluk
* Tedirginlik
* Anksiyete Bozukluğu,(Kaygı bozukluğu.)
* Sosyal fobi,özgül fobi,
* Kişilik bozuklukları,
* Alkol,madde kullanımı,bağımlılığı,
* Öğrenme güçlüğü,
* Dikkat eksikliği,Hiperaktivite,
* Panik atak,
* Şizofreni,
* İnsominio (Uyku bozukluğu,)
* Davranış bozukluğuna karşı gelen bozukluklar,
* Bipolar bozukluk (İki uçlu duygu durum bozukluğu )(Mani depresyon)
* Şizoeffektif bozukluk,
* Psikiyatrik hastalıklarda tedaviler
* Davranış bozukluğu,Karşı gelme bozukluğu,
* Mental Retardasyon (Zeka geriliği)

Göz Hastalıkları :
* Uzağı görme güçlüğü
* Yakını görme güçlüğü
* Görme netliği bozukluğu
* Arpacık, göz rahatsızlığına başlı baş dönmesi
* Gözde kızarıklık yanma hissi
* Göz kuruluğu
* Baş ağrısı ( görme bozukluğuna bağlı)
* Ani görme kaybı
* Gözde ani ortaya çıkan sinek uçuşmaları,ışık çakmaları,
* Gözde çapaklanma,
* Göz ağrısı,batma.

Kardiyoloji :
Bu rahatsızlıklarda kardiyoloji polikliniğimize başvurun

* Göğüste tam yeri belli olmayan sıkışma hissi
* Bu ağrı sol kola ve çeneye doğru yayılır
* Ağrı hareket etmekle artar, dinlenirken azalır, fakat geçmez. Ağrı yarım saatten uzun sürer.
* Ağrıyla birlikte soğuk soğuk terleme ve mide bulantısı
* Nefes darlığı

Endokrinoloji :
* (Tiroid bezinin az çalışması); yorgunluk, halsizlik, uyuşukluk ve uyku hali, konsantrasyon bozukluğu, sersemlik hissi, depresyon, saç dökülmesi, ciltte kuruma ve soğukluk hissi, kabızlık, kilo alma, göz kapakları ve bacaklarda şişlik, terlemede azalma, balmumu gibi cilt, soğuğa tahammülsüzlük, üşüme, ses kalınlaşması, ses kısılması, konuşmada ağırlaşma, reflekslerde azalma, tansiyon, kolesterol yüksekliği ve nabız düşüklüğü, adet düzensizliği, hamile kalmada zorluk, çocuklarda boy kısalığı ve gelişme geriliği gibi belirtilerle kendini gösterir.
* Hipertiroidi (Tiroid bezinin çok çalışması) ise; sinirlilik, aşırı heyecan, duygusallık, kilo kaybı, terleme ve vücut sıcaklığında artma, ellerde titreme, nabız sayısında ve tansiyonda artış, cilt terleme ve nemlilik hissi, saç dökülmesi, sıcağa tahammülsüzlük, bağırsak hareketlerinde artma, adet düzensizliği, gözde canlı bakış, bazen tek gözde büyüme, bazen çift görme şeklinde ortaya çıkar.

Gastroenteroloji :
* Kabızlık
* İshal
* Kusma
* Bulantı
* Karın ağrısı
* İrritabıl barsak sendromu
* Retrosternal yanma hissi (Göğüs ortasında yanma hissi)
* Asit reflüsü (Ağza acı su gelmesi)
* Safra kesesi ağrısı.
* Midede yanma hissi
* Midede ekşime hissi
* Aşırı geyirme
* Aşırı gaz çıkarma
* Mide hastalıkları,
* Bağırsak hastalıkları,
* Karaciğer hastalıkları,
* Safra kesesi ve yolları hastalıkları,
* Pankreas hastalıkları,
* Sarılıklar,
* Hepatitler

Fizik Tedavi :
* Ağrılı eklem sorunları
* Bel ve boyun ağrıları
* Kol, dirsek, el ve bilek ağrıları (sinir sıkışmaları, tenisçi dirseği, karpal tünel sendromu…) Elde-ayakta uyuşma.
* Ayak, ayak bileği ağrıları (hallux valgus, düz tabanlık…)
* Eklemlerde kireçlenme,Dizde kireçlenme.
* Disk hernileri (bel-boyun fıtıkları)
* Osteoporoz (kemik erimesi/zayıflığı)
* Fibromiyalji, çeşitli kas hastalıkları,Kas ağrıları.
* Romatoid artrit, Ankilozan spondilit ,Romatizmal hastalıklar
* Diğer romatizmal hastalıklar (yumuşak doku romatizması; tendinit, eklem ve kas zorlanmaları…)
* Felçli hastalar

Nefroloji :
* Gece sık sık idrara kalkma
* El, ayaklarda ve gözlerde şişme
* İdrar yapmada bozukluklar
* Ağrılı idrar
* Uykuda idrarı tutamama
* Böbrek hastalıklarının tedavisi,hipertansiyon,diyabet ve aterosklerozun böbrek fonksiyonlarına karşı koruyucu hekimlik hizmetleri,son dönem böbrek hastalarının destek tedavileri ve takibi hizmetleri verilmektedir.
* Böbrek iltihapları(Nefrit,Pyelonefrit gibi)
* Böbrek yetmezliği(Akut veya kronik)
* İdrar yolu enfeksiyonları
* Hipertansiyon (Böbrek kaynaklı)

Plastik Cerrahi Bölümü’nün İlgilendiği hastalıklar:
* Deri kanserleri
* İyileşmeyen yaralar
* Deri yanıkları
* Doğumsal hasarlar
* Yanık izleri
* Yarık dudak
* Yarık damak
* Meme büyütme
* Meme küçültme
* Göz kapağı düşüklüğü
* Göz kapağı hasarları
* Et benleri;renkli benler
* Kulak şekil / bozuklukları
* Deri aşıları
* Yağ alma
* Yağ verme
* Burun şekil bozuklukları
* Deri gençleştirme (Kimyasal yöntem)
* Deri kırışıklıkları için Botoks uygulamaları

(/Vit-amin.net/)

BEYİN Sağlığı…

reçete

Beyni sağlıklı tutmak için;

“Hafızamızı ve beynimizi korumanın yolu beyin damarlarımızı ve kalbimizi korumaktır.” Aslında yalnız beyin için değil tüm organlarımızı için aynı şeyi söyleyebiliriz.

Hafızayı güçlendiren, bunamayı engelleyen ilaçların olmaması erken bunama için bir şey yapamayacağımız anlamına gelmiyor. Hafıza zayıflamasından korunmak isteyenlerin üç hususa dikkat etmesi gerekiyor:

Sağlıklı Bir Beyin İçin Madde

1: Sigara içmeyenlerde bunama daha az görülüyor

SİGARA KULLANIYORSANIZ BIRAKIN.

2: Tansiyonu kontrol altına alınanlarda bunama daha az görülüyor.

TANSİYONUNUZU MÜMKÜN OLDUĞU KADAR DÜŞÜK TUTMAYA ÇALIŞIN.

3: Düzenli spor yapanlarda hafıza daha geç bozuluyor.

Sporun beyne iyi geldiğini gösteren çalışmalardan birisi Avustralya’da yapıldı. Yaşıtlarına göre bunama belirtileri gösteren 170 kişi 6 ay süreyle ekstra 20 dakikalık bir egzersiz programına alındı. Bu kişilerin zihinsel fonksiyonlarında düzelme tespit edildi. İşin enteresan tarafı; spor yapmak, Alzheimer tedavisinde kullanılan donezepil (Aricept) isimli ilaçtan bile (iki misli) etkili, dahası, elde edilen fayda egzersize son verdikten sonra bir yıl daha devam ediyor. Sporun beyne nasıl iyi geldiği tam olarak bilinmiyor ancak Amerikan Yaşlanma Enstitüsündeki doktorlar spor yapmanın beyinde yeni sinir hücreleri oluşturan faktörleri uyardığını söylüyorlar. Oluşan bu yeni hücreler eski beyin hücrelerinin birbirleriyle olan ilişkilerini kuvvetlendiriyor.

HERGÜN EN AZ YARIM SAAT SPOR YAPIN, KALBİNİZİ HIZLANDIRIN.

(Doktor önerisi olmadan kendi başlarına Aspirin yutanların kanama riskini unutmamaları gerekir..Dr.M.Kınıkoğlu)

Fındık, ceviz, badem, çekirdekli kuru üzüm, yeşil sebzeler, böğürtlen, yaban mersini, somon ve sardalye balığı, üzüm suyu, elma, kepekli pirinç ve sıcak kakao beyin yorgunluğuna iyi gelen gıdalardır. Aynı şekilde çay ve kahve beyin yorgunluğuna iyi gelir.

Güçlü bir antibiyotik ve antiviral olan sarımsak, kolesterolü ve yüksek tansiyonu düşürüyor. Japonya’da yapılan araştırmaya göre, sarımsak fizyolojik yaşlanmayı ve yaşlanmaya bağlı hafıza kaybını da yavaşlatıyor.

Bunların başında ise soğan geliyor.

Soğan, aşırı yıpranmaya, fiziksel yorgunluğa karşı iyi gelir. Kanı sulandırır, beyin oksijeni daha iyi alır. Lahana..barbuya..zerdeçal..avakado..ananas…vs..

Egzersizler…..

1- Beyin açık havadayken ve ayaktayken daha iyi çalışır. İnsan beyninin ayaktayken yaklaşık yüzde 10 daha fazla çalıştığı düşünülmektedir.
2 – Yürürken kolları sallamak beynin performansını olumlu etkiliyor. Önemli kararlarınızı açık havada, kollarınızı sağa sola sallayarak yürürken almaya ne dersiniz?
3- Yabancı bir dil öğrenme beyni güçlendiriyor. Her gün birkaç yabancı ya da yerli yeni kelime öğrenip, kullanabilirsiniz. Sözlük okuyabilirsiniz. Alışveriş listesi veya telefon numaralarını ezberlemeyi deneyebilirsiniz.
4- Zihinsel jimnastik /antrenman yapın. Bunun için çeşitli bulmacaları çözebilirsiniz. Satranç gibi akıl oyunları oynayın.
5 – Rutin olarak tekrar ettiğiniz davranışlardan vazgeçin. Bazen telefonu sol elinizde tutun, çantanızı diğer elinizle taşıyın, evinize başka bir yoldan gidin. En azından bir günlüğüne televizyon kumandasını sık kullanmadığınız elinizde tutun.
6 – Entelektüel zevklerinizi geliştirmek için her gün mutlaka iyi bir özdeyiş antolojisinden birkaç cümle okuyun. Beyninizi kaliteli cümlelerle besleyin!
7 – Her gün güzel bir resme veya fotoğrafa bakmaya çalışın. Estetik algınız, gördüğünüz estetik şeyler kadar gelişir.
8 – Sevdiğiniz bir müziği bir süre gözleriniz kapalı dinleyin. Beyin otoriteleri tarafından klâsik müziğin zekâya 7 puan ekleyebildiği iddia edilmektedir.
9 – Günde aklınızdan 60 bin ile 80 bin arası düşünce geçer. Bu düşünceler ne hakkındaysa, hayatınız da ona göre şekillenir. Unutmayın, kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda da onu çoğaltırsınız.
10 – Bir konu hakkında düşünürken, nasıl düşündüğünüzü de gözlemleyin. Düşünmek üzerine düşünmek, beyin ve düşünce kapasitesini artırır.
11 – İyi bir uyku kaliteli bir beyin için şarttır. Çok uyuyorum diye üzülmeyin. Einstein’in günlük 10 saatten fazla uyuduğu biliniyor. 24 saati geçen uykusuzluk beyinde sarhoşluğa benzer bir etki yapar.
12 – Bol ve temiz oksijen beyin için çok önemlidir. Beynimiz ağırlık olarak vücudumuzun yüzde 2’sini oluşturduğu halde, vücuda gelen oksijenin yüzde 25’ini tüketir. Oksijensiz kaldığımızda ölümü gerçekleşen ilk organımız beyindir. Odanızın penceresini açarak kendinize bol bol oksijen ısmarlayın.
13 – Farklı düşünme tarzları beyninizi geliştirir. Çocuklar ve hayvanlarla daha fazla vakit geçirin. Sizden farklı düşünen insanlarla konuşun.

Sevgiyle….

(Araştırma//Vit-amin.net/)

SaĞLlK…

 

1.  yorgunluk

İyi uyumanıza rağmen, günü çıkaracak enerjiyi zor buluyor olabilirsiniz. Bu, bedeninizin mâruz kaldığı toksinlerden arınmak için çok fazla çalıştığının göstergesi olabilir. Yorgunlukla nasıl başa çıkıyorsunuz? Eğer cevabınız “daha fazla kahve” ya da “tatlı yiyecekler” ise problemi daha beter hale getirdiğinizden emin olabilirsiniz. Bu yorgunluk, aynı zamanda, bağışıklık sisteminize saldıran hormon engelleyicilerden de kaynaklanabilir.

2. kilo artışı

Kilo vermek hiç bir zaman kolay değildir, fakat eğer her gün egzersiz yapıyor ve düşük kalori ile beslenmenize rağmen hâlâ kilonuz ufak ufak artıyorsa hormonal problem olup olmadığına bakabilirsiniz. İşin acayip yanı, hormonlarımızın doğal çalışması, yiyeceklerimizdeki ve kişisel bakım ürünlerimizdeki toksinlerden önemli ölçüde etkilenir. Bedeninize mücadele şansı vermek için yemeğinizde ve kişisel bakım alışkanlıklarınızda tam bir detoksa gitmeniz gerekir.

3. Nefes kokusu

Dişlerinizi fırçalayıp duruyorsunuz, sakız çiğneyip gargara kullanıyorsunuz, naneli nefes ferahlatıcılar yutuyorsunuz ve hâlâ bundan kurtulamıyorsunuz. Nefes kokusu çoğunlukla sindirim problemleriyle ilintilidir, fakat aynı zamanda karaciğeriniz de bedeninizdeki toksinlerden kurtulmaya çalışıyor olabilir. Sorunu kaynağından çözmediğiniz sürece yakınınıza gelenleri korkutmaya devam edeceksiniz!

4. Kabızlık

Bağırsaklar, her gün dünya kadar toksinden sizi kurtarır. Kabızlık çektiğimizde, bütün o toksinleri biriktirir ve bedenimizi olumsuz etkilemelerine izin veririz. Mide rahatsızlığının yanında kabızlık da baş ağrısına, yorgunluğa ve ağrılara neden olabilir. Aynı zamanda yaşamızdaki toksinlerle de âlâkalı olabilir, özellikle de kimyasallarla, koruyucular ve tarım ilaçlarıyla dolu işlenmiş yiyecekleri çok tüketiyorsanız.

5. Kokuya duyarlılık

Kokuya güçlü tepkiler duyuyorsanız –özellikle de parfümlere- bu, sizin de çoğumuz gibi kimyasallara duyarlı olduğunuzu gösterebilir. Bu, aynı zamanda, bedeninizin aşırı toksik madde yüküyle mücadele ettiğini gösteriyor olabilir. Özellikle baş ağrısı ve mide rahatsızlığından muzdaripseniz konu bu olabilir.

6. Kas acı ve ağrıları

Bunları dünkü sporunuza bağlıyamıyorsanız, o zaman hayatınızdaki toksinler kas ve eklemlerinizi etkiliyor olabilir. Eğer sürekli kas ağrısı çekiyorsanız bunun doğruluk payı daha fazladır.

7. Cilt tepkileri

Akne, kaşıntı ve diğer cilt problemleri aşırı toksik yüklenmenin göstergesi olabilir. Özellikle akne yiyeceklerden ve cilt bakım ürünlerinden kaynaklanabilir. Gözlerin şişmesi ve egzama veya sedef hastalığı toksin limitinize ulaştığınızın göstergesi olabilir.

Çözümler…..

*Karaciğenizi karahindiba çayı, maydanoz ve kişnişle destekleyebilirsiniz.

*Daha fazla su için – toksinlerin bedenden atılmasına yardım eder.

*Her gün en az 30 dakika egzersiz yapın. Egzersiz kan deveranını arttırır ve toksinlerinn atılmasına yardım eder.

*Hazmı destekleyici yiyecekleri günlük olarak tüketin; probiotikler kefir, yoğurt, miso çorbası gibi yiyeceklerde bulunur.

*Her zaman dilinizi fırçalayın, daha iyisi dişinizi fırçalarken bir de dil temizleyici (spatula) kullanın.

*Derin nefes çalışın – akciğerlerimiz vasıtasıyla da bedenimizdeki toksinlerden arınırız.

*Sadece, parfüm, sülfat, paraben ve diğer potansiyel toksin maddeleri içermeyen doğal cilt ürünleri kullanın ve mutlaka etiketleri okuyun.

Mümkün olduğu kadar temiz, doğal ve organik yiyecekleri tercih edin.
Toksinden özgür yaşayın!(http://www.mindbodygreen.com)

Sevgiyle….

(A//Vit-amin.net/)

KABIZLIK sorununu çözerek .. Zayıflayabilirsiniz…

çay

Bu rahatsızlık için öncelikle düzenli yemek yemeniz oldukça önemlidir. Öğün atlamamak, her öğünü zamanında yemek gerekir. Yediğiniz yiyecekleri iyice çiğnemeye özen gösterin. İyi çiğnenen yiyecekler bağırsaklarda daha kolay emilir ve dışkılanır. Ayrıca meyve ve sebzeyi dengeli tüketmeniz gerekir. Sürekli et yemek, sürekli meyve yemek yada sürekli sebze tüketmek de yanlıştır. Tüm yiyeceklerden düzenli ve dengeli bir şekilde yemelisiniz. Sulu yemeklerden ve içeceklerden bolca tüketmelisiniz. Pilav, makarna, ekmek, patates gibi karbonhidrat içeriği yüksek gıdalardan sıkça tüketmekten kaçınmalısınız. Karnınıza masaj yapmanız da bu rahatsızlığı yenmeniz için başka bir çözüm yoludur. Karnınızın altındaki bölgeye özellikle kasıklarınıza doğru elinizle hafifçe bastırarak sağdan sola ve soldan sağa doğru masaj yapmalısınız. Bu hareketler kabızlık için size çok yardımcı olacaktır. Bu hareketleri otururken veya uyumadan önce yatarken yapabilirsiniz. Gün içinde bol miktarda su tüketmeniz de çok önemlidir. Su içmeyi sevmiyorsanız suyu sevdiğiniz gibi içilecek hale getirmelisiniz. Örneğin tatlı yiyecekleri seviyorsanız suyun içine kırmızı elma atabilirsiniz. Yada tuzlu yiyecekleri seviyorsanız suyunuzun bulunduğu sürahiye birkaç tutam taze nane ve yeşil elma ekleyerek suyunuzu daha ferah bir hale getirebilirsiniz. İşte bu sayede daha çok su içme isteği hissedeceksiniz. Spor yapmak da çok iyi bir çözüm yoludur. Spor yaparak hem sağlıklı yaşayabilir hem de kabızlıktan kurtulabilirsiniz. Stresten de mümkün olduğunca uzak durmalısınız.

Bağırsaklarınızı gevşetici sebze ve meyveleri tercih etmelisiniz. Özellikle karnabahar, brokoli, balkabağı, erik ve kivi gibi meyve ve sebzeleri yiyebilirsiniz. Armut yeyip üzerine bir bardak su içerek de bu durumdan rahatlıkla kurtulabilirsiniz. Buğday ekmeği yerine kepekli ekmek veya tahıllı ekmek tüketmelisiniz. Metabolizmayı hızlandırıcı çaylar içmek de sizi rahatlatacaktır. Keten yağı içmek de kabızlık için bitkisel çözümler arasındadır. Biberiye, incir gibi bitkiler de bitkisel çözümlere örnektir.

Gerek aktarlardan gerekse bazı firmalar tarafından kilo vermenize yarayacağını inandığınız, güvendiğiniz karışımları satın almaktayız. Ancak bu karışımlarda yer alan bilmediğimiz bitkiler ve kimyasal maddeler kilo verirken bizim sağlığımızı risk altına atabilmektedir. İşte bu yüzden kilo vermek isteyen kişiler ilk önce doğal yollarla zayıflamaya çalışmalılar daha sonra eğer başarılı olamıyorlarsa profesyonel bir destek almalıdırlar.

Kilo vermek isteyen ancak başaramayanlar veya formunu korumak isteyenler için ya da metabolizmalarını hızlandıracak çok basit ve çok kolay bir bitkisel çay tarifini sizlerle paylaşıyoruz.

İşte malzemeler : 1 yemek kaşığı elma sirkesi
1 kahve kaşığı bal
1 su bardağı sıcak su
2 adet karanfil

Metabolizma Hızlandırıcı Bitkisel Çay Tarifi
İlk önce boş bardağımıza karanfili koyarız.
Üzerine bir miktar sıcak suyu dökeriz.
Ayrı bir kapta elma sirkesini balın üzerine dökerek karıştırırız.
Karıştırma işlemi bittikten sonra karanfili koyduğumuz bardağın içine elma sirkesi-bal karışımı dökerek bir kaşık yardımıyla karıştırırız.
Daha sonra bir bardak ile üzerini kapatırız ki az bir şey demlenmesi gerekmektedir.
Az bir şey bekledikten sonra ılık bir şekilde içiniz.

Metabolizmayı Hızlandırıcı Bitkisel Çayı Ne Zaman İçmeliyim?
Sabah kalktığımızda kahvaltıdan 20-30 dakika içmeliyiz ki metabolizmamız hızlansın ve kilo vermemize ya da formda kalmamıza yardımcı olsun.

(A//Vit-amin.net)

 

DoĞru NEFES…YAŞAM Enerjisi……

 

Burun Kanallarını Değiştirerek Nefes Alışverişi

Nefesin burun delikleri arasında yer değiştirilerek alınması, sempatik ve parasempatik sinir sistemlerini, beyinin sağ ve sol loblarını etkileyerek çok derinlerde hayat ritminize de tesir eder. Farklı burun deliklerini kullanarak beyine değişik tesirler yüklenebilir ve amaca uygun istenilen fayda temin edilebilir. Genelde beynimizin sol yarımküresi vücudumuzun sağ yanını, sağ yarımküresi de sol yanını kontrol eder. Sözel, duyusal ve duygusal yanlarımız sol yarımküre, mantık, yaratıcılık ve bilimsel yanlarımız ise sağ yarımkürece yönlendirilir. Örneğin konuşma sorunlarınız varsa burnunuzun sol kısmını kapatarak sağ kısmından derin nefes almak, ya da yaratıcılık konusunda sorun yaşıyorsanız ise o zaman sağ tarafı kapatıp sol burun deliğinden derin nefes alınız. Bu tür çalışmalarla her iki alanda ilerleme kaydederek, istediğiniz yönde kuvvetlenebilirsiniz.

Birkaç kez derin diyafram nefesleri aldıktan sonra, burun deliklerinizi parmaklarınızla açıp kapatmak üzere hazır hale gelin. Sağ burun deliğini kapatarak sol kanaldan yavaş ve derin bir nefes alınız. Arkasından sol burun deliğinizi kapatıp, sağ burun deliğinizden havayı dışarı veriniz. Daha sonra bu defa tersinden sağ burun deliğini kapatarak sol kanaldan nefes alın ve sol burun deliğinizi kapatıp, sağ burun deliğinizden havayı dışarı vererek turu tamamlayın. Bu işlemi on kez tekrarlayınız. Sonra gözlerinizi kapatın. Her iki burun deliğini beraber kullanarak on kez derin alınan ve uzunca verilen nefes alışverişleri gerçekleştirin. Bir süre daha sayı saymadan derin diyafram nefesleri alıp uzun bir şekilde vermeye devam edeceğiniz bu süre içinde düşünce yapınızı takibe alın. Tüm vücudunuzu dinleyin. Tüm kaslarınızın gerginlik nedenleri üzerinde düşünerek size anlatmak isteyecekleri hikâyelerine sezgisel olarak açık hale gelin. Bir süre sonra gözlerinizi açtığınızda kendinizi dünyaya yeni gelmiş gibi enerjik ve tamamlanmış hissedeceksiniz.

Nefesi derinleştirerek, yavaşlatmak

Yere sırtüstü uzanıp, gözlerinizi kapatıp, relaks bir müzik eşliğinde bir süre nefes alışverişlerinizi takip ederek izleyin. Şimdi düzenli nefes çalışmaya başlayarak öncelikle dört eşit zamanlı nefes alışverişi gerçekleştirin. Nefesinizi iki saniyede alıp, iki saniye bekleyin, iki saniyede verin ve tekrar iki saniye bekleyin. Bu turu en az on kere tekrarlayın.

İkinci on sayılı turda iki saniye nefes alıp dört saniye tutarak ve iki saniyede verip dört saniye tutarak nefes alışverişlerinizi yavaşlatmaya başlayın.

Üçüncü onlu turda yine dört zamanlı nefes çalışmasını bu defa dörtlü sayılar üzerinden gerçekleştirin. Nefesi dört sayıda alın, dört sayıda tutun, dört sayıda verin ve dört sayıda tutun.

Dördüncü turda nefesi iyice yavaşlatmak için dört sayıda alın, sekiz sayıda tutun, dört sayıda verip tekrar sekiz sayıda tutarak çalışmayı sonlandırın.

Bu egzersizi bir hafta süreyle günde en az bir kere tekrarlayınız. İkinci hafta çalışmaya beşinci ve altıncı turları dâhil edebilirsiniz. Beşinci turda nefesi altı saniyede alıp, altı saniye tutup, altı saniyede verip, altı saniyede tutarak gerçekleştirin. Altıncı turu ise altı saniyede alıp, on iki saniyede tutup, altı saniyede verip tekrar on iki saniye nefesi tutarak gerçekleştirmelisiniz.

Nefes Tutma

Nefesinizi bir süre tuttuğunuz zaman, kandaki karbon dioksit miktarı yükselir. Bu da karotis arteri denen ve beyne oksijen taşıyan atardamarın genişlemesine yol açar. Kendinizi aşırı zorlamadan düzenli olarak nefes tutma egzersizleri yaparsanız, karotis arterlerinin devamlı olarak genişlemesini sağlarsınız. Bu durumda beyninize giden kan miktarında artış olduğunda dokulara daha fazla oksijen taşınır. Toksinler hızla toplanarak dokular daha fazla temizlenirler. Daha sağlıklı bir beden ve daha yüksek potansiyellerde çalışan bir beyin kullanımına sahip olunur. Beynin tüm fonksiyonlarında hissedilir gelişmeler gözlenir. Nefes tutma çalışmaları birçok farklı şekilde yapılabilir.

Egzersiz

Oldukça derin bir nefes aldıktan sonra kendinizi aşırı zorlamadan dayanabileceğiniz kadar tutun. Daha sonra nefesinizi yavaşça boşalttıktan sonra bir dakika boyunca normal nefesler alıp verin.

Sonra derin bir nefes alıp ciğerlerinizdeki havayı tamamen boşalttıktan sonra, kendinizi fazla zorlamadan nefesinizi dayanabildiğiniz kadar tutmaya çalışın. Sonrasında nefesiniz normale dönünceye kadar bekleyin.

Bu çalışmayı bir hafta süresince günde en az bir kere tekrarlayın. İkinci hafta, bilinçli olarak nefesinizi daha fazla tutmak için ısrarcı olmalısınız. Önce derin nefes alıp en az bir dakika kadar nefesinizi tutmaya çalışın. Bir dakika bekledikten sonra derin nefes alıp tamamını boşalttıktan sonra en az otuz saniye nefesinizi tutmaya çalışın. Bir dakika boyunca normal nefes alışverişleri yaparak nefesinizin düzelmesini bekleyin. Bu çalışmayı da bir hafta süresince günde en az iki kere yapabilirsiniz. İlk denemenizde dolu nefesle bir dakika, boş nefesle otuz saniye tutmanızda yarar vardır. Bir ay sonunda dolu nefesle iki dakika, boş nefesle bir dakika süresince nefesinizi tutmalısınız.

(A//Vit-amin.net)

SIÇRAMA….ve Sağlık

 

Sıçramanın Faydaları

Gününüze canlılık katın! Sıçramak sağlığınızı güçlendirmenin en kolay ve eğlenceli yollarından biridir. Günde, trambolin üzerinde geçireceğiniz bir kaç dakika, size fazla kilolarınızdan kurtulmak, vücudunuzun temizlenmesine yardımcı olmak, bağışıklık sisteminizi güçlendirmek gibi faydalar sağlar; öte yandan iyi bir idman da yapmış olursunuz. Sıçrayın, sonuçlarından memnun kalacaksınız.

Sıçrama fazla kiloları yakmak için iyi bir egzersizdir. Düzenli sıçramak, koşu, bisiklet veya yüzmede olduğu gibi vücutta kalorilerin yakılmasını sağlar. Sıçrama yoluyla lenf sistemi uyarılır. Böylece egzersiz esnasında metabolizmanın hareketlenmesinin sonucu ortaya çıkan asitli atıkların, toksinlerin vücuttan atılması daha kolay hale gelir.

Ritmik sıçrama büyük adele gruplarını çalıştırır, soluk alıp vermeyi ve kan akışını hızlandırarak kalbin ritmini düzenler. Bu dolaşımın hızlanması hücrelere taşınan oksijeni ve besin miktarını da artırarak vücudun, enerji seviyesini yükseltir, canlılık sağlar.

Sıçrama güvenli ve faydalı hafif etkili bir idmandır. Trambolinde sıçramak, sert bir zeminde yapılan benzer idman hareketlerine göre, eklemler üzerinde hissedilen darbelerin etkisini çok aza indirdiğinden, çalışmayı daha kolay ve güvenli hale getirir. Bu nedenle eklem sorunları ve sırt ağrılarına karşı çok etkili bir egzersiz yöntemidir.

Sıçramak vücudun kendi kendisini temizlemesine mükemmel bir şekilde yardımcı olur. Lenflerimiz, kalbimiz gibi bir pompa değildir; lenf dolaşımının uyarabilmesi yerçekimine ve adele hareketine ihtiyaç vardır. Trambolin üzerinde ritmik sıçrama her ikisini de sağlar. Vücut ısımız yükseldiğinde terlemeye başlarız, böylece deri yoluyla vücudumuz asitli atıklardan temizlenir. Sıçrama yoluyla büyük adele gruplarının konsantrasyonu, vücudu alkalize eden oksijeni bütün dokulara taşır, karın bölgesindeki organları uyarır ve katı atıkların bağırsaklarımızdan geçişini destekler ve kolaylaştırır.

Bağışıklık hücrelerimizin çoğu lenf sistemiyle taşınır. Lenf dolaşımını güçlendirmek, bu hücrelerin bütun vücudumuzda hareketliliğini ve faaliyetlerini de artırır, vücudumuzun enfeksiyonlarla ve hastalıklarla savaşmasına yardımcı olur.

Zıplama hareketiyle, yani vücudumuzun yukarı ve aşağı doğru yaptığı ritmik hareketle, vücudumuzu daha iyi hissederiz, farkına varırız, deri duyu olarak adlandırılan hissimiz uyanır. Farklı hareketlerin biraradalığı koordinasyonumuzu zorlar ve geliştirir. Sıçrama aynı zamanda iyi bir sters arttırıcıdır, çünkü birbirini tekrar eden sıçrama, sizi bir çeşit trans hali gibi kendinizden geçirir, gevşemenizi sağlar.

5 dakikalık seanslarla başlayın ve giderek gelişen zindelik durumunuza göre dereceli olarak artırın. Haftada 3 seanstan başlayarak günde 3 seansa kadar çıkın ve seans başına 15 dakika çalışın. Sağlığınızı güçlendirmeye başlamak günde yalnızca bir kaç dakikanızı alacak.

Trambolinde amaç yalnızca yapabileceğiniz kadar yükseğe zıplamak değildir, aynı zamanda da çeşitli ritmik zıplama hareketleri size fayda sağlar. Dengenizi, koordinasyonunuzu ve dayanıklılığınızı güçlendirmek için farklı hareketler yapın:

– Hafif sıçrama: Trambolini kullanmaya yeni başlayanlar trambolinin yüzeyinden ayaklarını kesmeden yavaş yavaş sıçrama hareketidir.
– Yürüme, koşma: Bir kez trambolin üzerinde denge kurulduktan sonra dizleri yukarıya çekilerek yapılan yürüyüş ve koşu hareketidir.
ve diğerleri;
– Twist: Ayaklarını tek bir yöne doğru bakıp, vücudun üst kısmının ise diğer yöne doğru baktığı konumda yapılan bir o yöne, bir buyöne sağlı sollu sıçrama hareketidir.
– Jumpin Jacks: Klasik “jumpin jack” olarak bilinen hareketin (aşakları ve kolları açarak sıçrama) trambolin üzerinde yapılmasıdır. Bu daha gelişmiş bir harekettir ve trambolinde yapıldığında adaleleri ve kardiyovasküler dayanıklılığı geliştirir ve eklemleri, sert bir zeminde yapıldığından daha fazla korur.(Araştırma//Vit-amin.net/)

KEDİ mırıltısı VE RELAX…..

1.Mırlamanın esrarı : Aslandan pantere kedigillerin çoğunda bedendeki titreşimlerle birlikte görülen derin ve tipik mırlama uzun süreli çalışmalarla anlaşılmaya çalışıldı.Çok genç dönemlerde başlayan mırlama ileri yaşlara kadar devam eder.Mırlamanın mekanizması hâlâ tam olarak anlaşılabilmiş değildir.Uzun yıllar kedilerin gırtlağındaki titreşimlerden kaynaklandığı düşünüldü.Doğrulamak yada aksini kanıtlamak için yapılan deneysel bir çalışmada ( 1981 Hardi ve Co.) larynx ( yutak) çıkarıldı .Buna karşın kedi mırlamaya devam etti. Stogdale1985 deki bir çalışmasında diyaframın ( göğüs ve karın boşluğunu birbirinden ayıran kaslı yapı )titreşimlerinden kaynaklandığını savundu.Ancak bu görüşte tam olarak açıklayıcı değildi .Bu konudaki güncel düşünce ; diyafram ve kalbin yanından geçen büyük bir toplar damarın ( vena cava ) içinden geçen kanın titreşimleri oluşturduğu şeklindedir.Bu bölgedeki dar geçitlerden akan kan bir çalkantıya neden olmaktadır.Neuro vejatatif sinir sistemindeki durumlar bütün vücuttaki titreşimleri tahrik etmekte ,soluk borusu yoluyla kafatasındaki göz çukuruna kadar ulaşmaktadır.
Her şey aslında titreşir kedilerde bu karakteristik olarak gevşemenin bir görünüşü olarak kabul edilir ( relax ) . Bu gevşeme uzun zaman kedilerde memnuniyetin bir ifadesi olarak görüldü ancak kediler de ağrı duyduklarında yada stres altındayken de mırlarlar . Rezonans olgusu ; bu fiziksel bir olgudur ve çok sık görülebilir.Ne zaman bir kas, bir bölge titreşmeye başlasa tüm vücut katılır ve uyumlu bir şekilde titreşir.Bu olaya keman iyi bir örnektir.Kemanında bir teli titreştiğinde bütün saz uyumlu bir şekilde titreşerek ses çıkarır.Kedilerdeki mırıltıda böyledir ne zaman mırlamaya başlarsa bütün kaslar uyumlu bir şekilde titreşimlere katılır.

2.Şifrenin frekansı 25 / 50 hertz : Kedi mırıltısını analiz edersek dalga boyunun 25-50 hertz arası frekansta olduğunu görürüz.Bu bas sesleri müzik bestecileri iyi bilir ;duyguları tahrik etmek , metabolizmayı direk olarak etkilemek için kullanırlar. Peki bu etkinlik ölçülebilir mi ? Hayvan koruma örgütleri doğadaki çeşitli hayvanların seslerini araştırmalar için toplamaktadır. Ortopedi doktorları bu frekanstaki sesleri kullanarak başarılı bir biçimde bir çok kemik kırığını ,dejenaratif eklem -kemik yangılarını iyileştirebilmektedirler. Yayınlanan araştırmaların sonuçları ; iyileşme sürecinin , yeni dokuların gelişiminin hızlanması ile bu sesler arasındaki olumlu ilişkinin varlığını göstermektedir.Kesinlikle bu bas frekanstaki seslerin vücut üzerinde yapıcı ,olumlu etkileri vardır. Aynı zamanda , hayvan sesleri araştırmacıları veteriner fakültelerindeki istatistik i kayıtlarda buldukları bir gerçekte göstermektedir ki kedilerde benzer yaralarda ve benzer tedavilerde mırlayan kedilerin çok daha çabuk iyileştikleridir ( 5 gün ). İyileşme hipotezi ( anabolik etki ) : Mırlamanın gerçekten iyileştirici etkisi vardır.

3. Mutlulukta ,acıda ;yerine koyma ( kendini ayarlama – uyum ) : Veteriner hekimler acı çeken kedilerin tedavisi esnasında mırlamanın iyileştirici gücünü fark ettiler ; sevecen bir şekilde onu kollarımızda tutarken o hoşnut bir biçimde mırlamaktayken aslında biz çok uzaklardayız o annesinin yanında gibi hissetmektedir. Mutluluk ve acı her iki durumda da aynı anda benzer duyguları duyumsamaktadır. Mırlarken iyi ise daha iyi olmak için,hastaysa iyileşme içgüdüsü ile davranmaktadır.
Uyku ve mutluluğun metabolizma üzerindeki olumlu etkileri iyi bilinen gerçeklerdendir. Bizlerde uyurken büyürüz,vücut dokularımız gelişir,hafızamız kuvvetlenir. Kediler acı , ağrı çekerken mırlama vücudun bu duygulara karşı tepkisi olarak ortaya çıkar,hastalığa karşı direnmesi olarak yorumlayabiliriz.Bu yerine koyma ve güçlenme davranışını beyindeki otonom sinir sistemi kontrol eder.

4. Otonom Sinir Sistemi : Sürekli olarak vücudun en iyi durumda tutulması için çalışır ; sinir sistemi bedeni sürekli tarar ve organların çalışmasını düzenler.Kalp atışı,gözdeki iris in kasları,idrarın tutulması ,bütün büyük istemsiz vücut faaliyetleri sinir lif yığınları ile kontrol edilir.Bu sinir liflerinin görevi kendi kontrolümüzde olmayan beden ve organlarımızın çalıştırılmasıdır.Onlar bağırsaklardan gıdanın geçişini,soluk alıp vermeyi dolayısı ile akciğerlere hava giriş çıkışını ,kan dolaşımını denetler .Ayrıca salgı bezlerinin çalışmalarını da düzenleyerek hormonların üretilmesini ayarlar.Otonom sinir sistemi kararlı bir biçimde bu ana görevini sürdürürken tamamlayıcı olarak sempatik ve parasempatik sinir sistemlerini de oluşturur. Sempatik sinir sistemi ; noradrenalin üretimi ile aktif hale geçer,acil durumlar için,savunma sistemlerini hazırlar ,vücudu harekete geçirir ;kalp atışını hızlandırır,kan şekeri düzeyini yükseltir ,atar damarları daraltır ,vücudu kavgaya hazırlar.Sempatik sinir sistemi vücuttan gelen alarma göre gerilimin düzeyini ayarlarken dopamin in üretimi ve etkisi ile hareket eder.Sempatik sistem uyarılıp aktif olduğu zaman çok hızlı bir biçimde çalışır ,kendisini uyaran vücut kimyasallarını tüketir.Parasempatik sinir sistemi ise tersine çalışır ( sempatik sinir sisteminin ) .Serotonin ( uyku hormonu ) üretimini ,salgılanmasını sağlar.Serotonin gün esnasında üretilir ve beynin bir kısmında depolanır ( ön görme boşluğu ).Kedilerde insanlarda olduğu gibi uyanıklık ve uyku aşamaları düzenli olarak birbirini takip eder.Bir organizma uyurken gücünü artırır.Yine bir virus , bir bakteri ile savaşırken de (yani hastalık halindeyken ) uyku ,savaşımın süreceği en iyi ortamı sağlar.Sabah uyanıldığında iyilik hali görülür , savaş kazanılmıştır.
Endorfin Hipotezi :Endorfinler sinir doku tarafından salgılanan morfinlerdir. Ağrı duygusunu giderir ,savaşta bedene yardımcı olur.Mantığa aykırı olarak ( Mantıklı bir şekilde açıklanamıyor ) iyileşme duygusu-güdüsü ile birlikte bulunur , mutluluk ve gerçekleşme sağlanır.Bu iki durum kedinin mırlamasıyla başlar.Araştırmacıların düşüncesi mırlamanın başlamasıyla endorfin üretiminin de başladığı ,endorfinin ağrı duygusunu gidererek kedinin rahatlamasını sağladığı yönündedir.

5.Hafıza ve Duygular : Uyaranların tümü beyni harekete geçirir , dış uyaranlar ( ses,ışık ), iç uyaranlar ( düşünceler , organik duyular ) ın her ikisi de beyindeki iki önemli merkezi aktive eder.Beyindeki merkezlerden Hipokampus olayları sınıflandırır ,tanır ve aykırı ise itiraz eder, ikinci önemli merkez Amygdala ( duygusal merkez) de uyaranların etkisi ile duygu duyumlarını sağlar .Beyindeki bu iki önemli merkezin çalışmaları arasında olumlu bir ilişki vardır; renk algılamasını da işe katarak ortak hareket ederler.
Konuyu biraz daha anlaşılır hale getirmek için bir örnek verelim; diyelim caddede mavi bir motorsiklet gördünüz ,15 yıl önce sizinde aynı model aynı renkte bir motorsikletiniz vardı ,onunla yaptığınız hızı,selesinin kokusu,rengi hemen gerçeklere dayalı hafızanız size anımsatacaktır ,hipokampus ta netleşecek onu destek- leyen amygdala aracılığı ile büyüyecek tam anlamıyla beyninizde canlanacaktır ( duygusal ve görsel hafıza ) Kokuda güçlü bir hafıza uyarıcısıdır hatta ses ve görüntüden bile daha güçlüdür.Taze ekmeğin,kahve- nin kokusu ,kediler için mama paketinin çıkardığı ses, paket açıldığında çıkan koku güçlü uyarıcılardır.

6.Mırlama : Kedicilerin gözlemleyip,iyi bildikleri bir olgudur ;tortop olmuş bir tüy yumağının ,güven içinde ,mutlu mutlu mır mır mırda mır uyuyuşları kedilerin.Kimi insan imrenir onların bu uyuyuşuna, çoğunda da şefkat hissi uyanır , neredeyse üstüne bir örtü örtme isteği gelişir, uyandırmamak için sessizce hareket ederler.

Üzüntülü ve gergin olduğunuz zaman kedinizin mırıltısını dinleyin, tüm kaygılarınızı,endişelerinizi alacaktır.Onun kadar olmasa da sizde gevşeyeceksiniz ,stresiniz dağılacaktır.Hemen burada akla gelen soru ; sinirsel aktarımı sağlayan kimyevi maddeler ile hormonlar arasında bir bağlantı var mı dır ? Uyku, uyuma olgusuna katılan 30 faktör tanımlanmıştır.Bunların etkileri,etkileşimleri göreli olarak sınırlı bir süre için tam olarak açıklanamamıştır,üzerinde çalışmalar devam etmektedir, özellikle biyolojik etkinlikleri açığa çıkarılmaya çalışılmaktadır.Yalnız çalışmalar sırasında tespit edilen bir gerçek; kedinin mırlamasını dinleyen bir insanın beynindeki sinir hücrelerinde seretonin üretildiği,hipokampus ve amygdala merkezlerinin etkinleştiği yönündedir.

İnsanlarda; amygdala (corpus amygdaloideum ) beyin loblarının yan tarafının orta kesiminde yer alır ve duygusal olarak anahtar rolü oynadığına inanılır.Limbik sinir sisteminin bir parçasıdır ,insan vehayvanlarda korku,fobi ve memnuniyet duygularının geliştiği bölümdür.Hasar gördüğünde ya da bozukluk geliştiğinde otizm, narkolepsi,depresyon,fobi ve travma sonrası hastalık halleri görülür.Özellikle sinir iletilerinin iletilmesini sağlayan sinirsel iletici kimyevi maddelerin dengesizliğinden olumsuz etkilenir.Koku alma merkezinin çalışmasına,feromon salgılanma mekanizmasına katılır.

Kedinin uyurkenki görünümü,mırıltı sesinin insanda uyandırdığı duygular serotonin üretimini ve salınımını tahrik eder. Kedinin mırlaması insanlarda mutluluk hissinin duyulmasını sağlayan endorfin ve serotonin salgılanmasını temin eder. Kedilerin varlığının bizlere getirdiği yarar önce gözlerimizde şekillenerek  başlar.

7. Mırlama  keşif amacıyla yapılan yolculuk : Amerika da köpüren isimli bir dergi araştırma amacıyla bir ses CD’si hazırlamış ,bu CD’de fonda müzik olmaksızın sadece kedi mırıltıları varmış.Bunları test amacıyla 250’nin üzerindeki okuyucusuna ve web gezginlerine göndermiş ve dinlemelerini istemiş.Gelen sonuçlarda bazıları normal olarak nitelemiş .Ama 30 kadarı can kulağı ile dinlediği için çok etkileyici sonuçlar bildirmişler .

(Alıntı//Vit-amin.net)

kedisar

İBNİ SİNA dan ÇOK ÖNEMLİ Sağlık önerileri….

İBNİRomatizma ve matsal ağrılarına kükürtlü banyolardan faydalanınız,

Mafsal ağrılarına karşı kuru üzüm yiyiniz,

Kansızlığı gidermek için bal yiyiniz,

Kalp çarpıntısına karşı kişniş yiyebilirsiniz,

Omurgalarınızda ağrı varsa piliç suyu içiniz,

Bünyeniz zayıf, şişmanlamak istiyorsanız koyun başını kaynatıp suyunu içiniz,

Karaciğerinizi çalıştırmak için karnabahar yiyebilirsiniz,

Vücudunuzun kuvvetini korumak için süt içiniz,

İyi beslenmek için yumurtadan faydalanabilirsiniz

İdrar söktürmek için kereviz yiyiniz,

Sırt ağrısından şikayetçiyseniz sarımsak yiyiniz,

Tansiyon yüksekliğine karşı kabak suyu içiniz,

Kalbinizi güçlendirmek için elma yiyiniz

Felce yakalanmış kişilerin çam fıstığı yemesi gerekir,

Göğüs hastalığından şikayetiniz varsa badem yiyiniz. Üzerine bal şerbeti içiniz.

BAĞIRSAKLARI ÇALIŞTIRMA…

SUU SUU

*Sabahları ılık bir bardak suya yarım limon ve bir tatlı kasığı bal katarak aç karnına için .
*Sabah ve akşam yemeklerden önce birer tatlı kaşığı dövülmüş keten tohumunu bir bardak suyla karıstırıp için eğer ishal sorunu çıkartırsa sadece sabahları için .
*Kabızlık sorununu gerçekten sıkıntılı yaşayanlar varsa sabahları aç karnına yarım çay kaşığı dövülmüş tere tohumunu bir tatlı kaşığı balla karıştırarak yanında bir bardak su ile tüketsinler. Bu işlemi üç gün tekrarlayın .
*Aç  karna  incir  tüketin.

*Evde  olduğunuz  bir  gün  aç karna hint  yağı  içerek  barsakların  boşalmasına  yardım cı olun.Aynı  şeyi  yarım çay bardağı zeytin yağına  yarım limon sıkarakta  yapabilirsiniz.

*Sabahları  keten tohumlu  yoğurt  yiyin.

*Rezene  çayı  için.

*Yemeklerinizin  üzerine  bir tutam sinameki  serpin.

(/Vit-amin.net//)