Kategori arşivi: DİYET

İDEAL KİLO…..

tatil_kilolari

 

Tiroit yetmezliği metabolizmayı yavaşlatan ve bu nedenle kişilerde önceki kilolarına göre %15-30 oranında kilo alınmasına neden olan bir hastalıktır. Bu nedenle tiroit bezi yetmezliği tedavi edilmeden kilo vermek çok zordur. Tiroit hormon ilaçları (Levotiron veya Tefor gibi) ile hastaların çoğunda tedaviyle birlikte kilo verme oluşursa da hastaların % 17’si kilo veremez. Özellikle menopozdaki kadınlarda bu durum daha sık görülür. Hem menopoz hem de tiroit yetmezliği kilo vermeyi engeller.
Tiroit bezi yetmezliği olmadığı halde kilo vermeye çalışan kişilerde belirli bir kilo verdikten sonra kilo kaybının azaldığı veya durduğu bir dönem oluşur. Bu durum vücudun kendini koruma mekanizmasıdır. Vücudumuz daha fazla kilo verilmesine direnç göstermeye başlar. Bu direnç tiroit hormonlarının azalmasıyla olabildiği gibi bazı başka hormonların salınmasının artması ile de oluşur. Kalori alımı yani yenilen gıda alımı azaldıkça vücudumuzda bulunan T4 hormonunun T3 hormonuna dönüşümü azalır ve sonuçta hücrelere giren ve etkili olan T3 azaldıkça metabolizmamız yavaşlar ve kilo veremeyiz.
Kalori alımı azaldıkça yani diyet yaparken az yemek yedikçe vücudumuzdaki yağlardan salgılanan Leptin isimli hormon kanda azalır. Azalan leptin hormonu ise beyindeki iştah merkezini uyararak iştahı artırır ve gıda alınmasını sağlar.
Kilo vermeyi engelleyen hormonlardan birisi Ghrelin hormonudur. Bu hormon mideden salgılanmakta ve kana karışarak beyine ulaşıp yemek yemeyi artırmaktadır. Kilo vermek için diyet yaparken bu hormon kanda artmakta ve daha fazla kilo verilmesini engellemektedir. Bu hormonun salgılanmasını önleyecek bir ilaç ise henüz yoktur.
Bazı minerallerin eksiklikleri de kilo vermeyi engeller. Manganez, krom çinko, kalsiyum ve magnezyum eksikliği özellikle çok önemlidir. Bu minerallerde saptanan eksikliklerin tedaviyle düzeltilmelidir.
T4 hormonunun T3’e dönüşmesinde selenyum minerali de etkili olduğundan kilo veremeyen kişilerde selenyum eksikliği olup olmadığına bakılması gerekir. Selenyum eksikliği varsa bu eksiklik giderilir. Ayrıca çinko, demir, bakır mineralleri de T4’ün T3’e dönüşümünde etkilidir. Bu minerallerde eksiklik olup olmadığına da bakılması gerekir.
Omega-3 alımını artırmak kilo vermede faydalı olabilir. Omega-3 yağ asitleri tiroit hormonlarının hücrelerdeki etkisini artırmaktadır.
Kanda insülin hormonu yüksek ise kilo vermede sıkıntılar oluşur. İnsülin yüksekliğini azaltmanın önemli bir yolu şeker yükü yüksek olan karbonhidratları yememektir. Beyaz ekmek, şeker, makarna, patates, kek, tatlı, çikolata gibi şeker yükü fazla gıdalar insülin hormonunu kanda iyice artırarak kilo vermenizi önler. Bu gıdalar yerine tam buğday unundan yapılmış ekmek (köylü ekmeği gibi), kepekli makarna, nohut, kuru fasulye, mercimek, bezelye, sebze ve meyvelerle beslenmek gerekir.
Tiroit yetmezliği olan hastalarda metabolizma yavaşladığından alınan karbonhidratların (unlu, şekerli gıdaların) sindirilmesi veya parçalanması ve kandaki şekerin hücrelere girmesi zorlaşır. Bu nedenle vücut daha fazla insülin salgılayarak kan şekerini düşürmeye çalışır. İnsülin arttıkça da iştahta artma ve kilo alma oluşur. İnsülin hormonundaki yükselmeler gün içinde kan şekerinde düşme yaptığı için de yorgunluk, baş dönmesi, bitkinlik, öfkelenme, birden sinirlenme, bağırma ve açlık hissi oluşur. Sizde bu belirtiler varsa kan şekerinizde düşmeler oluyor demektir. Bunu anlamak için 3-4 saatlik şeker yükleme testi yaptırmanız gerekir.
Stresli kişilerde stres hormonu dediğimiz kortizol artmaya başlar ve artan kortizol hormonu da kan şekerini yükseltir.
Yukarıda söz edilen faktörler hipotiroidili bir hastada kilo almaya, kan şekerinde düşmelere neden olur. Eğer kilo veremezseniz ileride bu defa şeker hastalığı gelişir.
Bu nedenle karbonhidrat ve yağdan fakir bir beslenme ile ve egzersiz yaparak kilo vermeyi denemelisiniz.
İyi beslenmenize ve egzersiz yapmamıza rağmen zayıflayamıyorsanız doktorunuz size bazı ilaçlar verecektir. Bu ilaçlar zayıflamanıza yardımcı olur.
Hipotiroidili hastalarda selenyum desteği almak T4 hormonunun T3’e dönüşümünü artırarak dokulardaki tiroit azlığını veya metabolizma yavaşlamasını artırmaya faydalı olabilir. Bu nedenle selenyum ölçümü yaptırınız. Eksiklik varsa doktorunuz size selenyum desteği için ilaç verecektir.
Kilo veremeyen tiroit yetmezlikli hastalarda T4 (Levotiron veya Tefor) ve T3 ilaçlarını birlikte almak bazen faydalı olabilir. TSH hormonunu 1.5-2.5 arasında tutacak şekilde doktorunuz bu ilaçları ayarlayacaktır.
Yukarıdaki önlemlere rağmen kilo veremeyen kişilerde altta yatan diğer nedenleri araştırmak gerekir. Bunlar depresyon, stres, uyku bozuklukları, bazı mineral ve vitamin eksikleri ve gıda allerjileri olabilir. Özellikle selenyum, çinko, ve demir eksikliği varsa bunların tedavisi kilo vermeniz açısından çok önemlidir.
Bazen TSH hormonu normal olduğu halde kilo veremeyen hastalarda anti-TPO antikoru yüksek olabilir. Anti-TPO antikor yüksekliğinde tiroit bezinin çalışmasında hafif bozukluklar olabilir. Çok hassas TSH ölçümleri ile bu durum anlaşılabilirse de gizli tiroit yetmezliğin tanısı için TRH testi yapılabilir. TRH sonrası 25nci dakikada TSH 15’den yüksek çıkarsa tiroit bezi az çalışıyor demektir.

Özetle; tiroit yetmezliği olan kişiler kilo veremiyorsa şu nedenler araştırılır:
1. İlaç yeterince alınıyor mu? TSH düzeyi istenen seviyede mi? TSH düzeyi 1-1.5 düzeyine indirmekle kilo verme sağlanabilir.
2. Gıda allerjisi olup olmadığını araştırmak gerekir. Gıda allerjisi varsa kilo vermede sıkıntı olur.
3. Kanda insülin düzeyine bakılır. İnsülin yüksek ise ona yönelik tedaviler uygulanır.
4. Kalori azaltılmasını yeterince yapmamış olabilirsiniz
5. Selenyum, B vitamini, yağ asitleri, magnezyum ve kalsiyum eksikliğiniz varsa kilo veremezsiniz
6. Psikolojik stres varsa düzeltilmelidir. Stresi olan kişilerin kilo vermesi zordur.
7. Kanda anti-TPO antikoruna bakılır. Yüksek ise ona yönelik tetkik ve tedaviler yapılır.
8. Diğer hormon bozuklukları olup almadığı araştırılır (Kortizol eksikliği, yumurtalık kistleri, prolaktin hormon yüksekliği, kan kalsiyum azlığı gibi).

KAYNAKLAR
1. www.tiroit.org
2. www.endokrinoloji.org

(Araştırma//Vit-amin.net/)

Diyabet DİET….

salatta

DİYABET DİYETİ

– Öncelikle diyabet oldum, artık her istediğimi yiyemeyeceğim diye üzülmeye gerek yoktur. Kişiye özel olarak evde ayrı yemek pişirilmesine de gerek yoktur. Önemli olan sağlıklı beslenmeyi öğrenmektir. Evdeki diğer aile bireylerinin de bu şekilde beslenmeleri aslında onların sağlıkları için daha faydalıdır.
Şeker hastasıları çantasında işyerinde yiyecek meyva bulundurmayı adet haline getirmelidir. Şeker hastası bir kişinin az ve sık yemek yemesi gerektiğini unutmayınız. Şeker hastasının çeşitli ve sağlıklı gıdalar yemesi gerekir.

Diyabet hastası nasıl ve ne kadar yemek yemelidir?
– Her diyabet hastasının uygulayacağı diyet diğer kişilerden farklıdır. Bunun nedeni her kişinin boy ve ağırlığının farklı olması ve ihtiyaç duyduğu kalorinin değişmesidir. Çocuklar ve gençlerin büyüme ve gelişmelerinin normal seyretmesi için gerekli kaloriyi almaları gerekir. Kan şekerlerini düşüreceğiz diye aç kalınmaz. Bunun yerine sağlıklı ve dengeli beslenip ona göre ilaç veya insülin dozu ayarlanır. Diyet listesinde belirtilen miktarlardan fazla yemek kan şekerinin yükselmesine, az yemek ise kan şekerinin düşmesine neden olur.
Diğer önemli bir konu öğünleri ve ara öğünleri atlamamaktır. Öğünleri atlamak kan şekerinde oynamalara neden olur.

Fazla kalori almak genetik olarak hastalığa elverişli kişilerde şeker hastalığını ortaya çıkardığına göre, kalori ayarını iyi yapmak tedavinin esas noktasını oluşturur. Beslenmeye uymak bir şeker hastasının ömrü boyunca uyması gereken bir durumdur. Diyet yapmadan ilaç kullanmanın veya egzersiz yapmanın anlamı yoktur.
Beslenmede değişiklik yapmak başlangıçta bazı hastaları sıkıntıya soksa da zaman içinde alışılır. Bu nedenle eğitim almak, diyetisyen veya doktora danışmak ve bilinmeyen konuları iyice öğrenmek gerekir. Şeker hastası bir porsiyonun ne olduğunu, ana öğün ve ara öğünlerin anlam ve önemini bilmelidir.
Evde yapılan kan şeker ölçümleri diyet ve diğer tedavilerin etkinliği konusunda hastaya bilgi verdiğinden, evde kan şekeri ölçümleri yapmayı her şeker hastası veya yakını öğrenmelidir.

Vücut ağırlığı beslenmeyi ayarlamada önemlidir. Vücut ağırlığı insülin direncini ve insülin salgılanmasını etkilediği için normal bir kiloya gelmek önem taşır. Kilo vermek için alınan kalori miktarı azaltılır. Vücut ağırlığı tip 2 diyabetli %80 hastada fazladır ve bunlarda normal kiloya gelmek için alınan kalori azaltılır.
Şeker hastalarının diyetlerini bozmalarına neden olan ev dışındaki yemekler, seyahat ve tatillerdeki beslenme konusunda dikkatli olmaları gerekir. Zaman zaman oluşan aşırı yeme isteğini kontrol etmeye çalışmak, bu durumlarda salatalık, domates, 3-4 tane ceviz, badem veya yoğurt yemek gerekir. Bu konuda aile bireylerinin de destek olması gerekir.

* Tip 1 ve Tip 2 Diyabetlinin beslenmesinde farklılık var mıdır?
– Tip 1 diyabetli hastalar insülin kullandıkları için günde 3 defa ana öğün 3 defa da ara öğün olarak yemek yemeleri gerekir. İnsülinin enjeksiyon zamanına göre ana ve ara öğünleri ayarlamak gerekir. Tip 2 diyabetli hastalarda ise çoğu kilolu olduğundan zayıflayacak şekilde kalori azaltımı yapılır. Tip 2 diyabette de ara ve ana öğünler şeklinde beslenmek esastır.

* Şeker hastalarına beslenme biçimleri

– Yağ miktarını azaltın: Yağın kalorisi çoktur. Yağlı yemekler ve katı yağ yemeyin. Kilonuz fazla ise buna mutlaka uyunuz. Yağ olarak zeytinyağı yiyiniz. Kırmızı etin yağsız olanını tercih ediniz ve haftada bir kez yiyiniz. Süt, yoğurt ve peynirin yağsız olanını tercih ediniz.
Sebze ve meyve fazla yiyin. Yemeklerde daha çok sebze yemeklerine ağırlık veriniz.
Tuzu azaltın. Günde bir çay kaşığı kadar tuz yiyiniz.
Nişastalı gıdaları, börek, çörek, pasta, reçel, pekmez, bal ve diğer tatlıları yemeyiniz.
Ekmek olarak çavdar ekmeği veya tam buğday ekmeği (köylü ekmeği) yiyiniz. Beyaz ekmek yemeyiniz.

Tatlandırıcılara dikkat edin: Şeker hastalarının tatlandırıcı ihtiyacını sağlamak üzere kullanılan kimyasal maddelere tatlandırıcı denir. Bunların kalorisi yoktur, şeker tadı verirler. Gebe iken tatlandırıcı kullanılmamalıdır. Mecbur değilseniz tatlandırıcı kullanmayınız. Ne de olsa bunlar kimyasal maddelerdir. Ancak kullanmak istiyorsanız daha çok tercih edilmesi gerekenler aspartam içeren tatlandırıcılar ve yeni çıkan stevya veya splenda tipi tatlandırıcılar olmalıdır.
Sorbitol, mannitol ve fruktoz sofra şekeri kadar olmasa da kaloriye sahiptir. Piyasada satılan diyabetik isimli gıdalara katılırlar. Fazla yenirse kilo aldırır ve ishal yapabilir.
Aspartam: Sofra şekerinin 200 katı kadar tat verir. Isıtıldığında tat verme özelliğini kaybeder.
Sakkarin: Şekerden 200 -300 kat daha tatlıdır
Siklamat: Şekerden 30 kat daha tatlıdır. Isıya dayanıklıdır.
Tatlandırıcılardan genellikle aspartam tercih edilmeli ve günde 8 tabletten fazla kullanmamaya dikkat etmelidir.

Diyabetik gıdaların da kalorisi vardır: Üzerinde veya etiketinde ‘’Diyet’’, ‘’Light’’ veya ‘’ Diyabetik’’ yazan gıdaların esas özelliği düşük kalorili olmalarıdır. İçlerindeki yağ miktarı azalmış olabildiği gibi normal şeker de olabilir. Diyabetik olanlar ise tatlandırıcı ile yapılır. Bunların da kalorisi vardır. Bu nedenle yiyeceklere ilave etmek yerine yiyeceğiniz bir gıda yerine yenmesi gerekir. Diyabetik reçelin 100 gramında 208 kalori, diyabetik çikolatanın 100 gramında 569 kalori ve diyabetik bisküvinin 100 gramında 538 kalori vardır.

Alkol Kullanımında da şeker yükselebilir: Alkol yüksek kalorili bir gıda olarak kabul etmek gerekir, çünkü 1 gramında 7 kalori vardır. Alkol aç karna içilmemelidir. Aç karna içilen alkol kan şekerinde düşme yapar.
Alkol alması sakıncalı olan şeker hastaları ise şunlardır: Kan şekeri yüksek olanlar, sinir iltihabı olanlar (nöropatisi olanlar), kan şekeri düşük olanlar, empotansı olanlar ve kandaki trigliserit düzeyi yüksek olanlar
Cevizi ihmal etmeyin: Cevizde yüksek oranda alfalinolenik asit vardır ve antioksidan olarak gama-tokoferol bulunur. Ceviz yiyenlerde HDL-Kolesterol düzeyinde artma, LDL-kolesterolde %10 oranında azalma olduğu saptanmıştır.
Balık faydalıdır: Balık yemek damar sertliğini önler. Bol balık yiyenlerde damar sertliğine yol açan LDL-Kolesterolün damar sertliği yapıcı etkisi azalır, ayrıca Tip 2 diyabet gelişim riski azalır.

Su İçmeyi Alışkanlık Haline Getirin: Şeker hastalarının günde en az 8 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirmeleri gerekir. Az su içildiğinde idrarın rengi koyulaşır. İdrar rengine bakarak az su içip içmediğinizi anlayabilirsiniz. Normalde idrar beyaz veya açık sarı renkte olur.

Yaşlandıkça susuzluk veya susama mekanizması daha az çalışır. Bu nedenle yaşlılar suyu düzenli içmelidir ve idrarlarının açık renkte olduğuna dikkat etmelidir.
Selenyum Alımını Artırın: Selenyum, E vitaminiyle birlikte çalışan kuvvetli bir antioksidandır ve hücreleri zarara uğratan serbest radikallerin etkisini yok eder. Selenyumun bağışıklık sistemi, tiroid bezi ve erkek üreme sisteminde etkileri vardır. Selenyum LDL-kolesterolü azaltarak kalp hastalığı yönünden de faydalı olur. Hayvansal gıdalar ve tahıllar selenyum kaynağıdır. Mantarda bol miktarda selenyum vardır. Vejeteryanlar için bu nedenle mantar önemli bir selenyum kaynağıdır. Kan selenyum düzeyine bakılarak selenyum desteği alıp almayacağınıza karar verilir.

Maden Suyu veya Soda Fazla İçmeyiniz: İçilen sodaların içindeki karbonat kandaki oksijende azalma yapar ve bu etki 2-3 saat sürer. Fosfor miktarı fazla olursa kalsiyum kemiklerden çekilir ve kemik erimesi yapar.
Kahve ve Çayı az için: Kahve içmek idrarla su kaybını arttırdığı gibi idrarla kalsiyum atılımını artırır. Bu nedenle günde bir fincandan fazla kahve içmeyiniz. Mümkünse kahve içmeyiniz. Çay olarak siyah çay yerine adaçayı veya ıhlamur içmek daha faydalıdır.

Posalı yiyecekler tüketin: Posa, tam buğday taneleri ve bunlardan saflaştırılmaksızın yapılmış tahıl ürünleri, kuru baklagiller, sebze ve meyvelerde bol bulunan bir maddedir. Posalı besinlerle beslenmek kalın bağırsak ve rektum kanserini önler.
Diyetle alınan posa miktarı artırıldıkça koroner kalp hastalığı ve buna bağlı ölüm oranında azalma olduğu saptanmıştır. Posa alımında her 10 gramlık artış, koroner kalp hastalığında %14 oranında bir azalma ve kalp krizinden ölümde %27’lik bir azalma meydana getirmiştir. Posalı beslenme, kandaki bir iltihap göstergesi olan CRP düzeylerini azaltarak faydalı olmaktadır. Kanda CRP proteini artınca kalp hastalığına yakalanma riski artmaktadır.

Yüksek posalı diyetler şeker hastalarında tedavide kullanılan insülin ihtiyacını azaltmakta ve insülin hormonunun daha iyi çalışmasını sağlamaktadır. Posa, uzun süre doygunluk hissi yaratıp besin alımını azalttığı için kandaki kolesterol yağlarında azalma yapar.

Tüm bu nedenlerle 50 yaşın altındaki erkekler, günde 38 gram, kadınlar ise 25 gram lif veya diğer adıyla posa almalıdırlar. Daha fazla posa almanın faydası yoktur. Yaşlıların aşırı buğday kepeği almaları aldıkları gıdaların emilmelerini bozabilir. Armut, elma (kabuklu), incir, portakal, havuç, lahana, pırasa, karnabahar, ıspanak, mercimek (kuru baklagil) kurutulmuş meyve ve kepekli ekmek, posadan zengin besinlerdir. Kabuğuyla birlikte yenen bir elmada 3,7 gram, bir bardak kadar brokolide 4.5 gram ve kuru fasulyede 13.1 gram lif vardır. Posayı yeteri kadar alamadığımızda piyasada kapsül olarak satılan psyllium veya chitosan isimli posalardan alabiliriz. Bunları kullanırken başlangıçta ufak miktarda alıp sonra yavaş olarak artırmak ve arkasından bol su içmek gerekir.

Bunun için beyaz ekmek yerine kepekli ekmeği, meyve suları yerine kabuklarıyla birlikte doğal meyveleri yemeli, sebzeleri mümkün olduğunca kabuklarıyla pişirmeli ve öğünlere sebze eklemeli, salatalara keten tohumu serpiştirilmeli, çorbalara arpa ve buğday konmalıdır.

Çocukların da sağlık açısından bir miktar posa almaları gereklidir. Ek besinlere geçilmesiyle birlikte, bebeğin günlük diyetine posa kaynakları girmeye başlar. Bu yaşta tercih edilmesi gereken öncelikli posa kaynakları, meyveler, sebzeler ve kuru baklagillerdir. Sebze, meyve, kuru baklagil gibi posadan zengin besinlere çocuğa zamanında alıştırmak ve yeterli miktarda tüketmesini sağlamak önemlidir.

Kaynak:Prf.Metin Özata

(/Araştırma//Vit-amin.net/)

DİYET Kişiye öZeL diR….

diyettt

Dünya sağlık örgütü’nün sıhhat raporunda şişmanlık, vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sıhhat sorunu olarak tanımlanmaktadır. çok besin alımı, yetersiz fiziksel aktivite, kalıtım, hormonal nedenler, psikolojik sorunlar, sigarayı bırakma, alkol kullanımı benzeri faktörlere bağlı şekilde gelişen şişmanlık tek başına olduğu bunun gibi komplikasyonları ile de hayat süresini kısaltan ve yaşam kalitesini düşüren ciddi bir hastalıktır. Komplikasyonları içinde ilk akla gelenler: kalp – damar hastalıkları, hipertansiyon, şeker hastalığı, bazı kanser türleri, solunum rahatsızlıkları, karaciğer yağlanması, safra kesesi hastalıkları, eklem hastalıkları, tane düzensizlikleri, kısırlık… şeklinde sıralanabilir.
Multifaktöriyel bir hastalık olan şişmanlığın tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım gerekebilir. Dahiliye uzmanı ya da endokrinolog, diyetisyen, fizyoterapist ve psikolog ile ekip biçiminde sağlık danışmanıyla tedavi edilmesi mecburiyetinde daha sıhhatli sonuçlar alınmaktadır. Hekim yönünden yapılacak klinik muayenenin ardından elde edilen kan tahlil sonuçları yorumlanarak, kişi diyetisyen eşliğinde tıbbi beslenme tedavisine alınmalıdır. Egzersiz ve davranış değişikliği tedavisinin yerleştirilmesi ile maksata ulaşılmalı ve kişi koruma programına alınmalıdır. 3 ay süresinde diyet, egzersiz ve davranış değişikliği tedavisi uygulanmadan, kimseye ilaç tedavisi ve/ve ya cerrahi tedavi uygulanmamalıdır.

Öte yandan her gün gazete, mecmua, televizyon gibi kitle iletişim araçlarında onlarca şok diyetler ile karşılaşılmaktadır. umumi ilkeleri aynı olmakla beraber, diyet daima kişiye özel şekilde hazırlanmalıdır.Çünkü her insanın metabolizması birbirinden farklıdır, tıpkı parmak izi bu gibi. İnsana hususi diyet listeleri, diyetisyenler sebebi ile hazırlanmalıdır. Diyetisyenler, aldıkları eğitimin gereği şekilde beslenme programını kişiye göre ayarlayabilen, tıpkı sürede incelme diyetlerini yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı sağlayabilecek biçimde düzenleyebilen kişilerdir.

Öte yandan bireyler, kitle iletişim araçlarından veya arkadaşlarından temin ettikleri diyetler ile sonuç almaya çalışmaktadır. halbuki zayıflama programlarının, bireyin (ıslak, cinsiyet, boy uzunluğu, gövde ağırlığı, fiziksel aktivite düzeyi, sosyo – ekonomik durumu, beslenme akımları ve arasında olduğu fizyolojik durum vb.) özelliklerine göre enerji ve besin öğesi içermesi; yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırabilmesi ve yavaş (0,5 – 1 kg / hafta) ağırlık kaybı ile insanın yeni beslenme programını hayat tarzı durumuna getirmesini sağlayabilmesi gerekir. Unutulmamalıdır ki; ayda altı kg. üstünde ağırlık kaybı metabolik şekilde öteki sağlık problemlerine zemin hazırlamaktadır. Sabırlı olmak şart. kişi, seneler içerisinde aldığı kiloları birkaç haftada vermeye çalışmamalı. Bu uğurda aç karına greyfurt yada limon suyu içmenin, kabak çekirdeği yemenin, sürekli maden suyu içmenin, yosun tabletlerinden, kekik sularından ve form çaylarından medet ummanın hiçbir bilimsel dayanağı bulunmadığı gibi; faydadan çok aşırı ziyan verdiği aşikardır.

“isveç Diyeti, Bridget Jones Diyeti, Hollywood Diyeti, Manken Diyeti, Renk Diyeti, Lahana çorbası Diyeti, Burçlara Göre Diyet, Kan Grubu Diyeti, Amerikan yürek Vakfı Diyeti, Atkins Diyeti, Son talih Diyeti” ve daha yüzlerce acayip isimli yada isimsiz diyet. Peki, bu kadar çok fazla diyet listesi ortada dolaşırken neden hala kişilerin kilo sıkıntısı var? nedeniyse bu tip diyetlerin çoğu başlangıçta hızlı kilo kaybı sağlasa da, kısa bir zaman sonra bu kilolar fazlasıyla geri alınmaktadır. gövde ağırlığının hızlı kaybı; yağsız vücut kitlesinin daha çok fazla kaybına, bazal metabolizma hızının azalmasına, kaybedilen ağırlığın korunmamasına, bazı minerallerin düzeylerinin düşmesine neden olmaktadır ve ölümle bile sonuçlanabilmektedir. Bu tip diyetler sağlığa zarar vermenin ve metabolizmanın bozulmasını sağlayarak ömrü kısaltmanın yanı dizi, insanın ben bu işi başaramıyorum diyerek umutsuzluğa kapılmasına sebep olmakta.

Gerçek ağırlık kaybı vücuttaki yağ kitlesinin azalması ile mümkün. Adale ve su kitlesindeki kayıplar hem sıhhat açısından risklidir, hem de kalıcı ağırlık kaybına neden olmamakta. Ağırlık kaybının hızlı olması önce su, sonrasında adale kitlesindeki azalma ile ilişkilidir. Dengeli diyetlerde yağ, çok fazla düşük oranlarda karbonhidrat içeren diyetlerde su ve açlık zorunda adale kaybı olmaktadır.

Sonuç şekilde; zayıflama programı kişiye özel, kişinin benimseyip, hayat tarzı haline getirerek uygulayabileceği, yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırabilecek özellikte olmalıdır. bununla beraber obezitenin tedavisinde tek başına diyet tedavisi yeterli olmaz, birlikte egzersiz programı ve davranış değişikliği tedavisi de gerekebilir. Bu bağlamda kısa mesafelerde taşıt kullanılmaması, alışverişe tok karına çıkılması, her lokmadan sonra çatal ve kaşığın tabağa bırakılması, tabağa fazla yemek alınmaması gibi davranış değişiklikleri hayata geçirilmelidir.

kaynak:Y.E.Platformu

Çok doğru…

(/Araştırma//Vit-amin.net/)

Çin diyeti LİSTESİ…

ÇİCE

Pazartesi
* Kahvaltı: Tarçınlı bitki çayı , 3 adet tuzsuz etimek.
* Öğle: Sebzeli bulgur pilavı (3 yemek kaşığı kadar). Haşlanmış sebze.
* İkindi: 1 adet portakal.
* Akşam: Buharla pişirilmiş pilav ve ızgara dana eti. 3-4 adet erik.

Salı
* Kahvaltı: 1 fincan yeşil çay. Müsliyle karıştırılmış az yağlı süt.
* Öğle: Haşlanmış havuç ve mısırlı yeşil salata. 1 adet yeşil elma.
* İkindi: 1 porsiyon meyve.
* Akşam: Buharda pişmiş pilav ve fırında tavuk.

Çarşamba
* Kahvaltı: Sütlü şekersiz kahve. 2 dilim çavdar ekmeği.
* Öğle: Az yağlı pirinç pilav. 1 çok pişmemiş yumurta. Buharda pişmiş ıspanak.
* İkindi: 1 bardak az yağlı ılık süt.
* Akşam: Körili tavuk veya karides.1 adet haşlanmış meyve.

Perşembe
* Kahvaltı: 1 fincan bitki çayı, 1 dilim kepekli ekmek ve 1 dilim ananas.
* Öğle: Buharda pişmiş sebze ve meyve salatası.
* İkindi: 1 adet meyve
* Akşam: 1 dilim ızgara et.

Cuma
* Kahvaltı: 1 fincan kahve. 2 dilim kepek ekmeği, diyet bal.
* Öğle: 200 gr ızgara pişirilmiş et. Haşlanmış sebze . 1 adet kepekli sandviç ekmeği.
* İkindi: 1 porsiyon meyve.
* Akşam: Domates çorbası. Fırında tavuk. Meyve salatası.

Cumartesi
* Kahvaltı: 1 fincan tarçınlı çay. Meyve ve tahılla karıştırılmış süt.
* Öğle:200 gr haşlanmış tavuk. Meyve salatası.
* Akşam: Buharda pişmiş esmer pirinç pilavı.1 adet muz.

Pazar
* Kahvaltı: 1 fincan çay. 2 dilim kepek ekmeği.1 tatlı kaşığı diyet reçel.
* Öğle : Izgara tavuk, 3-4 yemek kaşığı pirinç pilavı.
* Akşam: Buharda pişmiş esmer pirinç pilavı. Haşlanmış sebze.(A//Vit-amin.net)

ÇİN Diyeti……

ÇİN

Ying misiniz, yoksa Yang mı? Karakterinize göre besin seçimleri…

Kalori hesapları yapmadan, forma girmenizi sağlayan Çin diyeti basit bir temel ilkeye dayanır. Organizmamızda, tıpkı besinlerle olduğu gibi iki zıt enerji vardır: toprağa ve soğuğa bağlı dişi enerji. Yin ve gücü, ateşi temsil eden Yang.
Yin, örneğin, peynirde, sebzelerde ve meyvede bulunur. Yang ise ette ve baharatlarda. Zayıflamak ve sağlıklı kalmak için bu iki enerjinin organizmada eşit oranda bulunması gerekir. Yang enerjisinin ağırlıkta olduğu insanlar besin yoluyla yin enerjisini güçlendirmelidir. Ya da tam tersi.
Eğer bir besinden fazla miktarda ya da az miktarda alınırsa organizma bundan etkilenir. Sonuç olarak da kilo alınır ya da verilir, güçten düşülür. İdeal kiloya ve forma kavuşmak için neyi daha sık ve neyi daha az yemek gerektiğini bilmek gerekir. Çin diyetini uygulamanın bir başka nedeni de çok dengeli bir beslenme sunmasıdır. Bu diyette bol miktarda karbonhidrat, hububat ve sebze yenir. Yağ alımı ise en aza indirilir.Siz hangisisiniz…?

(A//Vit-amin.net)

zayıflamak için PÜFF….

jj

Öncelikli olarak  :

1.Zayıflamaya karar verin

2.Zayıflamaya niyet edin

3.Zayıflamakta kararlı olun

4.İyi bir danışmandan bilinçli bir yardım alın.

5.İyi bir  diyet listesi  seçip kararllıkla uygulayın..

6.Midenizin 3/1 i ni suya, 3/1 i ni havaya,3/1 ini  yemeye ayırın….

7.Sofradan her zaman aç kalkın.

8.Gece yatmadan önce bir şey yemeyin.

9.Yemeklerden hemen sonra meyve yemeyin.

10.Bol su için.

11.Yemek  arasında ve yemekten ve banyodan  hemen sonra su içmeyin.

12. Bol bol hareket edin.Yürüyüş,  spor vs.

Metabolizmayı çalıştıran DİYET…

DİYETT

Metabolizma diyeti planını belirtildiği şekilde uygularsanız, 6,5 kilo verilebilir

Metabolizma diyeti listesi

1. Gün

Kahvaltı

Sütsüz şekersiz çay/ kahve (tatlandırıcı kullanabilirsiniz.)

Öğle

2 katı pişmiş yumurta
1 fincan pişmiş ıspanak

Akşam

1 marul ve kereviz salatası
170 gr biftek, kızarmış

2. Gün

Kahvaltı

Sütsüz şekersiz çay/ kahve (tatlandırıcı kullanabilirsiniz.)
1 adet Ülker krim kraker

Öğle

1 marul ve kereviz salatası
170 gr ızgara biftek

Akşam

1 marul ve kereviz salatası
225-285 gr sosis

3. Gün

Kahvaltı

Sütsüz şekersiz çay/ kahve (tatlandırıcı kullanabilirsiniz.)
1 adet Ülker krim kraker

Öğle

2 katı yumurta
1 fincan yeşil fasulye
1 fincan domates

Akşam

1 fincan yeşil fasulye / domates salatası
225-285 gr sosis

4. Gün

Sabah

Sütsüz şekersiz çay/ kahve (tatlandırıcı kullanabilirsiniz.)
1 adet Ülker krim kraker

Öğle

1 katı yumurta
1 fincan çiğ havuç

Akşam

1 fincan yoğurt
1 kibrit kutusu kadar beyaz peynir

5. Gün

Kahvaltı

Sütsüz şekersiz çay/ kahve (tatlandırıcı kullanabilirsiniz.)
1 çiğ havuç
1 limonun suyu

Öğle

115-170 gr kızarmış balık filetosu
domates salatası

Akşam

115-170 gr biftek
yeşil salata

6. Gün

Kahvaltı

Sütsüz şekersiz çay/ kahve (tatlandırıcı kullanabilirsiniz.)

Öğle

115-225 gr, derisi ayrılmış ızgara tavuk

Akşam

2 katı yumurta
1 çiğ havuç

7. Gün

Kahvaltı

Limonlu çay

Öğle

115-225 gr ızgara biftek
1,5 fincan meyva

Akşam

Makul bir akşam yemeği

Metabolizma diyeti için dikkat edilecekler :

1. Günde en az 4 bardak su ya da diyet içecek içmelisiniz.

2. Yemeklerinize tuz, biber, limon, sirke, soya sosu,ketçap ve hardal  DİKKATLİ BİR  ŞEKİLDE ekleyebilirsiniz.Alıntı

sİYah şeKer… beyAz şeKer diYeti…

LİMON

Diyet yaparken tatlı yememek konusunda zorlanıyorsanız bu diyeti deneyin.

Şeker diyetinde, her gün aynı menüyü uygulamalısınız. Bu diyet süresince yapay şekerden tamamen uzak duracak, şeker ihtiyacınızı sebze ve meyvelerden sağlayacaksınız.

SABAH

1 su bardağı şekersiz çay, 2 kibrit kutusu beyaz peynir, salatalık, domates, 2 dilim kepekli ekmek

ARA ÖĞÜN

1 su bardağı ayran, 2-3 adet kepekli bisküvi, 1 porsiyon meyve

ÖĞLE

3 köfte kadar et (100 gram) veya 1 porsiyon kuru baklagil yemeği, 1 porsiyon sebze yemeği, salata, 1 kase yoğurt, 2 dilim kepekli ekmek

İKİNDİ

1 dilim kepekli ekmek, 1 dilim beyaz peynir, 1 porsiyon meyve

AKŞAM

1 kase çorba, 1 porsiyon sebze yemeği, salata, 1 kase yoğurt, 2 dilim kepekli ekmek

GECE

1 su bardağı şekersiz süt, 1 porsiyon meyve..Alıntı

HAFİF bir SALATA…VE diyet

diyet-icin Lezzetli ve besleyici bu salatalarla hem öğün atlamazsınız hem de sağlıklı beslenebilirsiniz. Vitamin, mineral, protein…

Maydanozlu ton balıklı salata

Malzemeler: Kıvırcık salata, maydanoz, dereotu, kiraz domates, yağsız ton balığı, limon.

Hazırlanışı: Kıvırcık salatayı ve dereotunu ince ince kıydıktan sonra karıştırın. Üzerine yağsız ton balığını ekleyin. Kiraz domates, maydanoz ve limon dilimleriyle salatanızı lezzetlendirebilirsiniz.

KARAciĞer……diyeti

ÇİLEK

KARACİĞER DİYETİ

Karaciğeri serinletmek için iyi olduğu kanıtlanmış ve alınması tavsiye edilenler:

Şeker – İyi ve faydalı olan şeker pancarı değil şeker kamışıdır. Tate & Lylee ve Sainsbury’nin şekeri kamış şekeridir, diğerleri genellikle pancar şekeridir. Akide şekeri veya kaya şekeri olarak da bilinen tipte şekerler de vardır, bunlar Hint dükkanlarının çoğunda bulunur – bunların kullanımı Black Kokum altında tarif edilmiştir. Kekleri ve dondurmaları bırakın, çünkü onun tatlı olması sizin için iyi olduğu anlamına gelmez..

Tatlılar – Hindistan’da “Amla Murabba” denilen, şekerli şurupla muamele edilmiş “Amla” meyvesi iyidir. Şekerli şuruba daldırılmış Bengali tatlıları da karaciğer için iyidir.

Beyaz Pirinç – Beyaz pirinç karaciğeri serinletmek için iyidir. Her şekilde hazırlanabilecek muhteşem bir yiyecek. Nohutia yada Moong Dal (mercimek) ile birleştirilmesi ile tam bir proteindir. Shri Mataji’nin yemek kitabında pirinci en iyi nasıl pişireceğinize dair iyi tarifler var .

Yoğurt – bu muhtemelen en etkili serinleticidir. Bununla beraber soğuk iklimlerde veya yılın kış dönemlerinde yenilmemelidir. Salatalık muhteşemdir ve muhteşem serinletir. Yoğurt sarımsakla karıştırılarak ve pirinç ile moong dal ekleyerek çifte serinleticidir. Çok serinleticidir ama geceleri ve kış dönemlerinde kaçınılmalıdır. Tatlılaştırılmalıdır. Lassie’lerde sıcak yaz günleri için muhteşem serinleticilerdir. Blender da su ve şekerle hazırlayın. Yayık ayranı da iyidir.

Zencefil – Zencefilde her şekilde karaciğer için iyidir. Özel olarak sabahları şekerle karıştırılmış bir kaşık içip, üzerine bir bardak su içebiliriz. Bu karışım, sıcak iklimlerde ve yılın yaz dönemi gibi sıcak mevsimlerinde alınmamalıdır.

Meyve – genellikle meyvelerin çoğu Nabhi için iyidir. Özellikle üzümler ve üzüm suyu saf formunda yararlıdır. Çilek, kiraz gibi meyveler iyidir. Üzüm suyu olduğu kadar üzümde muhteşemdir. Mürver meyvesi suyu da muhteşemdir. Rubarb iyidir. Limon, portakal ve benzeri gibi asitli meyvelerden uzak durun. Asit her şekilde karaciğeri kötüleştirir. Hindistan cevizi suyu iyidir.

Sebzeler ve salatalar vb – genelde hepsi iyidir. Turp özellikle (ve yaprakları) alınabilir ve akide şekeri ile kaynatılıp içecek olarak içilebilir, karaciğer için çok iyidir. Domatesler gerçekte asitlidir. Aşırıya kaçmadan yiyin veya hiç yemeyin. Tüm sebzeler kaynatılmalı veya buharda pişirilmelidir. Salatalar (pişirilmeyen sebzeler) karaciğerin çalışması için zor olduklarından gün ortasında yenilmelidir.

Turp yaprağı çayı – Eğer mümkünse organik turpları kullanın. Yaprakları akide şekeri ile karıştırın ve soğutulmuş olarak gün boyunca için. En kötü hallerde sadece 3 gün için bu içilebilir.

Chana – Chick peas (nohut) olarak da bilinir. Mercimek içinde veya çorbası yapılabilir. Bu tüm Nabhi çarka için iyidir.

Chick peas (nohut) ve Moong Dal (mercimek) – bunlar karaciğeri serinleten yegane bakliyatlardır. Diğerlerinin hepsi ısıtır. Nohut’u yıkayıp, tüm gece tuzlu suda bekleterek hazırlayın. Sabah taze zencefil parçaları ile (midede gaz olmasını engeller) yumuşayana dek pişirin. Tercihinize göre sebze veya otlarla karıştırın veya püre haline getirin.

Black Kokum – Bu kimi Hint dükkanlarından alınabilecek tipte bir meyvedir. Kuru erik gibidirler ama tatlı olmadıkları hususunda uyarılmalısınız. Onları kullanmanın en iyi yolu, bir sürahi içine bir avuç atıp üzerine kaynamış şu dökerek aynı miktarda akide şekeri ile karıştırmaktır. Karışım bir gece bekletilip ertesi gün çay veya kahve yerine içecek olarak içilmelidir.

Zeytin Yağı – pişirdikten sonra yiyeceklerinizde soğuk olarak kullanılabilir. Besinler kaynatılmalı veya buharda pişirilmeli. Bununla beraber aşırıya kaçmadan ay çiçek yağıda olur.

Zararlı : Sorunlu bir karaciğer için ve kaçınılması gerekenler.

Alkol, kızartmalar, yağlı yiyecekler, yer fıstığı ve yağı, ağır (yani kırmızı) etler, tereyağı ve krema, dondurma, çok baharatlı yiyecekler, balık .

Beyaz Ekmek – ekmekler, kesinlikle hayır, rafine un, beyaz ekmekler, kek ve kurabiye, bisküviler. İçlerinde fındık / ceviz olmaksızın tüm tahıl ekmekleri için en iyisidir.

Çin olmayan çaylar – Yeşil çay veya Red Bush çayı (Rooibush) deneyin. Her ikisi de enerji verir ama karaciğere zarar vermezler.

Kahve (özellikle sert ise) – Kahve, siyah çay, Kola, çikolata karaciğeri ağırlaştırır. Uzak durun!

Sirke – Tuzla yer değiştirin, ilk önce salatalarınıza iyi bir zeytin yağı ekleyin sonrada tuz. Tadı muhteşem!..

Tavsiye edilmeyenler :

Turşu ve baharat – tüm asitli yiyecekler bırakılmalıdır.

Peynir – Mozzarella veya keçi peynirini yiyebilirsiniz ama çok miktarda olmasın. En iyisi hiç almamak.

Süt ürünleri – karaciğeri ısıtır. Tamamen uzak durun.

Mandıra ürünleri – özellikle paneer gibi.

Çok fazla süt

Çok fazla tuz

Kola ve sodalar vb. – Tamamen diyet dışında bırakın. Karaciğeri rahatsız eden bir çok kimyasal var içlerinde. Dişleri de çürütürler.

Az miktarda yenilebilenler :

Tavuk – özel karaciğer diyeti için tipik bir öğün basit bir tavuk beyaz pirinç tabağını (her hangi bir zengin sos veya baharat bulunmadan) takip eden salata ve meyve veya yoğurt olabilir. Genel olarak basitçe diyet süresince zararlı yiyecekleri tamamen kesmek tavsiye edilebilir ve meditasyonlarımızda karaciğere özel bir dikkat koyarken yararlı yiyecekleri yiyin. Tavuk eti, ne sıcak ne de serin olan tek ettir. Derisi atılmalıdır. Hint metodu, deri olmaksızın eti, otlar ve yoğurtla marine etmek lezzetin ete geçmesini sağlar. Bu her zaman daha lezzetlidir.

Yumurta – Sadece yumurtanın beyaz kısmı, çok kaynatılmış ve az miktarda olsun .

Tüm bunlara ek olarak :

Meditasyon (Saat 4 ‘de) – Çok yardımcı olur! Güneşin doğuşundan önce karaciğerin en rahat oluğu zaman , bu meditasyonu kolaylaştırır. Tüm doğa, kuşlar bu saatte güneşin ilk ışıklarıyla uyanıyor.

Yemek yemek – en iyisi az miktarda olması, bu sayede karaciğer daha az çalışır. En iyisi akşam üstleri hafif bir şeyler yemektir. Ama uyumaya çok yakın bir zamanda olmasın.

Endişelenmek – Uzak durun

Düşünmek – Uzak durun

Meditasyon yapmak – Hepsinden öte en iyi karaciğer diyetidir!
Alıntı