Kategori arşivi: KOKU TeRaPisi…..

GÜZEL KOKU….

şişee

Hz. Peygamber, Bilâl’in daldan dala atlayarak şuradan buradan ayet okuduğuna şâhid olunca ona neden böyle yaptığını sorar.

Bilâl ‘Güzel kokuyu güzel kokuya katıyorum’ cevabını verir. Bunun üzerine Hz. Peygamber ‘Çok güzel yapıyorsun..Müslim, (İbn Abbas’dan); Ebu Dâvud, (Ebu Hüreyre’den)

İmam Şafiî şöyle buyurmuştur: ‘Elbisesini temizleyenin üzüntüsü azalır; güzel koku sürünenin de aklı fazlalaşır’……

Sevgiyle..

Eczacı Filiz Ç. TG. Hoca Hanım

MISK….

şiseea

Misk Erkek misk geyiğinin vücudundan çıkan, kokusu hoş ve kuvvetli yağlı bir salgı. Salgı, geyiğin karnının alt tarafında bulunan salgı bezinden gelir. Misk salgısına koku veren ana madde muskon organik bileşiğidir. Misk, parfüm yapımında esans ruhu olarak, koku ve renk vermek için kullanılır. Misk elde etmek için, geyiğin salgı yapan bezleri bulunduğu yerden çıkarılarak kurutulur. Bu bezlerin büyüklüğü, iri bir yumurta büyüklüğünü geçmez. En iyi misk, Tibet’te yaşayan geyiklerde bulunur …

Misk cesareti artırır. Kalbe ve dimağa kuvvet verir. Kara sevdayı giderir. İştah açar. Safra ifrazatını artırır.Misk zihni güçlendirmeye,bayanların daha çabuk hamile kalmalarına,sperm kalitesini ve sayısını artırmaya,vücuda dinçlik vermeye,ter kokusunu gidermeye,kalbi kuvvetlendirmeye karşı faydalıdır.

Sevgiyle…

Eczacı Filiz

LAVANTA….

lavanta

 

LAVANDULABOFFİCİNALİS…

Lavanta Çiçeği….
Flos Lavandulae, Lavendelblueten, Fleur de Lavende, Lavender flower
Bileşimi,Pinen , cineol, borneol,ve organik asitler içeren bir uçucu yağı vardır. Bir de bol miktarda tanen ihtiva eder. Sinir ve Karaciğer İçin faydalıdır..Zihin açıcıdır. rahatlatıcıdır. Sinirleri gevşeticidir. Kaliteli uykuya yardımcıdır.
Lavanta kokusu erken yaşlanmayı önlediği gibi kortisol hormonunun salgılanmasını yavaşlatarak yorgunluk, asabiyet, stres ve uyku düzensizliği problemlerine çare oluyor…
Romatizma şikayetlerini azaltır…Yatiştırıcı ,uyarıcı,migren ve baş ağrılarına iyi gelir…Genel olarak ağrı kesici ve teskin edicidir.Akciğer antiseptiğidir.Kalbe kuvvet verir tansiyonu düşürür…

Mucizevi etkileri ve muhteşem özellikteki kokusu ile insanın fizyolojik ve zihinsel durumuna anında etki ruh halini olumlu bir biçimde iyileştiren özelliğiyle Lavanta bitkiler arasında gülden sonra en yüksek frekans ihtiva eden bitkidir. Olumlu ve iyileştirici etkisi saniyeler içerisinde fark edilebilir.

Sevgiyle!…

Eczacı Filiz Ç.TG.Hoca Hanım

 

Menekşe…..

parfum1

Menekşe……
Menevşe, Benefşe, Viola, Violet, Violette…
Kokulu menekşe saponin, mentil salisilat, alkaloitler, flavonitler ve uçucu yağ içerir..Sakinleştirici etkisi ile baş ağrısı, stres ve uykusuzluğa iyi gelir. .
Koku terapisinde menekşe, çiçeklerini yaprakları arasında sakladığı için “Utangaç” bir bitki olarak değerlendirilir. Menekşenin kokusunun sakinlik ve alçak gönüllülük gibi iyi duyguları getirdiğine inanılıyor.
Menekşe yağı kokusu öfkeyi dindirmek,uykuyu düzenlemek, baş ağrısını  gidermek veya kalp sağlığını iyileştirmek üzere kullanılır..Ağrı kesici ve stres giderici etkisi de vardır..Teselli edici rahatlatıcı olduğu,bağımsızlığı ve değişimi teşvik edici olduğu gözlemlenmiştir.

Üstün ahlâklı zarif nazlı ve naif anlayışlı hoş bir kadın ve onunla muhabbete delalettir..

Bilgiyi ve sağlıklı uzun  ömrü temsil eder...

Gerçekleşmesi için çaba sarf edilene kavuşmaya, dileğin kabulüne, istenilen şeye ulaşmaya yahut duaların kabul olmasına… saf, içten ve temiz duygular besleyen iyi niyetli kimseyle ya da etrafına mutluluk, neşe saçan enerjisi yüksek insana delalet eder…

Sevgiyle…
Eczacı Filiz Ç. TG. Hoca Hanım

GÜL….

Aşkım GÜL

Gül Beyni ve Aklı Güçlendirir..

Gül yağı ve gülsuyu ve gül kokusu….. Eski tıp kitaplarında gül kokusunun “Gözlere şifa ve ruhlara gıda” olduğu tekrar edilir ve hekimler tarafından tavsiye edilirdi. Gülsuyunu yani gülün kokusunun içinde saklandığı damıtılmış suyu koklamak; Ruhsal ve duygusal yapıları kuvvetlendirir, beyni ve aklı güçlendirir, beden ve yaşam kuvvetini arttırır, heyecandan oluşan kalp atışlarını düzenler, baş ağrısını geçirir, iğrenme, öğürmeyi ve kusmayı dindirir, göz kanlanmalarını ve ağrılarını geçirirdi. Bu sebeple Osmanlı Devletinde çok talep edilen ve kullanılan bir ilaçtı. Osmanlı hekimlerinin tıp kitaplarında yer alan tedavilerde özellikle Gül macunu, gülbeşeker, gül şurubu , gül şerbetinin mide ve karaciğer rahatsızlıklarında tavsiye edildiğini görüyoruz. Gül ve şekerle değişik formüllerde hazırlanan bu ilaçların mideyi güçlendirdiği, hazımsızlıkta çare olduğu bilgileri bütün hekimler tarafından kabul edilmiştir. Gülün zeytinyağı, susam yağı içinde bekletilmesi ile hazırlanan “Gül İksiri” ise bütün deri hastalıklarında özellikle kaşıntı, kabarcık, sivilcelerde ayrıca ağrı ve sızılarda tavsiye ediliyordu.

Koku, gönül gözünü açar” Mevlana

Limbik sistem, beynimizde, duygu, hafıza, yaratıcılık, motivasyon, nefesin, kalp atışının, hazım ve otonomik sinir sisteminin yöneticisidir. Ve burası beynin en eski bölümlerinden biridir. Kokular, endorfin, serotonin ve enlefalin denilen nörotransmitterleri (sinirler arası kimyasal iletici) uyararak serbest kalmalarını sağlar.

“Türk tıp tarihinde İbn-i Sina ve Biruni gibi ünlü tıp alimleri, birçok bitki ve kokusu gibi, gülün de birçok hastalığı önleyici ve giderici olduğunu söylemiş ve hastalar üzerinde uygulamışlardır. Bu alimler, gülü akıl hastalarının tedavisinde kullanmış ve hafızayı açtığını, belleği güçlendirdiğini görmüşlerdir..

Gül……RasulAllallah (sav) ile özdeşleşmiştir.

Terlese güller olurdu her teri.

Hoş dererlerdi terinden gülleri.

….

Zaman o Gül gibi gül görmedi zaman olalı

Gül’ün güzelliği dillerde dasitan olalı.

…..

Görmedik böyle gül-i rüyu güzel

Ten-i gül-i büyu güzel, boyu güzel

Osmanlı insanın gönlünde öylesine yer etmiş ki Gül’e bakıp Resulullah’ı hatırlamayı ve hemen ardından da Salâvat getirmeyi alışkanlık haline getirmişlerdir.

Her gülü kokladıklarında salâvat getirmeyi ve rasulullahı tefekkür etmeyi ihmal etmemişlerdir.

Bir kimse Gül’ü koklarken salâvat getirmezse ona kaba insan gözü ile bakarlardı.

İşte kokuya böyle önem veren Osmanlı insanı ile günümüz insanı arasındaki zarafet farkı buradan anlaşılmaktadır.

Gülü koklamanın da bir adabı usulü vardır.

Gülün kokusunun rayihasının en yoğun olduğu zaman seher vaktidir. Seher vakti Gül dalına yaklaşacaksınız. Derin bir nefes alacaksınız. Dalın üzerindeki çiğ damlalarını yavaşça adeta gülleri uyandırmak istemezmiş gibi silkeleyeceksiniz.

İşte bu hareketle kokunun daha yoğun çıkması sağlanmaktaymış diyor bu konunun uzmanları…

Eğer gül dalını kopardıysanız, o halde Gül’ü baş aşağı tutun ve hafifçe sallayın sonra burnunuza yaklaştın gözlerinizi kapayın, yayılan o güzel, hoş kokuyu derin bir nefesle içinize çektikten sonra mest olmuş halde iken Salâvat getirin.Buyrun:

”Allahümme salli ala Seyyidine Muhammedin ve Sellim”

Sevgiyle..

Eczacı Filiz Ç.TG.Hoca Hanım

 

SANDAL……

SANDAL

Santalum album….

Bu bitkinin kokusu uykusuzluk, stres, gerginlik, depresyon gibi durumlarda kullanılır.

Bedeni tazeleyip zihin dinginliği ve tazeliği sağlar.Düşüncede ve duygularda kaygı düşüncelerini yok ederek rahatlama hissi verir.Ayrıca kalp.ciğer, dalak ve böbrek rahatsızlıklarının üzerinde olumlu etkileri vardır..İnsanlara sevinç ve neşe hissi vererek daha canlı olmalarını sağlar..Gereksiz kaygı ve korkulara son vererek rahatlama hissi sağlar.Kendi iç dünyanızın farkındalığını bilerek ve isteyerek artırarak kişisel gelişim anlamında gelişmenizi sağlar.Liderlik duygusunu tetikler.Duru zihin sağlar.Olumlu duygu ve düşüncelerin kokusudur.Vercilik anlamında cömert olunmasını sağlar..olumlu enerji yayar..Erkekler için * Afrodizyaktır.

Bergamot, gül, vetiver, portakal çiçeği, paçuli, iris, ambrette, yasemin, laden reçinesi, agarwood ve sandal ağacı …..

Sevgiyle

Eczacı Filiz Ç. TG. Hoca Hanım

Koku Terapisi….

kkokkuu

Nefes aldığımız zaman koku da alırız. Her bir nefesle, çevremiz hakkında en ince düzeyden bilgi toplamaktayız. Koku molekülleri, bu alıcılar üzerinde kimyasal bir reaksyon oluşturur ve bunlar limbik sistem üzerinde elektrik aktaran bir uyarıcı görevini görür. Limbik sistem, beynimizde, duygu, hafıza, yaratıcılık, motivasyon, nefesin, kalp atışının, hazım ve otonomik sinir sisteminin yöneticisidir. Ve burası beynin en eski bölümlerinden biridir.

Tüm bu fonksiyonlar kokudan, bilincin etkisi olmadan direk etkilenmektedir. Bu da, bir kokunun bizi anında, bilinçaltı düzeyinde etkilemekte olduğunu gösterir. Kokular, endorfin, serotonin ve enlefalin denilen nörotransmitterleri (sinirler arası kimyasal iletici) uyararak serbest kalmalarını sağlar. Bunlar da mutluluk, neşe, sükunet ve huzur duygularıdır. Bu duygular da sağlığın temel taşlarıdır. Bu duygular azaldığında hastalıklar da baş gösterir.

Antivirütik, antibakteryal, antimikrobiyal ve mantarı tedavi etme özelliğine sahiptirler.
Yüksek oranda oksijen emme kapasitesine (ORAC) sahip olarak, hastalıkların ve yaşlanmanın başlıca sebebi olan serbest radikalleri dağıtma ve çözme özelliğine sahiptirler.
Küçük moleküler yapıları sayesinde, hücresel ve en ince düzeyde ki dokuların dahi içine nüfuz ederek tedavi edebilme özelliğine sahiptirler.
Hastalıkları yalnızca fiziksel olan yüzeysel düzeyden değil, temelden ve kökten de tedavi edebilme gücüne sahiptirler. Burası zihinsel ve duygusal alandır. Zihin ve duygular, fiziksel hastalıkların temelidir.(A.terapi)

Sevgiyle!…

Eczacı Filiz Ç.TG.Hoca Hanım

 

KOKUDAKİ MUCİZE…

KOKKUUUM

KOKU….

Esans ya da kokular bizleri yalnızca duygusal olarak değil, spesifik koku moleküllerinin beyne taşıdığı mesajlarla fiziksel olarak da etkiler.

Bitkiler güneş ışınlarından aldıkları yaşam enerjisi ile büyürler.Bu nedenle bitkilerin özünden elde edilen esans ve kokular yaşam enerjisi içerirler ve olumlu titreşimler yaratırlar. İlham, konsantrasyon, çalışmak için zindelik, dinlenmek, uyumak ya da hayal kurmak için doğru ambiansı yaratarak ruh halimizi etkilerler.

Farklı bitkisel yağlar farklı enerji türleri yaydıkları için ihtiyaç duyacağınız titreşim ve enerjiye göre belirli bir kimyasal  formülde oluşturulmuş kokularımızdan yararlanabilirsiniz…

Sevgiyle….

Eczacı Filiz Ç.TG.Hoca Hanım

Kokunun Psikolojisi….

kokku uzmanı

Psikolojik durumlar arasındaki en çok bilinen birkaç ilişki şöyledir:

Kasım patı kokusu: Mistisizm…..ruhsal yetiler esinlendirir.

Peygamberçiçeği kokusu: Ilımlılık, ağırbaşlılık yaratır ve baş ağrılarının alt edilmesinde yardımcıdır.

Yılan otu kokusu: Güçlü ve zararsız bir anti-depresan olduğuna inanılır, psikolojik tedavide kullanılan bazı güçlü ilaçların yerini alabilecek bir ilaç.

Latinçiçeğinin kokusu: Eskilerden bir yazarın dediği gibi “Evlilik aşkları için iyi” bir afrodizyaktır.

Kırmızı gül kokusu : Şiirsel etkileri esinlerken, mine çiçeği sanatsal yaratıcılık doğurur.

Çiçekler kadar, meyveler de eski ve modern koku terapistleri tarafından kullanılırlar. Olgunlaşmış elma ve armutların leziz kokuları olduğu gibi, turunçgillerden herhangi bir meyvenin kokusu da sağlık verici ve psikolojik olarak uyarıcı özelliklere sahiptir.

Bazen daha güçlü baharat kokuları da kullanırlar.(Zehirli kokuya panzehir olarak… pomender -Aslında baharatla karıştırılmış portakaldan başka bir şey değildi-)…
Fakat modern koku terapistleri hastaları için taze çiçekler ve meyveler önerirlerken, kokuyu ve tütsüyü daha sık kullanırlar. Bu maddelerle çok kesin ve kontrollü sonuçlar elde edebilirler. Ve koku terapistlerinin birçoğu kullandıkları ürünlerin amaçlarına tam uygun olduğundan emin olmak için  ticari olanlara güvenmekten çok  kendi bileşiklerini kullanırlar….

Belli  bir hastalığın tedavisini dikkate alırken…. hastanın kişisel, zihinsel, fiziksel özelliklerine ve gereksinimlerine göre reçetelendirilir..Koku uzmanları “Hastalığı değil, hastayı tedavi”yi vurgularlar.

Hastalara kendi kendilerini iyileştirip, zihin ve vücutlarını   doğal bir dengeye getirmek için bir sağlıklı bir  yol haritası çizerler. Diğer bir deyişle, koku terapistleri stresle ilgili hastalıkların somut gerçekliğini inkar etmeksizin, hasta insanın psikolojik durumunun birincil önemini vurgularlar. Hastanın psikolojik durumu değiştirilerek, ruhsal enerjinin doğal akışı yeniden düzenlenip, hasta sağlığına kavuşturulabilinir.

Bugün çok az insan, fiziksel hastalıklarda psikolojik faktörleri inkar edebilir, kaza yada bulaşıcı hastalık durumlarında bile, kişinin yaşamını devam ettirme isteğinin iyileşmesinde önemli bir payı vardır.

Örneğin… 9 yıldır sırt ağrısı çeken hasta, omurgasal manipülasyon, akupunktur ve tütsü dumanıyla devamlı baş ağrılarından kurtarıldı denir. Böyle kanıtlar ilgi çeker fakat hakikatlere dayanan bir bakış açısı için değersizdir.

Özellikle hastalığın  organik yada değil, ani azalmalarının ve ortadan kalkmasının oldukça sık olduğu biliniyorsa. İğneyle tedaviden, ilaçsız tedaviye kadar yardımcı tıbbın hiçbir türü yoktur ki, kendisinin yararlandığı ve başkalarıyla paylaşmak isteyebileceği “Beklenmeyen bulgular” yığını üretmesin. Bu bulguların bazıları hayal ürünü olabilirler, fakat diğerleri hakikidir. Gittikçe artan kanıtlar gösteriyor ki, eğer insan bilinçli yada bilinçsiz belli davranışların ve tedavinin sağlığına iyi geleceğine inanırsa, bu inanç psikolojik değişmeler yaratabilir.

Hastalıkların koku terapisiyle başarıyla tedavi edildiklerini iddia edenlerin anlattıklarına aldırmama mümkün değil…Bitki özlerinden çıkarılmış parfümlü yağ masajıyla sırt ağrılarından kurtulan biri için bu   bir gerçektir. Hastanın bakış açısından değişik kokuların değişik psiko-fiziksel durumlara karşılık geldiğini anlatan “İşaretler doktrini”nin uydurma olup olmadığı önemli değildir. Hasta için önemli olan memnunluk vericidir ve kıyaslandığında pahalı olmayan bir şekilde uzun süre devam edecek zihinsel ve fiziksel hastalıktan kurtulmuş olmaktır.

Yaşamın ve bilincin gizemiyle ilgilenen insanlar koku terapisi deneylerine hazırlanmalı mı? Olmaması için hiçbir neden yok gibi gözüküyor. Gerçekten insanların farklı  çiçek kokularının kendileri için etkisini analiz etmeleri ve yararlı psikolojik etkileri kullanmaları mümkündür. Daha ciddi hastalıklar göz önüne alındığında da -doktorların bir itirazı yoksa- koku terapisinin denenmemesi için hiçbir neden yoktur. Fakat akıllı kişi yardımcı tedaviyi, yerini alacak kadar değil ama tıbba bir bütünleyici olarak daima kullanacaktır.  Bitkilerden elde edilen uçucu yağla yapılan masaj koku terapistlerinin en sevdiği tekniktir. Masaj vücudun  sürüklenip giden hafif koku da duygular ve zihin üzerinde etkili olur.

Anlaşılan ve anlatılmak istenen odur ki …..Kişinin tedavisinde yardımcı ve ferahlatıcı bir etki göstererek tedaviye  ..iyleşme sürecini kısaltıp…. psikolojiyi pozitif yönde etkileyerek …iyileşmeyi  kolaylaştırıp yardımcı olur…

Sevgiyle..

(/Araştırma//Vit-amin.net/)

PARFÜMLERİN İçinde…

koku uzmanı

Kokuların içinde bulunan bazı kimyasal  zararlı maddeler
1.Alpha Hydroxide Acid

Kremlerde, kırışık gidericilerde bulunur. Cilt deformasyonunu arttırır ve yaşlanmayı hızlandırır.

2. Ammonia

Solunduğu takdirde zehir etkisi yapar. Göz ve cildi yakabilir ve kalıcı hasara yol açabilir.

3. Flouride

Diş macunlarında bulunur. Bağışıklık sistemini zayıflatır, diş lekelenmelerine sebep olur, anemi ve genetik deformasyonlara yol açar.

4. Formaldehyde

Kanserojendir.

5. Monosodium Glutamate

Kullanım alanı oldukça yaygındır. Özellikle şampuan, saç kremi, sabunlarda ve bazı yiyecek ve içeceklerde bulunur. Baş ağrısı, mide bulantısı, sinir sistemi ve üreme organlarına zarar verir. Kan basıncını yükseltir.

6. PABA (p-aminobenzoic acid)

Işığa duyarlılığa ve kontakt dermatite sebep olur.

7. Parabens

Petrol ürünüdür. Ürünlerin katılaşmasını engeller, sıvı halini korur. Kanserojendir. Oldukça tehlikelidirler. Pek çok kokulu kozmetikte mevcuttur.

8. Parfumes/Fragrances

Bileşenlerinde bulunan onlarca kimyasal mevcuttur. Baş ağrısı, baş dönmesi, tiroid problemleri, kısırlık, tansiyon dengesizliği, aşırı kilo alma gibi birçok rahatsızlığa sebep olur.

9. Ftalat

Parfüm, deodorantlarda, ojeler ve diğer kozmetik ürünlerinde bulunur. DNA mutasyonlarına, cinsel gelişim bozukluklarına ve hormonal dengesizliklere yol açar.

10. Problene Glycol

Petro Kimyasaldır. Özellikle deterjanlarda bulunur.

11. SLS (Sodium Lauryl Sulfate)

Her türlü kokulu vücut bakım ürünlerinde, şampuanlarda, diş macunlarında ve köpüren her türlü temizlik maddesinde kullanılır. Beyin ve karaciğer dokularına yerleşerek uzun süre kalır. Genetik deformasyonlara sebep olur, bağışıklık sistemini zayıflatır.

Sevgiyle….

(/A//Vit-amin.net/)