Kategori arşivi: GÜZELLİK

BITTIM Sabunu….

bıttım

Bıttım, Güney Doğu Anadolu Bölgesinde yetişen bir meyvedir. Bıttım sabunu yabani fıstık (bıttım) yani bilinen adıyla menengiç yağından elde edilir. Bıttım Siirt fıstığının aşılanmamış halidir Siirt’e özgü bir sabundur. İşte bıttım sabunun faydaları..Bıttım sabunu saç dökülmesini tamamen durdurur. Bıttım sabunu kullanarak saçlarınızı geri kazanabilirsiniz. Bıttım sabunu kepek oluşumunu tamamen yok eder.

Beyazlaşmış saçlar için kullanıldığında 7-8 ay içerisinde doğal güç vererek eski rengini alır. Saç derisindeki bakteriler tamamen yok eder.

Saçı besleyerek yumuşak hale getirir. Antiseptik mikrop öldürücü özelliği sayesinde deri hastalıklarının çoğuna çok iyi gelir. Egzamaya, mantara, ergenlik sivilcelerine vücuttaki yara ve tahrişlere karşı etkilidir. Gözenekleri açar varisleri iyi derecede rahatlatır. Doğal ürünler den üretildiği için hiç bir yan etkisi olmaz kimyasal madde içermez.

Saçı besleyerek yumuşak hale getirir. Antiseptik mikrop öldürücü özelliği sayesinde deri hastalıklarının çoğuna çok iyi gelir. Egzamaya, mantara, ergenlik sivilcelerine vücuttaki yara ve tahrişlere karşı etkilidir. Gözenekleri açar varisleri iyi derecede rahatlatır. Doğal ürünler den üretildiği için hiç bir yan etkisi olmaz kimyasal madde içermez.

Siirt’te ürünün yetiştiği ay eylül ayı veya eylülün sonudur. Bu aydan sonra bıttımlar bağ ve bahçelerden toplanır toplandıktan, sonra gerekli işlemler yapılır. Bu işlemler önce bıttımlar tane tane ayıklanır çürükler çıkarılır, bıttımlar daha sonra yıkanır ve kuruması için 5-10 gün bekletilir bıttımlar kuruduktan sonra değirmende öğütülür, öğütüldükten sonra orta sıcaklıkta suyla yoğrulmaya başlanır.

Yoğurma işlemi özenle yapılmaktadır bu işlem ortalama 2 saat sürer. Bıttım sabununu 2 saat boyunca yoğurduktan sonra bıttımlardan çıkan yağlar ayrı bir kaba konulur. Bıttımlar bir gün daha sıcak ortamda bırakılıp yağının tamamen süzülmesi sağlanır fakat bıttımlardaki yağın tamamı ayrılmadığı için bıttımlar için farklı bir denenir.

Yağlı çözeltiden su yüzeyine çıkmaya devam ettikçe bu işleme devam edilir. Bu işlem bittikten sonra kazanda kalanlar atılarak kazan temizlenmeye alınır. Kazan yıkanıp temizlenir tamamen, bıttım kabuklarından arındırılır. Bıttım yağının bulunduğu kazan kaynamaya devam ederken; bir başka kapta 24 litre su ile sabunlaşma reaksiyonlarının şimdilerde kimyasalı olan 5 kilo Payet Kostik karıştırılarak bir çözelti hazırlanır. (Eski dönemlerde ve de Sümerlerde bu kül suyuydu. ‘KOH çözeltisi’

Büyük kalıplar halinde elde edilen Siirt bıttım sabunu küçük dilimler halinde kesilerek tüketicilere sunulur. Yüzde yüz menengiç yağından imal edilmiştir. İnsan vücudunun temizliğinde birebir etkili olup insanları rahatlatan doğal ve hoş bir koku veren bir sabun çeşididir. Bıttım sabunu vücuttaki bakteri ve mantar oluşumlarını engeller. Saçı besler canlandırır ve sağlıklı uzamasını sağlar, bıttım sabunu İçeriğindeki menengiç yağı ile hoş ve ferah bir koku verir bıttım ilaç değildir doğaldır bıttım bir meyvedir.

(/Araştırma//Vit-amin.net/)

ORGANİK NE … DOĞAL NE….

organik_kozmetik_urunleri_nedir_1Oldukça sık konuşulan ve  organik  ürün ya da DOĞAL nedir? Öncelikle bu ürünlerde Genetiği Değiştirilmiş Organizma , parabenler,phenoxyethanol, nano partiküller, silikon, PEG, sentetik, parfüm ve boyalar bulunmamalıdır….

Organik Ürün nedir?

Hiçbir kimyasal ilaç ve gübrenin kullanılmadığı Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların (GDO) kullanılmadığı hormon vb yapay müdahalenin yapılmadığı üretim biçimini kullanarak üretilen ürüne “Organik ürün” denir.

Ekolojik Ürün nedir?

Ekolojik üretimde ise yukarıda sayılan tüm prensipleri uygulayan aynı zamanda az karbon salımı ve yaşayan canlılara saygı gösteren üretim teknikleri kullanır. Mesela Mersin’de üretilen bir sebzenin İstanbul’daki bir pazarda satılmak için yüzlerce kilometre yol yapması sebebiyle fosil yakıt tüketilmesi ekolojik anlayışa aykırı kabul ediliyor.

Biyolojik ürün nedir?

Aslına bakarsanız Organik = Biyolojik diyebiliriz. Fakat bazıları Ay konumu ve takvimi kullanılarak üretilen ve hasatı yapılan Organik ürüne bazıları Biyolojik Ürün ismi kullanıyor.

Doğal Ürün

Doğal Ürünün Organik üründen farlılığı bir sertifika kuruluşu tarafından denetimin yapılmamış olmasıdır. Yani “doğallık” belgelendirilmemiş sadece üreticinin yada satıcının beyanatına güvenmek zorunda olduğunuz  bir durumdur.Araştırma

öyleyse….

cildimizi nasıl tanırız…

guzel-cilt-300x253

NORMAL CİLT: Görünümü şеffаf, gözеnеklеri kаpаlı, lеkеsiz vе prоblеmsiz bir сilt. Hаfif bir bаkımlа dоğаl güzеlliğini kоrur. Kullаnılасаk ürünlеr: Süt tipi tеmizlеyiсi, аlkоl süz nоrmаl bir tоnik vе su içеrikli hаfif bir nеmlеndiriсi.

KARMA CİLT: Alın, burun vе çеnе yаğlıdır. Yаni yüzdе T şеklindе bir yаğlаnmа görülür. Yаğlı оlаn kısımlаrdа siyаh nоktа, yаğ butоnlаrı, аçık gözеnеklеr bulunаbilir. Yаnаklаrdаki gözеnеklеr isе kаpаlıdır. Kullаnılасаk ürünlеr: Süt tipi tеmizlеyiсi, düşük аlkоlsüz  tоnik, сildin durumunа görе nеmlеndiriсi vе еğеr gеrеkiyоrsа göz çеvrеsi için krеm.

KURU CİLT: İnсе bir üst dеriyе sаhip, gözеnеklеri ufаk vе kаpаlı сilt. Anсаk yаğ sаlgılаnmаsı nоrmаlin аltındа оlduğu için görünümü mаttır vе pul pul kаlkmаlаr görülür. сilt gеrgindir fаkаt çаbuk kırışır. Kullаnılасаk ürünlеr: Süt tipi tеmizlеyiсi, аlkоlsüz tоnik, yаğ içеrikli nеmlеndiriсi, bеslеyiсi gесе krеmi, göz çеvrеsi krеmi vе nеmlе yаğ dеpо еdiсi mаskеlеr.

YAĞLI CİLT: Görünümü pаrlаk vе yаğlı, gözеnеklеri аçık bir сilt tipi. Gözеnеklеrin içi gеnеlliklе dоlu, siyаh nоktаlı vе sivilсеli оlаbilir. Yаğlı сildin аknе prоblеmini önlеmеk için çоk dikkаtli bir günlük tеmizlik prоgrаmı uygulаnmаlıdır. Kullаnılасаk ürünlеr: Jеl tipi tеmizlеyiсi, аlkоlsüz tоnik, su içеrikli nеmlеndiriсi vе sаrkmаyı önlеmеk için tеmizlеyiсi vе sıkıştırıсı mаskеlеr.

EĞER YAĞLI CİLT SİVİLCELİYSE: Sivilсе, siyаh nоktа ilе kаpаlı оlаn gözеnеklеrdеn fаzlа yаğ sаlgısının dışаrı çıkаmаyıp, оlduğu yеrdе birikmеsiylе оluşur. Yаğlı сiltlеrdе kullаnılасаk ürünlеrin özеnlе sеçilmеsi şаrttır. Kullаnılасаk ürünlеr: Antisеptik sаbun (kükürt, kаfur, kаtrаn içеrеn ürünlеr).

EĞER YAĞLI CİLT HASSAS İSE: Gеnişlеmiş gözеnеklеr, zаmаn zаmаn kırmızı lеkеlеr görülür. Hаssаsiyеtindеn pul pul kаlkаbilir. İç vе dış еtkеnlеrе kаrşı duyаrlıdır. Kаşıntı vе yаnmа görülеbilir. Kullаnılасаk ürünlеr: Süt tipi tеmizlеyiсi, kеsinliklе аlkоlsüz tоnik, аlеrji gidеriсi krеmlеr vе gеnеldе сildin susuz yаpısı оlduğu için su içеrikli hаfif nеmlеndiriсilеr.

OLGUN CİLT: Hüсrеnin yаşаm ritminin yаvаşlаmаsı sоnuсu оluşаn bir сilt tipidir. Ölü hüсrеlеr kаt kаt yığılаrаk sоnuçtа сildе kаbа bir görünüm vеrir. Yаğ hüсrеlеrinin dаhа yаvаş çаlışmаlаrı isе dеrin çizgilеrе vе gеvşеmеyе nеdеn оlur. Sürеkli bir nеmlеndiriсi kullаnılmаzsа dеri kurur vе kırışır. Kullаnılасаk ürünlеr: Kipоzоm vе vitаmin E içеrеn krеmlеr, аlkоlsüz tоnik, аlеrji gidеriсi krеmlеr vе gеnеldе сildin susuz bir yаpısı оlduğu için su içеrikli hаfif nеmlеndiriсilеr.Araştırma

cILt ve gÜNeş LEKELERİ….

güneş l

Güneş lekeleri, hangi gruba (çiller, gebelik lekeleri, bitki lekeleri, karaciğer lekeleri vb.) dahil olduğunun anlaşıldıktan sonra. Görünümü bozan ve cilt kalitesini düşüren güneş lekelerinden kurtulmak için harekete geçmek  gerekir.. Güneş lekeleri yeni ve yüzeyselse cildi beyazlatıp açan bazı kremler işe yarayabilir. Ayrıca  kimyasal  peeling ve mikrodermabrazyon (cildin üst tabakasının mekanik olarak soyulması) da bu tip lekelerin tedavisinde etkili olur. Fakat daha eski ve derin lekelerin tedavisi daha zordur ve daha uzun sürer. Bu durumda en çok tercih edilen tedavi yöntemleri IPL lazer veya soyucu lazer tedavisiyle derin kimyasal peeling’lerdir. Öte yandan bu tip uygulamalar ciltte az da olsa inceltici etki yapar ve gereğinden fazla uygulanmaları sakıncalı olabilir. Uygulama derinliğine bir uzman tarafından kişinin cilt  tipine karar verilmesi gerekir. İnce bir cilt yapısı olan kişilere bu uygulamalara ilaveten alttaki kolajen yapısını destekleyecek tedaviler de uygulanabilir; işlem yapılan bölgeye dolgu veya hiyeronik asit uygulanması ya da metabolizmanın vitamin ve mezoterapi ile dengeye oturtulması gibi.

Cildinizde güneş lekeleri oluşmasını istemiyorsanız bazı önlemler almanız gerekiyor ve bunları uygulamak tedavi sürecinin maddi manevi külfetleriyle uğraşmaktan daha kolay olacaktır. Sabah 11-öğlen 4 arasında güneş çok diktir; bu saatlerde güneşlenmekten olabildiğince kaçınmalısınız. Yazın yanınızda her zaman güneş koruyucu bulundurun ve güneşte kalıyorsanız bu ürünü 2-3 saatte bir mutlaka yenileyin. Güneşlenerek geçirdiğiniz bir günün sonunda zaman kaybetmeden duş alın. Güneş cildinizdeki doğal nemi emer, bu nemi yerine koymak için güneş sonrası kremi veya kaliteli, yoğun bir nemlendirici kullanmayı unutmayın. CİLT   lekelerinden  kurtulmak 20’li yaşlardaki insanlar için daha kolaydır ve kurtulma süreci daha kısa sürer, yaş ilerledikçe süreç de zorlaşır ve uzar.

Yeni oluşmuş güneş lekelerini ortadan kaldırmak için kendi başınıza yapabileceğiniz bazı şeyler var; örneğin iri taneli bir kese veya ipek keseyle vücudunuza üç günde bir arındırıcı peeling uygulayabilirsiniz. Ölü derilerinizi bu şekilde zımparaladığınızda altta lekesiz, sağlıklı bir cilt gelmesi için yenileyici-besleyici bir losyon edinmeli ve bu losyonu peeling yaptığınız bölgelere her gün sürmelisiniz..Araştırma

HÜCRE YENİLEME …..Peeling…………..

guzellikYüzünüzdeki ölü hücre tabakasından kurtul­mak için cilt tipinize uygun bir peeling seçmeli­siniz. Fakat cildiniz akneli ise bu bölgelerin üze­rine peeling uygulamaktan kaçının. Vücut deri­sindeki ölü hücrelerin atılması için de kese uy­gulayabilirsiniz. Gözeneklerinizin açılması, yaz ayları sonunda çok Önemlidir. Cilt böylelikle ölü hücrelerden arınarak nefes alır.

Yüzün gençliği ve diriliği için profosyonel el­lerden  YARDIM  ALABİLİRSİNİZ..

Eller de güneş, rüzgar ve soğuktan yıpranır, lekeler oluşabilir, kuru ve buruşuk bir görünüme bürünebilir. Bunun için ellerin de bakımına özen gösterilmesi gerekir. Eller, düzenli olarak temiz­lenmeli, yüzeyindeki ölü hücreler atılmalı ve bes­leyici kremler sürülmeli.

Güneşten kalınlaşmış cildin bakımında ilk ba­samak peeling uygulamalarıdır. Kozmetik pe-elinglerle fazla güç harcamadan ölü hücreleri gi­dererek, cilde yumuşaklık kazandırabilirsiniz. Et­kili bir sonuç almak için de dairesel hareketlerle sürüp hafif bir masaj yapmak yeterli. Yaz ayları boyunca deniz ve güneş etkisiyle yıpranan cildi­nize yaptıracağınız bakım maskeleri, cildinizi es­nekliğine ve eski yumuşaklığına kavuşturacak.

Nemlendirici ürün kullanın. Cildi derinleme­sine nemlendirmek için yoğun minareller içeren konsantre kremler veya serumlar uygun. Bu ürünler cildi yoğun bir şekilde nemlendirir ve cil­din dolgunlaşmasını ve normal fonksiyonlarını yerine getirebilmesini sağlar. Cildin uygun nem oranına ulaşması için yoğun bakım ürünlerinin kullanılmasına 7 ile 30 gün arasında devam edil­melidir.

Sabun yerine  DOĞAL  SABUN nemlendirici  kullanın. Klasik sabunlar, cildin üzerinde bulunan koruyu­cu tabakayı zayıflatarak, kurumasına yol açtığı için uzmanlar tarafından önerilmiyor. Yaz ayları boyunca güneşten ve tuzlu sudan yıpranmış cildirahatlatmak için sabun yerine nemlendirici kullanılmalı. Cildinizin kurumasını engelle­mek için duş sonunda nemli cildinize   CİLT için  hazırlanmış özel  formül yağları da da sürebilirsiniz.

Boyun yüzden sonra en fazla göz önünde olan ve yaşı en fazla gösteren bölgelerden biri. Deri yapısı, yüz veya vücudun diğer bölgelerinden farklı olarak daha kuru veya kurumaya meyilli ise yapısını destekleyen ve elastikiyet kazandı­ran özel ürünler kullanmalısınız. Sabahları boyun bölgesi için özel bir nemlendirici, akşamları ise kırışıkları engellemek için daha zengin ürünler kullanabilirsiniz.Alıntı

KIRIŞIKLIK…..

cilt2Derimiz yaşantımızın izleriyle doludur. Bebek­lerin derisi yumuşacık, pürüzsüz ve lekesiz. Za­man ilerledikçe pürüzsüz, lekesiz derinin bazı yerlerinde kuruluk bazı yerlerinde aşırı yağlan­ma gözeneklerde belirginleşme, yer yer katlantı izleri, kırışıklıklar, yer yer kahverengi lekeler, kır­mızı lekeler oluşur. Uzun süren kaşıntılı hastalık­ların sivilcelerin, hamileliğin, güneşin, mimikle­rin izleri gelir yerleşir derimize. Çoğu kez dert olur, bu izler ortadan kalksın diye uğraşırız. Bir gazetede okuduğumuz haberle irkiliriz. Falanca kişi falanca bir aletle özel bir takım “bitkisel” ka­rışımla lekeleri, kırışıklıkları anında ağrısız acısız geçirmektedir. Sarılırız telefona, randevu alırız, gideriz görüşmeye. Siz hiç merak etmeyin pırıl pırıl olacaksınız diye başlayan bir açıklama din­leriz. Kimimiz inanır, kimimiz kuşkulanırız. Müm­kün mü tamamen pırıl pırıl olmak mümkün zamanı ve doğayı tümüyle altedebilmek.

Bu işin ne kadarı hayal ve ne kadarı gerçek ve ne kadarı şarlatanlık ve ne kadarı bilimsel. İpin­ce bir sınır var arada. Bu ipince sınırı aşmadan kırışıklık konusunu elimizden geldiğince anlat­mak, bu konuda hep birlikte tartışmak üzere bu yazıyı hazırladım. Kırışıklık oluşumu ve tedavisi ve de önlenmesi hususunda kafanızdan geçen sorulara azıcık da olsa yanıt bulabilirsek sevine­ceğim.

Kırışıklık olmaması için neler yapılabilir?
İlk önce kırışıklık oluşturabilecek nedenler be­lirlenmeli ve buna yönelik tedbir alınmalıdır. Ge­ce süreceğimiz nemlendirici kremin kırışıklık ve leke tedavisi açısından son derece önemi büyük­tür. Hafif soyucu özelliği olan, bu özelliği nede­niyle deride yeniden yapımı hızlandıran kollajen yapımını hızlandıran kremlerin gece kullanılma­sında yarar vardır. Gündüz güneşten koruyucu özellikle nemlendirici kullanılabilir.

Masaj uygulanabilir sigara içilmemelidir. İşık­tan rahatsızlık duyuluyorsa ışığa karşı hassasiyet oluşturucu maddelerden sakınmak ve güneş gözlüğü kullanmak uygun olur. Bol bol su içilme­li.

Kırışıklıklar nasıl oluşur?
Derimizin hemen altında bir bağ dokusu çatısı vardır. Bu çatıyı kollajen, elastin adı verdiğimiz ipliksi proteinler oluşturur. Herhangi bir nedenle bu çatıda oluşabilecek bir zayıflama sonrasında deri gerginliği ve elastikiyetini kaybeder kırışık­lık oluşur. Yüzümüzdeki kaslarımızla sık olarak yaptığımız hareketlerimiz yani mimikler yüzümü­zün derisinde kırışıklık oluşmasının başlıca ne­denleridir. Alnımızı çatarken, gözümüzü kısarken kasılan kaslarımız bu hareketi yaşam boyunca defalarca yaptığı için deride bağ dokusunda bir erime oluşur. Çok sigara içen kişilerin dudak çevresinde oluşan dikey çizgiler de benzer bir mekanizmayla dudakların büzülmesine bağlı ola­rak oluşmaktadır. Devamlı aynı pozisyonda yü­züstü ve yan yatış yüzümüzde belirgin kırışıklığa neden olabilir. Yine ağız içi protezlerinde uyum­suzluk kırışıklığa yol açmaktadır.

Güneş ışınları, deri altındaki bağ dokusunu ya­ni kollajeni yıkan enzimlerin çalışmasını artırır. Güneş ışınları altında uzun kalan kişilerde kolla-jen daha hızla yıkıma uğrar, ciltte incelmenin yanısıra kırışıklıklarda oluşur. Güneş ışınları kah­verengi lekeleri, damarlaşmayı (telenjektazileri) arttırır.

Göz çevresi kırışıklıklarının iki ana nedeni var­dır. Gözü kısma hareketi ve göz çevresini kaşı­mak…Bunların sonucunda zaten diğer bölgelere göre daha ince olan göz çevresi derisinde hızla şekil bozukluğu, kırışıklık gelişir. Işığa hassas ki­şiler gözlerini kısarlar ve bu durum göz çevresin­deki kırışıklıkların en önemli nedenidir. Çeşitli allerjik etkenler özellikle koku allerjilerinde göz çevresinin sık kaşınması özellikle alt göz kapa­ğında kırışıklıklara neden olur.

Bir insanın biyolojik yaşı arttıkça kollajen ve elastin yapım hızı azalır, yıkımı artar – Bayanlar­da menapoz döneminde östrojen azaldıkça bağ dokusu yapımı azalır, bağ dokusu zayıflar. Deri­de elastikiyet azalır. Kırışıklık artar. Hormonal hastalıklar aşırı kilo alma deri altındaki bağ do­kusunun yapısını bozar.Araştırma

ciLt kuruluğu….KSEROSİZ…

fffff

Genellikle ciddi olmayan ancak rahatsız edici bir durumdur.Hücreler büzülüp pörsüdüğü için ciltte ince çizgiler ve kırışıklıklar oluşturur.
Birçok cilt kuruluğu vakası çevresel faktörlerden oluşur ve kontrol altına alınabilir. Bu çevresel föktörler; nem oranı düşük sıcak ya da soğuk hava, sıcak su ile uzun süre ve sık sık banyo yapmaktır.
Çok uzun süren veya ağır geçen vakalarda cildiye uzmanına gitmek gerekir. Nemlendirici krem ya da BİTKİ  yağı sürmek, daha az sıklıkla yıkanmak, kurutucu sabunlardan uzak durmak iyi olur.
Cilt kuruluğu bazen geçici bir durum olabilir. Mesela sadece kışın yaşanabilir. Genellikle kol ve alt bacaklar en kuru yerler olabildiği halde bu durum kişiden kişiye değişebilir. Belirtiler kişinin yaşına, sağlık durumuna, ev dışında geçirilen zamana ve problemin nedenine göre değişebilir.
Cildi kuru olanlar genellikle aşağıdakilerin çoğunu yaşarlar:
1-Banyo yapma ya da yüzme sonrası ciltte gerginlik hissi
2-Büzülmüş ya da suyunu kaybetmiş, pürüzlü deri
3-Bazen çok yoğun olabilen kaşıntı
5-Cildin tabaka tabaka soyulması
6-İnce çizgiler ya da çatlaklar oluşması
7-Kızarıklık
8-Derin yarıklar oluşup kanaması
Cilt Kuruluğunun Sebepleri
1-Hava durumu:Cildimiz en çok kışın kurur. Aslında pek çok cilt rahatsızlığı kışın artar.
2-Merkezi ısıtma ve klima: Bu şekilde ısınma ortamın nemini azalttığı için cildi kurutur.
3-Sıcak su ile uzun süre sık sık yıkanmak: Ciltteki yağ bariyerlerini yıktığı için kurumaya neden olur. Aynı şekilde çok yoğun klorlanmış yüzme havuzlarında sık sık yüzmek de aynı şeyi yapar.
4-Sabun ve deterjanlar: Birçok sabun ve deterjan ciltteki yağı ve suyu azaltır. Deodorant ve antibakteriyel sabunlar, bazı şampuanlar cilde en çok zarar veren maddelerdendir.
5-Güneşe maruz kalma: Güneş cildi kurutur. En önemli zarar dermisin alt tabakalarında oluşur. Buradaki kollajen ve elastin lifleri kolayca parçalanır ve böylece derin kırışıklıklar, gevşek bir deri ortaya çıkar.
6-Atopik dermatit: Egzemanın çok sık görülen şeklidir. Bu kişiler daha hassas ve kuru cilde sahiptirler. En çok etkilenen bölgeler yüz, boyun, dirsek, diz ve bileklerdir.
7-Psoriazis (Sedef hastalığı): Kuru, pürüzlü, ölü cilt hücrelerinin pul pul ayrılıp yeniden oluşması ile kendini gösteren bir deri hastalığıdır.
8-Tiroid Bozuklukları: Tiroid bezinin az çalışması ter ve yağ bezlerinin de az çalışmasına ve kuru cilde neden olur.
Yaşlılar, kuru, soğuk, az nemli iklimlerde yaşayanlar cilt kurumasına daha fazla maruz kalırlar.
Cildi kuru olanlar bunu önemsemezse egzema, folikülit (kıl köklerinin iltihabı) ve selülite (cildin altındaki tabakaların bakteriyel enfeksiyonu) daha kolay yakalanırlar. Çünkü cilt kuruyup derin çatlaklar oluşunca bunlar kanar ve mikropların girişi için savunmasız bir alan oluşur.
Tedavide uzun ve sıcak duşlardan kaçınmak, nemlendirici ya da bebek yağı kullanmak, eğer cilt pullu ve kalınlaşmış ise laktik asit ya da üre içeren kremler denemek gerekir. Kaşıntı ve kızarıklık varsa hidrokortizon içeren kremler faydalı olur.
İçinde yağ olan sabunlar kullanmak, deodorant ve antibakteriyel sabunlardan kaçınmak önemlidir. Yıkadıktan sonra cildin gergin olması sabunun uygun olmadığını gösterir.
Banyo yaptıktan sonra hafifçe kurulanıp cildi yağlamak ya da nemlendirici sürmek iyi olur. Yaşanılan ortamı nemlendirmek, çamaşırları boyasız ve parfümsüz deterjanla yıkamak, doğal lifler içeren pamuklu ya da ipek giysiler tercih etmek, yün içeren giysilerden kaçınmak gerekir.
Eğer kaşıntı varsa soğuk uygulama iyi gelir. Yapılan tüm tedbirlere rağmen şikayetler geçmiyorsa bir dermatoloji uzmanından yardım almak lazımdır.Araştırma

EVİMİZ deki zararlılar

Sabun, traş kremi & losyonu, duş jeli, şampuan, diş macunu, el kremi, cilt kremleri, cilt ve vücut losyonu, parfüm, deodorantlar, güneş koruyucular.. Ve kadınların vazgeçilmezi makyaj ürünleri ; ruj , oje, far, fondoten, saç spreyi, allık, rimel, göz kalemleri vb.. Bu ürünlerin kimyasal analizlerinden tüyler ürperten sonuçlar ortaya çıktı.

koz
Araştırmalara göre bu malzemeler hayatımızın bi parçası olsada genel sağlığımız açısından büyük riski de beraberinde getiriyor. Uzmanlara göre bu ürünleri kullanan bir kişinin vücudu her gün 515 kimyasal maddeye maruz kalıyor. Bu kimyasal maddeler allerjiden , hormon bozukluğuna , cilt rahatsızlıklarına, öğrenme bozukluğuna ve hafıza kayıplarına sebeb olabiliyor. Özellikle diş macununun içindeki maddeler çocuklarımız için tehlike saçıyor.
Ayrıca 2- 6 yaş grubundaki çocukların dişlerini fırçalarken macunun 1/3 ünü yuttuğunu düşünürsek.Tehlikenin önemini anlarız. Diş macunlarında sık kullanılan bir madde SLS şeklinde kısaltılmış SODYUM  lauril  sulfate (SLES). Cilt tahribatına, gözlerde kalıcı zarara ve mide ülserine yol açabilen SLS, genelde sanayilerde boru hattını temizlemek için tercih edilirken sıvı bulaşık deterjanı ve yüzey temizleyicilerin de deterjan aktif maddesi.

Yine bazı macunların içerisinde koruyucu diye kullanılan paraben (methylparaben, ethylparaben, buthylparaben ya da benzylparaben bunlara örnektir) göğüs tümörü yaptığı için bazı Avrupa ülkelerinde yasaklanmıştır. . Şampuanların içinde 15 çeşit kimyasal madde var.Şampuanlar vücudumdan akıp gidiyor , ne zararı var ki ? demeyin. Çünkü zararlı kimyasallar sıcak ortamda hızla ciltten emilerek kana karışıyor. Normalde gıdalardan aldığımız zararlı kimyasalların bir kısmı boşaltım sistemimiz sayesinde atılırken ,direkt kana karışan kimyasallar vücutta birikiyor.
İçlerinden en tehlikelileri , sls, tetrasodyum, propilen glikol . Yan etkileri ; tahriş, kaşıntı, göz hasarı , egzema, dermatit vb. Bunlar günlük kullandığımız ürünlerden sadece 2 si. Peki ne yapmalıyız.? Öncelikle sağlık bakanılığı onayı olmalı. Üzerinde doğal veya organik yazan ürünleri almaya çalışmalıyız.Doğal yazıyorsa gerçekten doğalmıdır ? Ürünün üzerinde net olarak doğal olduğunu belirtiyorsa güvenebilirsiniz. Ama doğal olması hiç kimyasal olmadığı anlamına gelmez.
Organik ise tam güvenlidir.Sertifikalı olarak satılıyorsa içiniz rahat kullanabilirsiniz. Kullandığımız ürünlerin içeriklerini iyi okumalı ve araştırmalıyız. Kişisel bakım ürünlerinde etiketler düzenlenirken ürünün yapımında kullanılan kimyasallar fazladan aza doğru sıralanıyor. Dolayısıyla; doğal içerikli ürünlere ulaşamayanlar daha az florürlü, SLS’li ürün almak istiyorsa etiketlerdeki sıralamaya dikkat etmeli. İçinde formaldehit, paraben çeşitleri bulunanları kesinlikle almamalı..
EN ZARARLI İÇERİKLER:
Sodyum lauryl sülfat, Sodyum lauryl ether ,( ALS, MLS ) formaldehitler,silikonlar , Etil metil paraben,propil paraben, polietilen , tereftalat, polimetilmetakrilat, ftalat, benzaldehit, oktinoksat, isophthalate oaraben, izopril miristat, polietilen glikol vb..Alıntı.

gÜneş koruyuculardaki yüksek RİSK faktörleri

güneş.2jpg

1- Güneş koruyucu ürünlerin cilt kanserinden koruduğu şüpheli!

Güneş koruyucu ürünlerin tek başlarına pek çok cilt kanseri türünden ve erken yaşlanmadan korumadığı bulunmuş. Bunları kullanmanın yanı sıra, dışarıya çıkarken koruyucu giysi ve şapka kullanmak ve gölgeyi tercih etmek tavsiye edilmiş.

2- Güneş koruyucu ürünler, en ölümcül cilt kanseri türüne yakalanma riskini artırabilir!

Güneş kremi kullanıcılarının melanomaya daha sık yakalandığı tespit edilmiş. Araştırmacılar, güneş kremi kullananların yersiz bir güven hissiyle güneşte daha uzun kaldığından ve daha çok radyasyona maruz kaldığından şüpheleniyor. Güneş kremlerinin içindeki kimyasalların güneş altında çözünürken serbest radikaller salması da bir diğer ihtimal. Tekrarlıyoruz: Giysi, gölge ve zamanlama.

3- Yüksek koruma faktörlü güneş kremleri diğerlerinden daha etkin olmayabilir!

SPF 50′den yüksek koruma faktörleri yanıltıcı bulunmuş. Çok yüksek korumalı güneş kremleri cildi UVB ışınlarından koruyup yanıkları önlerken, UVA’nın yol açtığı hasarı önlemeyebiliyor. Ayrıca güneşten korunmak için ilave önlemler alınmasını ya da kremin belli aralıklarla tekrar sürülmesini ihmal ettirebiliyor.

4- Güneşten aşırı korunmak D vitamini eksikliğine yol açabilir!

Vücudumuzun temel D vitamini kaynağı güneş. Cilt rengimize ve günün saatine göre, günde 10-15 dakika korunmaksızın güneşe çıkmak şart.

5- A vitaminli güneş ürünleri kanser oluşumunu hızlandırabilir!

“Retinil palmitat” veya “retinol” adlarıyla da bilinen A vitamini, bir antioksidan olduğu için cilt yaşlanmasını geciktiriyor. Fakat bazı araştırmalara göre, güneş altında sürüldüğünde, cilt tümörlerinin gelişimini ve doku bozulmalarını hızlandırıyor. Güneş koruyucu ürünlerin %25′inde A vitamini bulunuyor.

6- Güneş ürünlerinin yan ürünü: Serbest radikaller!

Güneş kremleri doğru uygulanmadığında, içlerindeki maddeler, cildi yaşlandıran serbest radikallere davetiye çıkarıyor. Bunların cilde verdiği zarar, UV ışınlarının verdiği zarardan fazla olabilir.

7- Hangisini alırdınız? Nanomaddeler mi, hormon bozucular mı?

Kimyasal güneş kremleri deri tarafından emiliyor, güneş altında bozuluyor ve hormon sistemimizi bozabiliyor.

Mineral ürünler, güneş ışığı altında değişime uğramadıkları ve deri tarafından emilmedikleri için şimdilik daha güvenli kabul ediliyor. Mexoryl SX iyi seçeneklerden biri; ama henüz pek az üründe bulunuyor. Tinosorb S ve M ise yeni geliştirilen maddeler.

Mineral ürünlerden hoşlanmayanlar için avobenzonlu (%3) ürünler önerilmiş. Hormon bozucu oksibenzondan ise uzak durulması tavsiye edilmiş. Özellikle de çocuklarda!

8- Avrupa bu alanda Amerika’dan birkaç adım önde!

Avrupa’da üretilen güneş kremlerinde hem UVA koruması sağlayan daha fazla madde kullanılabiliyor, hem de zehirli maddeler konusunda daha hassaslar. Amerika’da ise FDA, “sunblock,” “waterproof” gibi yanıltıcı ifadelere izin vermeye devam ediyor. Yeni güneş koruyucu maddelerinse tek tek ve bir arada etkinliğini ve güvenilirliğini değerlendirmiyor. Hormon bozucularla ve A vitamini kullanımıyla ilgili bir girişimi de yok.Araştırma

MOR GÜZEL…DİR GöZLeRDe BAŞKA

Göz altı torbaları

Kadınlar olarak cilt bakımımız için araştırma yapmayı ve para harcamayı gerekli görürken göz çevresi sağlığına yeteri kadar özen göstermeyebiliyoruz. Cilt dışarı atamadığı maddeleri kimi zaman yukarı başa doğru göndererek bu bölgede birikmesine neden olabilir. Göz dokuları duyarlı ve ince olduğundan bu bölgede toplananlar gözde yanmaya veya akıntıya neden olabilir.

Gözlerin besini A, B, C vitamini, ve çeşitli minerallerdir. Kanımız ne kadar temiz olursa gözlerimiz de o kadar canlı olur.

Eğer düzenli göz altı şişliklerinden dertliyseniz…

 GÖZ
Vücudunuzun su tutması göz çevrelerinde ve gözaltında şişliğe sebep olabilir. Su tutma döneminin PMS belirtisi olup olmadığına dikkate edin. Eğer öyleyse yeşil çay gibi doğal diüretikler kullanın ve dehidratasyona katkıda bulunan tuzlu gıdaları ortadan kaldırın. Ayrıca göz çevresindeki şişliklere yardımcı olması için organik içerikli dengeleyici antioksidan serumlar kullabilirsiniz. Şişlikleri veya koyu halkaları azaltarak yatıştırabilirsiniz.
Genetik mi?
Göz çevrelerindeki şişlik kalıtımsal olabilir. Anne ve büyükannenizin eski fotoğraflarına bakın ve göz çevrelerinde ya da göz altında bunun kanıtı olup olmadığını görün. Eğer böyle bir durum varsa yaş aldıkça bu durumun giderek daha da belirginleşmesi alışılmış bir durumdur. Ailenizde öyküsü olan bu tür şişlik ve morluklar için en iyisi doktor tavsiyesi ile bu alanda uzman göz kremlerini kullanmak veya doğal makyaj ile kapatmak olacaktır.
Yorgun musunuz?
Yorgun ya da fibromiyaljiden muzdaripseniz diyet önemlidir. Vücudunuzda proteinler, esansiyel yağlar ve B vitamini eksik olabilir. Diyetinize yağsız et ve balık, süt ürünleri, vitamin B-12 daha fazla dahil olmalıdır. Göz kreminizi de cildinizin besleyicisi olarak düşünün, maksimum oranda yaşlanmayı önlemek ve nihai olarak cilt beslenmesi için, elma kök hücresi ve üzüm bileşenli kremler tercih edilebilir. Bu tür göz lifting kremleri ile göz çevrenizi ve göz altınızı beslemek size yardımcı olacaktır.
Uykusuzluk, stres, uzun iş günü, TV ve yorgunluk sebebi ile oluşan şişlik ve morlukların ortadan kaldırılması
Bütün bu faktörler göz yorgunluğu, göz çevrelerinde ya da altında oluşan morluk, halka ve şişliklere katkıda bulunur. Bir bilgisayara bakarak harcanan saatler göz torbalarını kötü etkileyecektir. Gözlerinize hakettikleri molayı vermek için düzenli olarak ara verin ve şekerleme yapın. Stresli gözler küçük bir yardım ile canlandırılabilir ; C vitamini içeren nemlendirici ve göz toparlama jeli size yardımcı olacaktır. Böylece nem kazanan gözlerinizin enerjisi yenilenir ve koyu halkaları azalır. C vitamini ile birlikte ince çizgilerin görünümünü azaltmak için antioksidan dolu hidrasyon anlık bir etki yapar.

Göz altınıza dermatoloğunuzun önereceği kremler morlukları hafifletebilir. Siyah halkalanmaya sebep olan faktör tespit edilerek doğru ürün seçilir. Hücreler arasında birikerek şişkinlik oluşturan su miktarını azaltmak için kafein, genişlemiş damarları azaltmak için K vitamini, hücrelerin oksitlenerek zarar görmesini engelleyen C vitamini, alfa lipoik asit ve hücre yenileyici olarak retinoik asit içeren kremler morlukların azalmasını sağlar. Güneş ışınlarından korunmak amacıyla güneş koruma faktörlerinin eklenmesi göz altındaki koyu renkli halkaları azaltacaktır. Göz altı kremlerinin içerikleri son derece zengin olmalıdır.
Göz altı derisinin koyu renkli gözükmesi; gözaltı derisinde artmış pigmentasyon (renk yapımının artması), damarlanma artışı, derinin ince oluşu nedeniyle olabilir. Gözlerimizin çevresindeki deri ince ve narindir. Tahrişlere, yaşlanma etkilerine karşı korunmasızdır. Alerjik veya atopik egzema gibi cilt hastalıkları, genetik ve ota nevus olarak adlandırılan benler göz çevresindeki diğer koyu halka sebepleridir. Sigara, alkol ve kafein tüketimi, bazı ilaçlar, uykusuzluk gibi çevresel etkiler siyah halkalarda artış meydana getirir. Yaş ilerledikçe göz altı derisinin yıpranması, sarkması ve gözaltı torbaları gözaltı morluk şikayetini şiddetlendirir.

Göz altı halkalarına doğal çözümler

Göz kapakları, gözlerin sağlık ve güzellik konusunda hassas koruyucularıdır. İyi bir uyku düzeni, uygun yastık kullanımı, bilinçli beslenmek ve güneşten korunmak gerekir.Araştırma