Kategori arşivi: BOTANİK

Aloe VERA…. Doğanın mucize Bitkisi….

alloee

Şu ana kadar yapılan araştırmalara göre ciltte oluşan yara ve yanık gibi deformasyonlarda oldukça etkili olduğu kanıtlanan Aloe Vera anti-bakteriyel etkisiyle enfeksiyon tedavilerinde ve sindirim sistemi hastalıkları kapsamında yer alan kabızlık, hemoroit, mide ülseri, huzursuz bacak sendromuna karşı kullanılmaktadır. Peki, Aloe Vera’yı bu denli kıymetli yapan nedir? Yeşil kabuk bölümünün altında yaprağın iç kısmında bulunan ve parankim hücreler tarafından imal edilen müsilaj görünümlü renksiz kısım olan jeldir.

Eczacı Filiz

REYHAN….KUTSAL FeSLeĞeN…..

fess

Her kime reyhan ikram edilirse onu geri çevirmesin! Zîrâ reyhanın kokusu güzel, taşınması da kolaydır.”HZ. Muhammed..(sav)

Fesleğen aşkın sembolüdür…

Bu bitkinin en değerli etkilerinden biri, genetik bilgimizin kodlandığı ve vücudumuzdaki tüm olayları idame ettiren DNA’yı korumasıdır. “Kromozom” adlı yapıları, DNA’nın içerisinde bulunan küçük bilgi paketçikleri olarak adlandırılabiliriz

Beta karoten,C vitamini, K vitamini, kalsiyum, potasyum, magnezyum, demir bakımından zengindir. A vitaminine dönüşür. Anti-oksidan özelliği vardır ve serbest radikallerle savaşır. İyi bir magnezyum kaynağıdır bu da kasları ve damarları rahatlatarak kardiyovasküler sağlığı korur.

Yaprakları güzel kokan bir çeşit süs bitkisidir. Öksürük kesicidir. Hazımsızlığı ve bağırsak gazlarını giderir. Yemek ve salatalarda tatlandırıcı olarak kullanılır. İştah açıcıdır. Baş dönmesini durdurur. Arı sokmasında faydalıdır. Ağız yaralarını tedavi eder. Esans yapımında da kullanılır.

Sevgiyle…

Eczacı Filiz

FARMASOTİK BOTANİK….

başakkk

MARMARA ÜNV. FARMOSATİK ANABİLİM DALI

Kuruluş

Farmasötik Botanik Anabilim Dalı tıbbi bitkileri ve Eczacılık alanında yararlanılan bitkileri tanıtmak bunlarla ilgili bilimsel araştırma yöntemlerini öğretmek ve bu konularda araştırmalar yapmak amacıyla kurulmuş olup M.Ü. Sağlık Bilimleri Enstitüsü kapsamında 1991 yılından itibaren eğitim-öğretime başlamıştır.

Kazanılan Derece

Yüksek lisans programını başarı ile tamamlayan öğrenciler Farmasötik Botanik alanında uzman unvanı kazanır.

Kabul ve Kayıt Koşulları

Farmasötik Botanik Anabilim Dalı’nda yüksek lisansa Eczacılık Fakültesi ve çeşitli fakültelere bağlı Biyoloji bölümü mezunları kabul edilir. Ayrıca yapılacak sınav ve diğer değerlendirmelerde başarılı olmak gerekir.

Önceki Öğrenmenin (formal, in-formal, non-formal) Tanınması Hakkında Kurallar

Yüksek öğretim mevzuatına göre formal eğitim almış olmak. Botanik alanında yeterli dersler almış olmak. Diğer enstitülerden yatay geçişlerde Anabilim Dalı’nın bu konudaki değerlendirmesi ve kabulü esas koşuldur. Formal eğitim almayanlar programa kabul edilmezler.

Yeterlilik Koşulları ve Kuralları

Alınan dersleri başarıyla tamamlamak, hazırlanan yüksek lisans tezinin akademik jüri önünde başarı ile savunulması. Anabilim Dalı yatay geçişler için gerektiğinde ek koşulların yerine getirilmesini isteyebilir.

Program Profili

Bu program kapsamında öğrencilere başlıca sistematik botaniğin temel kuralları, herbaryum teknikleri, Türkiye florası, bitkilerin etken maddeleri, bilimsel ve akademik temel ilkeler ve kurallar, araştırma yöntemleri hakkında bilgiler verilir, uygulamalar yaptırılır, bitki teşhisinde deneyim kazandırılır ve özgün bir araştırma yapabilme becerisi sağlanır.

Mezunların İstihdam Profilleri (örneklerle)

Üniversite’de akademik alanda ilerleme olanağı vardır, bitkisel üretimle ilgili (özellikle bitki teşhisi gerektiren) alanlarda uzman olarak çalışabilir. Doğa ile ilgili çeşitli projelerde görev alabilir.

Üst Derece Programlarına Geçiş

Farmasötik Botanik programından mezun olanlar gerekli koşulları yerine getirerek Doktora programına katılabilirler.

Sınavlar, Ölçme ve Değerlendirme

Derslerde dönem içi değerlendirmenin %40, dönem sonu sınavının %60’ı hesaba katılır. Hazırlanacak yüksek lisans tezinin akademik jüri tarafından başarılı bulunması gerekir.

Mezuniyet Koşulları

Program kapsamında yer alan ve yeterli krediyi oluşturan derslerden başarılı olmak. Yüksek lisans tezi ile ilgili sınavlarda başarılı olmak.

Çalışma Şekli (Tam Zamanlı, e-öğrenme )

Tam Zamanlı

Adres ve İletişim Bilgileri (Program Başkanı, AKTS/DS Koordinatörü)

Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Haydarpaşa, İstanbul. Tel. 0216 414 29 62, e- mail: gizem.bulut@marmara.edu.tr (İletişim sorumlusu Yrd. Doç. Dr. Gizem Bulut)

Bölüm Olanakları

Farmasötik Botanik alanında yapılacak araştırmalar için alt yapı olanakları bulunmaktadır. İçinde yaklaşık 13000 bitki örneğinin bulunduğu M.Ü. Eczacılık Fakültesi Herbaryumu’ndan yararlanma olanağı vardır.

Farmasotik Botanik Dersi

Dersin Amacı

Farmasötik Botanik dersinin amacı; öğrencinin ilaç hammaddesi üretiminde kullanılan ve tedaviye destek amacıyla yararlanılan, kapalı tohumlu bitkilerin, botanik özellikleri, yayılışları, drogları, içerik ve kullanımları ve toksisite potansiyelleri konusunda, sistematik bir düzen içinde bilgi sahibi olmasını sağlamaktır.

Farmasotik Botanik Dersinin İçeriği

Farmasötik Botanik dersi kapalı tohumlu tıbbi bitkilerin botanik özellikleri, yayılışları, drogları, fitokimyasal içerikleri, etkileri, etkileşimleri ve toksisite potansiyelleri konusunda genel bilgileri kapsar.

1

Farmasötik kullanımı bulunan kapalı tohumlu bitkilerin (çiftçenekliler ve tekçenekliler) botanik özelliklerini kavrayabilme, benzerlik ve farklılıklarını karşılaştırabilme.

2

Botanik teşhiste kullanılan optik cihazları kullanabilme.

3

Tıbbi bitki familyalarının botanik özelliklerini (morfolojik ve anatomik), çizebilme, teşhisini yapabilme, sözlü olarak ifade edebilme ve raporlayabilme.

4

Bitkisel kökenli ilaç hammaddesi olarak yararlanılan drogları, elde edildikleri kaynaklarla ilişkilendirerek tanıyabilme ve teşhisini yapabilme

5

Türkiye’de İlaç hammaddesi olarak kullanılabilecek bitkilerin yayılışlarını kavrayabilme.

6

Türkiye florasında yer alan bazı bitkilerin etnofarmasötik botanik kullanımlarını kavrayabilme.

7

Farmasötik kullanımı bulunan kapalı tohumlu bitkilerin temel fitokimyasal içeriklerinin adlarını listeleyebilme.

8

Kapalı tohumlular içinde yer alan tıbbi bitkilerin temel etkilerini, etkileşim ve toksisite potansiyellerini kavrayabilme.

9

Bitkisel biyoçeşitliliğin korunması ve bitkisel ilaç kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı konusunda bilinç kazanabilme.

10

Herbaryum hazırlama tekniklerini kavrayabilme ve tıbbi bitkilerden herbaryum örneği hazırlayabilme.

11

Farmasötik Botanik alanında literatür tarayabilme, derlediği bilgileri raporlayabilme ve sözlü olarak sunabilme…..

gibi eğitim programlarına sahiptir…

Sevgiyle…

Eczacı Filiz

KABAĞIN FaYDaLaRı……

kabakmı

Allah’ü Teala Kur’an’da “Onun için geniş yapraklı bir bitki bitirdik” Ayet-i Kerim’inde sözü edilen bitkinin kabak olduğu yazılmıştır.

Kur’an’da adı geçtiği ismiyle yaktıyn kabağın kökenidir.

Sâffât suresinde; Hz. Yunus’un, balığın karnından sahile atılmasından sonra, kendisini korumak için hemen yanında kabak cinsinden bir bitkinin yeşerdiği bildirilmektedir. Yine Bakara suresinde, sadece kudret helvası ve bıldırcın eti yemekten usanan Yahudilerin; Hz. Musa’ya, arzuladıkları yiyecekleri sayarken söyledikleri “kısâihâ” kelimesi bazı tefsirciler tarafından kabak olarak yorumlanmıştır.

Enes r.a. şöyle belirtmiştir; “Bir terzi hazırladığı yemeğe Peygamber Efendimiz (s.a.v)’i davet eder. Enes İbn-i Malik(r.a) der ki; Ben de Peygamber Efendimizle birlikte gittim. Terzi Peygamber Efendimize bir parça arpa ekmeği, bir parça da çorba sunar. Çorbanın içinde kabak ve kuru et parçası olarak varmış. Yemek esnasında Peygamber Efendimiz s.a.v.’in, yemek tasının etrafında kabak ararken gördüm. Bu yüzden her daim kabağı sever oldum, der.”

Ebu Talut r.a. dedi ki; Ben Enes İbn-i Malik r.a.’in yanına girdim, baktım kabak yiyor, bir yandan da; “Ey bir bitkinin meyvesi olan kabak, seni bana sevdiren şey nedir? Allah’ın elçisinin seni sevmesidir” diyordu.

Gaylaniyat’da İbn-i Hişam’ın Ürve’den Onun da babasından, onun da Aişe r.a.’den rivayet edilen hadisesidir. Aişe r.a. şöyle der; “Peygamber efendimiz buyurdular ki; “Ey Aişe, tencereyi kaynattığımız zaman, tencereye çokça kabak koyunuz. Zira kabak, üzgün insanın kalbini kuvvetlendirir” buyurmuşlardır.

Kabak, serin ve nemlidir. Vücuda az bir besin verir. Mideden aşağı hızla kayar.
Sindirim öncesi niteliğini kaybetmezse midede iyi bir kimüs oluşturur.
Kendisinden, birlikte bulunduğu besinlere uyum gösteren iyi bir kimüsün doğması, kabağın özelliğindedir.
Şeker hastalarına faydalı olduğu, kan şekerini düşürücü tesiri olduğu saptanmıştır.Kış kabağında özellikle beta karoten çok yüksek miktarda bulunmaktadır. Aynı zamanda potasyum oranıda çok yüksektir. Bu sebepten ötürü rengi koyulaştıkça içerisindeki beta karoten miktarı artar. Dolayısıyla vücuda olan faydasıda gittikçe artmaktadır. İçerisinde aynı zamanda B grubu vitaminler ve potasyum oranı yüksektir.Bu sebepten ötürü ve içerisindeki beta karotenden ötürü kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Aynı zamanda yapılan araştırmalarda Tip 2 Diyabet’in oluşumuna karşıda koruyucu etkisi olduğuda belirlenmiştir. Kabağın içerisinde bulunan flavonoid maddesi vücudun bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olmaktadır.

Yemeklik kabağın 100 gramı; 95,5 g su, 1,16 g protein, 0,14 g yağ, 2,9 g karbonhidrat, 1,2 g lif içerir ve 14 kilokalori enerji sağlar. Mineral içeriğine bakıldığında ise; 15 mg kalsiyum, 22 mg magnezyum, 32 mg fosfor, 248 mg potasyum, 3 mg sodyum ve daha az miktarlarda demir, çinko, bakır, manganez ile selenyum içerdiği görülür. Vitaminlerden folik asit ve C vitamini bakımından zengin olmakla birlikte A ve B vitaminlerini de içermektedir.

Balkabağının 100 gramı; 91,6 g su, 1 g protein, 0,1 g yağ, 6,5 g karbonhidrat, 0,5 g lif içerir ve 26 kilokalori enerji sağlar. Mineral içeriğine bakıldığında ise; 21 mg kalsiyum, 12 mg magnezyum, 44 mg fosfor, 340 mg potasyum, 1 mg sodyum ve yemeklik kabakta bulunan diğer elementleri ihtiva eder. A vitamini açısından yemeklik kabağa göre daha zengindir.

Özellikle yüksek potasyum muhtevası, yüksek tansiyonu ve çeşitli nörolojik hastalıkları olan hastalar için önem arz etmektedir.
Kalp ve damar hastalığı bulunan kişilerde, kanı sulandıran ve akışkanlığını artıran bu maddelerin, yakın bir gelecekte ilâç olarak piyasaya verilmesi beklenebilir.

Kabağın Faydaları
Hardalla birlikte yenirse, yakıcı bir karışım, tuzla birlikte yenirse tuzlu bir karışım oluşur. Kabız yapan besinlerle yenirse aynı zamanda kabız yapar.
Ayvayla birlikte pişirilirse vücuda en iyi gelen bir besine sahip olur.
Kabak, sıvıya yakın olarak ince ve naziktir. Nemli ve yapışık bir besin öğesi olur.
Sıcak ve samimi kişilere fayda sağlar, soğuk ve gaddar kişilere uygun değildir.
Kabağın suyu susuzluğa iyi gelir. Kabak hem içilip hem baş bölgesi yıkanıldığı zaman, ateşli kişilerde baş ağrısını alır. İdrar söktürür ve idrar tutukluğunu giderir. Böbrek ve mesane iltihaplarını temizler. Prostattan doğan şikayetleri giderir. Mide ve bağırsaklara yumuşaklık verir, kabızlığı giderir. Basuru olanlar için çok faydalıdır. Helvacı kabağının çekirdekleri bağırsak kurtlarının düşmesine yardımcı olur. Lapası dıştan tatbik edilecek boğaz ağrılarını ve kadınlarda görülen akıntıyı keser. Şeker ile yapılan murabba’sı tatlılar içinde en iyisidir.Sevdayı giderir. Dimağa ve sevdayı marazlara faydalıdır. İyi kan peyda eder. Çekirdeği yenildiğinde öksürüğü keser. Göğsü yumuşatır.

Nasıl kullanılırsa kullanılsın Kabaktan daha erken fayda veren bir besin öğesi de bulunmamaktadır…..

Sevgiyle

Eczacı Filiz

TURP GİBİYİM….MaaşALLAH…

turp-

Şifasın dan ne kadar çok defa  bahsetsek azdır yeniden turp  demeden geçemedik …Şifası o   kadar    çok  ve çeşitli ki..Ne demişler turp ye..Turp gibi ol..Bu bitkinin    Latince adı raphanus sativus’tur. Ayrıca beyaz turplara kestane, siyahlara bayır turpu ve küçük kırmızı olanlara ise fındık turpu denir. Ev hanımları genellikle küçük olanları tercih eder. Salata yapımında bu çeşit bolca kullanılır. Ülkemizde de üretimi yapılan bu şifalı bitki, birçok ülkede üretilir. Ülkemizdeki kültürde genellikle salata şeklinde tüketilmesine rağmen, diğer bazı ülkelerde pişirilerek de tüketilebilir. Çin, Japonya ve Yunanistan gibi birçok ülkede ise çok eski zamanlardan beri faydalarından yararlanılmaktadır. Bol miktarda C vitamini içerir. Demir, magnezyum ve potasyum kaynağıdır. Turp, kök kısımları tüketilen bir sebze türüdür. Tiroit bezine fayda sağlaması da turp faydaları arasındadır. Antioksidan içerir. Böbrek taşlarının oluşumunu önler. Nefesinizin kötü kokmasından mı şikayet ediyorsunuz? Bu şifalı bitki kötü nefese karşı da iyi gelir. Regl yani adet sancılarına karşı da ağrı kesici özellik gösterir. Turp ağrıları dindirir, bu dönemin rahat atlatılmasını sağlar. Ferahlık verir, depresyona iyi gelir. Karaciğer ve safra kesesi gibi organlara fayda sağlar. Grip, nezle, öksürük, soğuk algınlığı gibi kış hastalıklarından korunmanız da artık çok kolaydır. Kış hastalıklarına karşı koruma sağlaması da turp faydaları arasındadır. İştah açıcı özelliği de vardır. Romatizma ağrılarına da iyi gelir. Çeşidine göre acı tadı olanlar olabilir. Fakat üzerine limon suyu ilave edildiğinde tadı bir parça olsun tatlılaşır. Sindirim sistemini düzenler. Sindirimi rahatlatır, hazmı kolaylaştırır. Doğal bir antibiyotiktir. Böbrekleri temizler.

Sevgiyle

Eczacı Filiz

KARNIBAHAR ye…. TURP gibi ol……

karnıKarnabaharın faydaları:
Fosfat ve potasyuma ihtiyacınız varsa sizin bitkisel ilacınız karnabahardır. Öte yandan Karnabaharın içerisinde, kadınları göğüs kanserine karşı koruyan “indol-3 karbonal” bulunmaktadır.

Karnabahar, lahananın içerisinde mevcut olan besin değerinin çoğuna sahip olduğunu belirten uzmanlar, Karnabahar çiçek olduğu için içerisinde bol bol fosfor ve vitaminleri, cinsiyet hormonu, protein ve bol E Vitamini içerir.

Bu maddeler sayesinde cinsel gücüde arttıran karnahabar ayrıca kalp rahatsızlıklarınıda önlemeye yardımcıdır. Bir diğer önemli faydası sinirleri ve beyni çalıştırmasıdır, sinirlerin ve beynin yıpranmasını engeller.

Turp : Yaprakları tüylü, çiçekleri beyaz, sarı, mor renkli bir bitkidir. Acımsı bir tadı olan turpun kökü C vitamini, kükürt ve iyot bakımından zengindir. Ayrıca, B1, B2 vitaminleri ile çeşitli mineraller içerir.

Turpun Faydaları: Karaciğere çok faydalı bir besin olan turp tam bir karaciğer dostudur. Karaciğeri kuvvetlendirir ve şişliğini indirir. Sarılığa karşı da faydalıdır. Böbrek kumlarını ve safra taşlarını dökmeye yardımcı olur Vücudu ve dişetlerini kuvvetlendirir. Kalp ve damar sağlığına faydalı olmasının yanında kansere karşı da koruyucu etkilere sahiptir. Şeker hastalarına da faydalıdır. Turp cilt bakımı için de yararlıdır. Cilde tazelik, saçlara ise parlaklık verir. Sivilce ve egzamayı geçirmeye yardımcı olur.

Çünkü bu yeşil yapraklar madensel tuzlar ve vitaminler yönünden zengindir. Ancak midesi zayıf olanlar aşırıya kaçmamalıdır. Zira çok yenildiğinde bulantıya neden olur. Az yenildiğinde ise tembel organları harekete geçirir.

Sevgiyle

Eczacı Filiz

Metobolizmayı çalıştırmak için…ÇAY

Bİ

Tarif :

5 adet kuru erik, -1 enginar, -Yarım çay bardağı adaçayı, -Yarım çay bardağı papatya, -Çeyrek çay bardağı lavanta, -1 çay bardağı funda yaprağı

Hazırlanışı:

Enginar ve erikler parçalara ayrılır. Diğer malzemelerle birlikte karıştırılır. 1 litre kaynamış suyun içine malzemeler ilave edilir. 20 dakika bu şekilde demlenmesi sağlanır. Ilık hale geldikten sonra süzülür ve kalan kısım günde bir bardak tüketilir. Metabolizmayı hızlandırdığı gibi vücuda da yararlıdır.

Eczacı Filiz

kaYısı…ve CİLT….

kayisi2Sağlıksız ve mat bir ciltten kurtulmak için günde bir bardak kayısı nektarı tüketilmesi gerektiğini belirten uzmanlar kayısı nektarının vitamin ve mineral açısından oldukça zengin olduğunu belirtiyor. Cildi mikrop ve mantarlardan koruyarak, cildin güzelleşmesini sağladığı bilinen kayısının nektarını içmek vücuttaki zararlı toksinlerin atılmasına da yardımcı oluyor…

Kayısı nektarı içeriğinde bulunan beta-karotenler, vitamin ve mineraller açısından oldukça zengin bir gıdadır. Vücuttaki toksik maddelerin atılmasına yardımcı olan beta-karotenler, derinin tazelenmesini, canlı ve parlak bir görünüme kavuşmasını sağlar. Ayrıca bir bardak kayısı nektarının içeriğinde yüksek A vitamini bulunmaktadır. Bu oran ile vücudun günlük ihtiyaç duyduğu A vitamininin yaklaşık yarısını (günlük ihtiyaç 5000 IU iken 100 gram kayısıda 2700 IU bulunuyor) karşılamaktadır. Kayısı nektarı tüm bunların yanı sıra içerdiği C vitamini ile de bağışıklık sisteminin güçlendirmeye yardımcı olur. Günde bir bardak kayısı nektarı içmek sağlıklı bir cilde ve dayanıklı bir bağışıklık sistemine kavuşmayı mümkün kılıyor.

Eczacı Filiz

ÇİLEK

ÇİL

Sağlık açısından da her meyve gibi çok faydaları uzmanlar tarafından yazılan bir meyve

 *Romatizma ve benzeri hastalıkların ilacı olarak biliniyor

*.Bütün salgı bezlerini çalıştırdığı vücuda gençlik ve kuvvet kazandırıyor.

*Çilek bol idrar söktürüyor.Üre asidi ve ürat tuzları birikintilerini,vücutta birikmiş zehirli maddeleri de dışarı atar.Ayrıca çilekte diğer meyvelerde bulunmayan salisilik asit vardır.Bu romatizma ilacının esas maddesidir.Romatizma mafsal iltahabı (Artarit)eklemlerde ürat birikmesi (damla hastalığı),damar sertliği,böbrekte kum taş teşekkülü gibi rahatsızlıkları önler varsa zamanla bunların geçmesini sağlıyor.
*Çilek damarları temizliyor ve vücuttaki fazla suyu atarak yüksek tansiyonu düşürüyor.

*Çilek karaciğerin çalışmasını,safra salgısını artırır.Böylece karaciğer kifayetsizliğini giderir.ve hazma yardım eder.İştah açar.Safra taşını döker.Tekrar olmasını önler.

*Mide ve bağırsakları çalıştırır.Çilek suyu bağırsaklardaki zararlı mikropları öldürür.Onların insanı zehirlemesini önler. Bu suretle çilek pekliği giderir.Bağırsaklardan vücudun (kanın)zehirlenmesini,cildin sivilcelerle dolmasını önler bunları iyi eder.

*Bütün salgı bezlerini ahenkli şekilde çalıştırır.Vücuda gençlik ve kuvvet kazandırır.

*Çileğin içinde bulunan çeşitli asitler diş diplerinde biriken taşları eritir.çilek mevsimi günde 3-4 defa 1fincan taze sıkılmış çilek suyu ile dişler fırçalanmalıdır.

*Çileğin kök ve yaprakları da faydalıdır 300gr yaprak ve kök 1 gece ıslatılır.ertesi gün 1 litre suda 20 dakika kaynatılıp çay gibi içilirse mafsal iltihabı damar sertliği tansiyon yüksekliği karında su toplanması böbrek ve mesane rahatsızlıklarında kum taş çok fayda verir hastaların bol terlemesini sağlar bu karaciğerin şişliğini de giderir.

100 gr. çilekte 59 mg. C vitamini, (ki bu oran limondan bile fazla) 1 mg. sodyum, 174 mg. potasyum, 21 mg. kalsiyum var. Kalorisi ise 37. Ancak eğer diyet yapıyorsanız, nasılsa meyvedir, bir şey yapmaz diyerek bol bol da yemeyin. Her şeyde olduğu gibi fazlası zararlı olabiliyor çileğin hazmı zordur.midesi hasta tembel olanlar çileğin suyunu içmeliler.Bu gibi rahatsızlıkları olanlar frenk üzümü ile karıştırarak az miktarlarda yerlerse kolay hazmederler. Cilt hastalığı olanlara kaşıntı yapabilir.

ÇİLLL

Eczacı Filiz